1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Okullar Açılırken Ve Eğitim
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Okullar Açılırken Ve Eğitim

A+A-
Başımıza bir şey geldi mi, ya “kader” deriz.
Ya da beğenmediğimiz, eleştirdiğimiz toplumsal olaylar, kişilere yakıştırdığımız yafta  “eğitim” ya da eğitimsizlik diye kondururuz.
İşte Türkiye’de okullarımız açılıyor.
Öncelikle Tüm Milli Eğitim camiasına hayırlı olsun.
Öncelikle öğretmenlerimize, yöneticilerimize, öğrencilerimize ve de velilere kolaylıklar, başarılar dilerken, sürücülerin de dikkatini çekmek isterim.
Aman biraz daha dikkat.
Türkiye’de ve Konya’mızda binlerce çocuğumuz yollarda.
Burada Öğretmenlerimize seslenmek gerekirse, Atatürk’ün bir sözünü hatırlatalım. Ne  diyordu Atatürk ?
“Cumhuriyet sizden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller ister demiştir.
Türk milletinin aslını, geleneğini, dinini,  vatan, bayrak sevgisini, terbiyeyi aileden sonra şekillendirmek öğretmenlere düşmektedir. Onun için işiniz zor, size büyük ve zor görevinizde başarılar diliyorum.
Bilgiyle donanmış, yetenekleri geliştirilmiş bireyler, en büyük güçtür.
 Bugün bilinen tipler; hayali Osmanlı federal devlet özlemiyle her türlü kirli ittifaka girdiler. Halk; cahilleştirilip sindirilirken, servetlerine servet kattılar ve devleti ele geçirdiler. Halk; siyasi partilerin, medyanın yanıltıcı bilgileriyle şaşkın hale sokuldu.
Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da Arap baharı denilen, kitleleri ayaklandıran, kardeş kavgasına destek olanlar aynı zamanda kendi ülkelerinde sindirme susturma, uyuşturma operasyonunu da yürüttüler. Toplumu hareketsizleştirmenin birçok yolu vardır. Bunun başında eğitim gelir.  Her zaman gündemde olan konu; eğitim, öğretim, öğretmen, kalkınma ve güçlü olma konusudur.
Eğitim ve öğretim; her canlı varlığın yeteneklerini geliştirmek amacıyla gerek kendini gerekse neslini devam ettirecek olan yavrusuna verdiği bilgi ve tecrübe aktarımıdır. Kuşkusuz, bunda aklı ve beş duyuyu kullanarak verilen eğitim önemlidir ve çok gereklidir.
İnsanlık tarihi boyuna eğitim için büyük çalışmalar yapılmıştır. Okullar, öğretmenler ve araştırmalar için büyük yatırımlar yapılıyor. Bugün hemen her ülke yetişmiş insan gücü ile etkindir, refah içindedir. Eğitime yeteri önemi vermeyen ülkeler geri kalmış durumdadır. .
 
 Temel soru şudur: 1000 yıl öncesinin bazı İslam düşünürlerin görüşleri, Türkiye'yi ve İslâm coğrafyasını halâ etkiliyor da, son yüzyıllık dönemde ve Cumhuriyetin kesin tercihi olan akılcılık ve çağdaş eğitim neden halâ kalkındıracak kadar etkilemiyor?
Bazılarına göre; Batı'nın zenginliğinin sebebi akıl ve eğitimden ibarettir. Oysa;  Osmanlı Devleti yıkılırken, o coğrafyada krallar, şeyhler, diktatörler mi vardı? Nereden çıktı bu krallar, şeyhler, diktatörler? Kim getirdi, kim destekledi? Niçin? Müslüman ülkelerin okullarında okutulan Fransızların ve İngilizlerin yazdığı tarih, bilim kitapları, kitlelerin şaşırtılmasında kusurlu değil midir?
Batı'nın şartı, Batı'nın eğitiminin taklit edilmesidir. Çünkü her medeniyetin eğitimi kendine hizmet eder. Madem, Batı akıllı idi, neden dünyayı sömürmek ve insanları birbirine düşürerek yönetmek gibi bir çözüme erişmiştir? Akıl ve eğitim bu mu demektir?
İnsana; hangi eğitimi, hangi tür akılla vereceğimiz, birinci derecede önemlidir. Bir eğitim politikası bunu bilmektir ve bundan ibarettir.
Burada bir konuya daha dikkat çekiyorum. Okullar açıldı. Dolmuş ve diğer araç sürücüleri aman ha dikkat. Yavrularımız hepimizin. Birde gereksiz gürültü  ve klakson çalıp, çocuklarımızın dikkatini dağıtmayalım.
 
 
 
    
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.