1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Okul, Eğitim ve Öğretmenler
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Okul, Eğitim ve Öğretmenler

A+A-
Yüce Yaratan’ın bizlere bahşettiği en büyük nimetlerden birisi akıldır. Akılsız insan’ı Yaratan sorumlu da tutmamaktadır. Akıl olmayan yerde doğru bir şey yapmak tesadüflere bağlıdır. Aklı işlemek, doğru kullanmak gerekir. Doğru kullanma yolunda da yine akla ihtiyacımız vardır.
Her insan akla, akılda eğitime muhtaçtır.
İnsana ve eğitime yapılan yatırım geleceğe yatırımdır. Bugün son yıllarda eğitime yapılan yatırım ve bütçeden ayrılan pay küçümsenmeyecek düzeydedir.

Her aydın; her akıllı insan toplumdaki hastalığı görmek, onu tedavi etmek, toplumu çağın gereklerine göre ilerletebilmek için akıl ve bilim öncülüğünde, vatansever, dinini, diyanetini bilen, bayrağını tanıyan, büyüğe saygı, küçüğe sevgi ve temiz yürekli, fedakâr olmalıdır.

Okul ve çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenler, kendileri yeterli, milli şuurlu iseler çocuklarımıza, gençliğe, insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, şerefi ve bağımsızlığı öğretir.Son olaylar göstermiştir ki, geçmişte ve bugünde içinde bulunduğumuz ortamda bu durum istenilen düzeyde değildir. Önce öğretmeni yetiştirmeliyiz ki, çocuklarımız her konuda iyi yetişin.

İlk öğretimde atılan temel ile Ortaöğretimde ve yükseköğretimde; Milli kimliğin oluşmasında, millet bilincinin anlaşılmasında öğretmenlerin önemli bir işlevi vardır.Bilelim ki, vasıflı ve milli şuurlu Öğretmenler; toplumun zihin dünyasının mimarlarıdır.
Öğretmenler; ülkenin yarınlarına adanmışlığın, sevginin, fedakarlığın ve hoşgörünün birer temsilcileridir.
Öğretmenler; çağın bilgisiyle ve mesleki becerisiyle donanmış, Türk Milleti’nin istikbalinin teminatı gençleri geleceğe hazırlamak ve yetiştirmek gibi büyük bir sorumluluk taşırlar.Tabi ki bu sorumluluğu taşıyan öğretmenlere sesleniyorum. Sağcı, solcu ya da şucu, bucu değil,fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek, her öğretmenin asli görevidir.Öğretmenleri seçerken buna çok dikkat edilmeli ve öğretmenlerde asli görevlerini Milletimize uygun şekilde yapmalıdır.

Cumhuriyet tarihinden itibaren bakınız ve inceleyiniz. Türk Eğitim sistemi; her dönem yaz boz tahtasına çevrilmiştir. Eğitimin milli niteliği aşındırılmıştır. Hatta yok edilmiştir. Eğitim sistemi adeta çözümsüz bir yapıdadır.
Her yıl yeniden ele alınan sınav ve yönetmelikler, öğretmenleri sıkan ve bunaltan sorunlar olmuştur. Öğretmenler şu veya bu sendika üyesi olmaya zorlanmış veya pskilojik baskı altında tutulmuştur. Her seferinde yeniymiş diye gündeme getirilen ve uygulanan projelerle sorunları çözmek mümkün değildir.

Üniversiteler; özgür düşünen, bağımsız bireyler yetiştiren bir eğitim kurumudur. Çok sesliliğin var olabileceği tek özgür alan üniversitelerdir.
Üniversiteler; hayatın ne kadar içindedir? Bilimsel eser üretmeyen akademisyenler; her şeyi bilir iddiasında herkese akıl verir ama bunun ne kadarını kendileri gerçekleştirir?
Dünya genelinde, başarılı öğrenciler altın değerindedir. Türk üniversitelerinin en isimlileri dünya sıralamasında çok gerilerdedir. Hemen her ülke; vizyon sahibi gençlerin peşindedir. Bulduklarında her türlü bursu vermeye hazırlar. Ama başarı ölçütleri çok farklı olarak ezberci değil, yaratıcı ve girişimci gençler arıyorlar.Etkin ve saygın üniversiteler; sadece derslere odaklı değil, sanatı ve sporu da hayatının bir parçası haline getiren öğrenciler istiyorlar. Bulduklarında da hiç kaçırmıyorlar.

Maalesef bu kadar bol üniversite olunca bilimsel eser üretmeyen unvan sahibi akademisyenler; üniversiteleri lise düzeyine düşürmüştür. Okunmayan birkaç makaleyle topluma, bilime katkısı ve etkisi olmayan öylesine yapılmış tezlerle, sallabaşı, eğil, al unvanı anlayışıyla doktor, doçent, profesör unvanına sahip olan birçok akademisyen, yetişen öğrencilerin gerisindedir.

Her yerde açılan devlet ve vakıf üniversiteleri içinde bir çoğu ; akademik bilimsel düzeyi düşürmüştür. Unvanlı akademisyenler ordusu, görkemli bina kampusları oluşmuştur.
Ancak üniversiteler, akademisyenler; bilim dünyasında, ülke sorunlarına çözüm üretmede çok sınırlı yere sahiptir.
Üniversiteler memur zihniyetli akademisyen yerine; üreten, bilim adamı amaçlı akademisyen politikası benimsemedikçe, öğrenci de diplomalı özelliksiz insanlar olmuşlardır.

Eğitim ve öğretimde temel amaç; Sokrates öğretmenlere der ki:
Öğrencilerinize bir şey öğretmeyin, onların düşünmelerini sağlayın.Çünkü onlar düşünmeye başlarsa zaten kendi çabalarıyla öğrenirler. Ve bir çaba sonucu öğrenilen bilgi, en kalıcı bilgi olur.Asla silinmez.

Akılcı aydınlanmacı bilimsel fikir ve düşünceleri özümsemiş,
İnsan haklarına ve hukuka saygılı,
Cumhuriyetin ve demokrasinin değerlerine içtenlikle bağlı,
Milli ve kültürel değerlerle evrensel ahlaki değerleri kişiliğinin bir parçası haline getirmiş,
Vatan, millet, bayrak ve meslek sevgisiyle, ülkesine ve milletine hizmet aşkıyla dolu,
Bilimsel, fiziksel ve ruhsal anlamda donanmış gençler yetiştirmektir.
Yeni eğitim öğretim yılında, başarı ve esenlikler dilerim.

 
Bu yazı toplam 103 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.