1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Öğretmenler Günü Ve Eğitim- Öğretim
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Öğretmenler Günü Ve Eğitim- Öğretim

A+A-
Bugün Öğretmenler günü.
Gerçekten öğretmenlik yapanların gününü yürekten kutluyorum.
Eli öpülesi öğretmenler var ama, sözüm ona öğretmen olmuş ama, kendisinin öğrenmeye ve öğretmene ihtiyacı olanlarda bu eğitim ve öğretim ordusu içinde yer almaktadır.
Öğretmenlik kutsal bir meslektir. Bunun bilinci ile hareket edenlere ne mutlu. Bizim ülke insanının, yarınlarımızı teslim ettiğimiz çocuklarımızın böyle öğretmene ihtiyacı dünden bugün daha ihtiyaçtır.
Her insan akla, akılda eğitime muhtaçtır.İnsana ve eğitime yapılan yatırım geleceğe yatırımdır.Her aydın; toplumdaki hastalığı görmek, onu tedavi etmek, toplumu çağın gereklerine göre ilerletebilmek için akıl ve bilim öncülüğünde, vatansever, temiz yürekli, fedakar olmalıdır. Bunu da anlatacak, bunları yetiştirecek kimseler öğretmenlerimizdir.Okul; gençliğe, insanlığa saygıyı, dürüstlüğü, millet ve ülkeye, bayrağımızı, sevgiyi, şerefi ve bağımsızlığı öğretir.Ortaöğretimde ve yükseköğretimde; Milli kimliğin oluşmasında, millet bilincinin anlaşılmasında öğretmenlerin önemli bir işlevi vardır.Öğretmenler; toplumun zihin dünyasının mimarlarıdır.Öğretmenler; ülkenin yarınlarına adanmışlığın, sevginin, fedakârlığın ve hoşgörünün birer temsilcileridir.Öğretmenler; çağın bilgisiyle ve mesleki becerisiyle donanmış, Türk Milleti’nin istikbalinin teminatı gençleri geleceğe hazırlamak ve yetiştirmek gibi büyük bir sorumluluk taşırlar.
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek, her öğretmenin asli görevidir. Bu görevi yansız, ideolojisiz yerine getirmelidirler. Eğitim sistemi; her dönem yaz boz tahtasına çevrilmiştir. Eğitimin milli niteliği aşındırılmıştır. Eğitim sistemi adeta çözümsüz bir yapıdadır.Siyasetin ve ideolojilerin esiri yapılan eğitim ve öğretim sistemimiz sağlık çalışmamaktadır.
Her yıl yeniden ele alınan sınav ve yönetmelikler, öğretmenleri sıkan ve bunaltan sorunlar olmuştur. Her seferinde yeniymiş diye gündeme getirilen ve uygulanan projelerle sorunları çözmek mümkün değildir.Üniversiteler; özgür düşünen, bağımsız bireyler yetiştiren bir eğitim kurumudur. Çok sesliliğin var olabileceği tek özgür alan üniversitelerdir. Üniversiteler; hayatın ne kadar içindedir? Bilimsel eser üretmeyen akademisyenler; her şeyi bilir iddiasında herkese akıl verir ama bunun ne kadarını kendileri gerçekleştirir? Bugün ülkemizde gerçek üniversite ve yeterli eğitim veren fakülteler ne yazık ki, parmakla sayılacak kadar azalmış, Türkiye adeta bir üniversiteler çöplüğüne,tabela üniversitesi ülkesi haline gelmiştir. Dünya genelinde, başarılı öğrenciler altın değerindedir. Hemen her ülke; vizyon sahibi gençlerin peşindedir. Bulduklarında her türlü bursu vermeye hazırlar. Ama başarı ölçütleri çok farklı olarak ezberci değil, yaratıcı ve girişimci gençler arıyorlar.Etkin ve saygın üniversiteler; sadece derslere odaklı değil, sanatı ve sporu da hayatının bir parçası haline getiren öğrenciler istiyorlar. Bilimsel eser üretmeyen unvan sahibi akademisyenler; üniversiteleri lise düzeyine düşürmüştür. Okunmayan birkaç makaleyle topluma, bilime katkısı ve etkisi olmayan öylesine yapılmış tezlerle, salla başı, eğil, al unvanı anlayışıyla doktor, doçent, profesör unvanına sahip olan birçok akademisyen, yetişen öğrencilerin gerisindedir.Her yerde açılan devlet ve vakıf üniversiteleri; akademik bilimsel düzeyi düşürmüştür. Unvanlı akademisyenler ordusu, görkemli bina kampüsleri oluşmuştur. Ancak üniversiteler, akademisyenler; bilim dünyasında, ülke sorunlarına çözüm üretmede çok sınırlı yere sahiptir.Üniversiteler memur zihniyetli akademisyen yerine; üreten, bilim adamı amaçlı akademisyen politikası benimsemedikçe, öğrenci de diplomalı özelliksiz insanlar olacaktır.Eğitim ve öğretimde temel amaç;Akılcı aydınlanmacı bilimsel fikir ve düşünceleri özümsemiş,İnsan haklarına ve hukuka saygılı,Cumhuriyetin ve demokrasinin değerlerine içtenlikle bağlı,Milli ve kültürel değerlerle evrensel ahlaki değerleri kişiliğinin bir parçası haline getirmiş,Vatan, millet, bayrak ve meslek sevgisiyle, ülkesine ve milletine hizmet aşkıyla dolu,Bilimsel, fiziksel ve ruhsal anlamda donanmış gençler yetiştirmektir.Karanlık çağdışı dogmaların, küresel akımların pasif takipçileri olarak değil, vatan topraklarının hamuruyla yoğururmuş, yüksek ideallere sahip, yenilikçiliğin peşinde koşan, sadece tüketen değil, araştıran, üreten ve yeni buluşlar geliştiren gençler yetiştirilmelidir.
Bu vesile ile öğretmenlerin özlük haklarının da iyileştirilmesi gerekir. Öğretmenlerin gününü bir kez daha kutlayarak yazımı noktalıyorum.
 
Bu yazı toplam 61 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum