1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Öğretmen Ve Öğretmenlik
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Öğretmen Ve Öğretmenlik

A+A-
İnsanın gerçek insan olarak yetişmesinde en önemli bir görev üstlenen öğretmen ile bunun mesleği olan öğretmenlik, zamanımızda pek de önemsenmeyen bir meslek hâline gelmiş veya getirilmiştir. Hiç şüphesiz bunun bir takım sebepleri olmalıdır ve gerçekten de vardır.
         Bunun sebeplerini saymaya geçmeden önce bu kelimenin etimolojisine, yani köküne bir bakalım.
         Türkçe bir kelime olan öğretmen, Osmanlıların son dönemlerine kadar kullandığımız “Muallim” kelimesinin karşılığıdır. Muallim kelimesinin Türkçe karşılığı öğreten, öğretici, ders veren demektir. Erkek için kullanılan muallim, hanım için kullanılmak istendiğinde ‘muallime’ olarak ifade edilir. Tek kelime ile söyleyecek olursak Türkçe karşılığı ‘HOCA’ demektir.
Fakat biz nedense hoca kelimesini cami ve mescidlerimizde görev yapan din görevlisinin görevini ifade etsin diye kullanmışız. Bundan sonra da bırakın hocanın kendisini, ‘hoca’ sözcüğünden bile korktuğumuz ve çekindiğimiz için Muallim’in Türkçe karşılığı olarak uydurma bir kelime olan “öğretmen”i seçmişiz.
Burada rahmetli Edebiyat Hocam Nihad Sami Banarlı’yı anmadan geçemeyeceğim. Nihad Sami Banarlı, Değerli Edebiyat ve Edebiyat Tarihçisi, ilim otoritesi edip ve yazar ve aynı zamanda Demokrat Parti döneminin Dış İşleri Bakanlarından Mehmed Fuad Köprülü’nün talebelerindendir.
1960 ihtilâl döneminde kendisine o zamanki adıyla Maarif Vekilliği (Milli Eğitim Bakanlığı) teklif edilmiş, fakat kabul etmemiş, siyasete de girmemiş bir edebiyatçı ilim adamıdır.  
Kendileri bizim İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsünde okuduğumuz 1959-63 yıllarında Edebiyat hocamız idi. Pek çok gazete ve dergide yazdığı gibi, Edebiyatla ilgili birçok dernekte görev almış, onları yürütmüştür. Lise Edebiyat dersleri için yazılmış edebiyat kitaplarının ve müstakil araştırma ve inceleme mahsulü birçok eserin de sahibi olan bir kimsedir. 1907-1974 yıllarında yaşamıştır.
Bir derste bize öğretmen kelimesinin uydurukça olduğunu şu ifadelerle anlatmıştı: Öğretmen, aslında öğretmem demektir. Çünkü Anadolu insanımız bir kelimeyi kendisine nispet ederek olumsuz kullandığı zaman, sonuna birinci tekil şahıs eki getirmez ve onu genelleştirir. Meselâ, ona bir yiyecek ikram etseniz, o da yemek istemezse, yemem yerine yemen der. ‘Nasılsın?’ diye hatırını sorsanız ve o da hasta olsa ‘hastayım’ yerine ‘hastayın’ der, demişti. Bu sebeple de öğretmen kelimesi Anadolu insanımızın dilinde öğretmem anlamında kullanılan bir kelimedir. Aynı zamanda kullanıldığı anlamıyla da uydurukçadır.
Bundan dolayı olmalı ki, günümüzde okullara muallim olarak tayin edilen öğretmenler kendilerini bu konuda pek sıkıntıya sokmamaktadırlar.       Ünvanlarının veya mesleklerinin gereğini Türkçe ifadesinden alan kelimeyi göz önünde bulundurarak çalışan öğretmenlerimiz bugün asla öğrencilerine bir şeyler öğretmek çabasında değildirler. Onların tek istekleri vardır: Resmi bir görev sahibi olmak. Onların beklentileri şudur: Allah’tan Sağlık ve Hükümetten aylık’ .
Tabii bu genel bir değerlendirmedir. Hiç şüphesiz, kendini ve görevinin ne olduğunu bilen ve bildiği şeyleri uygulamak gayreti içinde olan muallim öğretmenlerimiz de vardır. İşte elleri öpülesi öğretmenler onlardır. Yoksa tayin olduğu gün, eğer bulunduğu yeri beğenmemişse oradan kaçmanın yollarını arayan, bu konuda her şeyi mubah gören, yattığı yerden ay sonunu bekleyen ve öğretmen kelimesinin (özellikle de köyde yaşayan) Anadolu halkının kullandığı anlamdaki öğretmenlerin değil.
Çünkü bunlar asla muallim karşılığı kullanılan öğretmen olamamışlardır.  
         
Bu yazı toplam 146 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.