1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Okullar Ve Milli Eğitim
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Okullar Ve Milli Eğitim

A+A-
Osmanlı dönemini yaşamadığımız için bilemiyoruz. Ancak duyumlar ve varsa eldeki yazılı belgelere dayanarak fikir yürütüyoruz.
Cumhuriyet dönemine bakalım. Bugün Cumhuriyetimizin kuruluşu yaklaşık 91 yıl oldu. O günden bugüne Milli Eğitim sistemimize bakarsanız insan işin içinden çıkamıyor.
Hatta bir çoğumuzun bildiği zamanın bakanının söylediği beylik bir söz var :
“Şu okullar olmasa Milli Eğitimi çok iyi idare edeceğim.”
Türkiye’ni şu anda 63. Hükümet idare ediyor. Bu hükümetlerin pek çoğu koalisyon hükümetleri. Tek partili dönemde 1923 ten 1950’ye kadar bakarsanız Milli Eğitim Bakanlığı kaç kez değişmiştir. Aynı iktidar, aynı siyasi anlayış.
Daha sonra DP dönemi. 1960 yılına kadar. Yine üç aşağı-beş yukarı öyle. AP dönemi, ANAP dönemi hep aynı. Tek partili iktidarlar böyle. Ya koalisyonlar…
Bakanlığın adı “Milli Eğitim Bakanlığı !”
Ancak sadece sözde Millilik var. Her gelen bakan, her gelen iktidar Milli Eğitimi yaz boz tahtası haline getirmiştir. Öğretmenler dertli, yöneticiler dertli. Öğrenciler- veliler dertli…
Okul yok. Sınıflar balık istifi. Son dönemde belki bir rahatlama var. Ancak yine de sıkıntı bitmiyor.
Öğretmen açığı,
40 bin yeni öğretmen atanıyor. Hayırlı olur inşallah.
Sınıflık açığı.
Hemen her yıl müfredat değişikliği. Öğretmenler bilmiyor ki, veliler, öğrenciler bilsin.
Şu Eğitim sistemimizi bir düzeltebilsek, bir millileştirebilsek belki bir çok sorunu da çözeceğiz ve olumsuzluklar karşısında ağzımızdan çıkan sözü unutacağız.
“ Eğitim meselesi…”
Öğretmenlerimizin içindeki bazılarını istisna kabul ediyorum. Ancak çocuklarımızı eğitim ve öğretim için verdiğimiz öğretmenler içinde niceleri var ki, Türk, Millet, din şuurundan yoksun. Bunlar yarınlarımızı emanet edeceğimiz yavrularımıza ne verecekler ki…
Bütün bunları yazdıktan sonra size rahmetli Özal döneminde geçen bir olayı aktarmak istiyorum.
Dönemin Başbakanı Sayın Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır.
Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş, Sayın Özal'ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi:
“Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!” Turgut Özal'ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlardı.
Biz Japonya'da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz.
Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazagi'ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki:
Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.
Bizim Bürokratlardan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima'mız yok ki!”
Japon uzmanın cevabı tokat gibidir:
“Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder!”
Birde Psikolog Prof. Dr. Üstün Dökmen’den 8 adet uyarı vereyim.
Geleceğin suçlusunu yetiştirmenin 8 basit kuralı…

1. Küçükken daha, çocuğa ne isterse vermeye başla!
Ki herkesin onun geçimini sağlamakla mükellef olduğuna inansın…

2. Fena sözler söylediğinde gül!
Ki, kendisinin akıllı olduğuna inansın…

3. Ona düşünmeyi, beynini kullanmayı öğretme sakın!
Bırak, on sekizine gelince kendisi karar versin…

4. Yerde bıraktığı her şeyi kaldır: kitaplarını, giysilerini, pabuçlarını… Onun için her şeyi sen yap!Ki sorumlulukları hep başkalarına yüklesin…

5. Onun önünde sık sık kavga et!
Ki bir gün aile parçalanırsa pek de şaşırmasın…

6. Ona istediği kadar harçlık vermekten kaçınma!
Asla kendi parasını kazanmanın ne demek olduğunu öğrenmesin…

7. Yiyecekmiş, içecekmiş, konformuş, tüm arzularını yerine getir!
Ki istediklerini her zaman elde etmeye şartlansın…

8. Komşulara, öğretmenlere, polise, vs. karşı hep onun tarafında ol!
Ki hepsine karşı önyargılarla davransın…

Son uyarı da dolmuş ve araç şoförlerine. Lütfen saygılı olunuz ve biraz daha dikkatli olunuz. Minik yavrularımıza ilgi gösteriniz. Klakson çalmayınız.
 
Bu yazı toplam 72 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.