1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Okullarda Huzursuzluk
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Okullarda Huzursuzluk

A+A-
Şu ülkede en çok sıkıntılı yerlerin başında “Milli Eğitim” sonra da sanırım Polis teşkilatı gelir.
Çünkü buralarda kurallar her an değişir. Yönetmenliklerin her an yenisi çıkar.
Tayin, terfi yönetmenliği bir türlü rayına oturmaz, oturtulmaz.
Bizim Milli Eğitim bir türlü “Millik” vasfını alamamıştır. Sadece adı “Milli” olarak yoluna devam etmektedir.
Öğretmenler, idareciler arasında, öğretmenler, veliler arasında, öğretmenler öğrenciler arasında hep devam eden soğukluk, huzursuzluk vardır.
Bugün Konya’da yüzlerce ilk ve orta dereceli ve lise vardır. Hangi okula giderseniz ,” bir vur, bin dinle” misaliyle karşılaşırsınız.
Bakınız okullar eğitim ve öğretime başlamadan önce Konya’da ilçe Milli eğitim Müdürleri görevdan alındı. Kimisi tayin edildi, kimisi banka matik memuru olarak çalışıyor. Kimisi de öğretmeliğe geri döndüler.
Okulların bir çoğunda müdür yok. Hep vekillerle, müdür yardımcıları ile o kullarımız idare edilmeye çalışılıyor.
Yılllarını Milli eğitime vermiş, müdürlük, müdür yardımcılığı yapmış eğitimin neferleri sınava tabi tutuldular. 70 altında alan müdürler görevden alındı.
Peki bunca yıldır müdürlük, idarecilik yaptıkları dönemler ne olacak?
Orasını soran yok.
Şimdi okullara yeni öğretmenler, müdürlerin atanması söz konusu. Herkes diken üstünde okula gidip geliyor, öğretmenler, müdürler, müdür yardımcıları kendilerini eğitime, öğretime veriyorlar. Akıllarında, kafalarında
“Ne olacağız?” sorusu var.
Eğitim ve öğretimin nerede ise ilk döneminin yarısına geldik, hatta geçiyoruz. Okullarda bir yönetim boşluğu var. Kimse kendi geleceğinden emin görünmüyor.
25 yıla yakın müdürlük yapan bir eğitim neferi bana aynen şunları anlatıyordu.:
“Bizim sonumuz belli değil. Yarın tayinimiz hiç yoktan çıkartılabiliyor. Sınav mınav hikâye. Hepsi bir sendika üyesi olup, olmadığımıza bağlı. Öğretmenlerden, idarecilerden kaliteli eğitim istenmiyor. Siyasi düşüncesi değerlendiriliyor.”
Şimdi bir baksanıza…
Hatırlayınız. Bir iktidarın içinde bir bakan değişikliği yapılıyor. Her şey sil baştan…
Bırakınız bakanının değişmesini, bir genel müdür, bir müsteşar bile tabanı kökünden oynatıyor. Eğitim sistemi “sil baştan” oluveriyor.
Hatırlarmısınız, bir iki yıl önce çıktı bir muhterem bakan :
“ Ders sınıfta öğretilecek. Çocuklara ev ödevi verilmeyecek” demişti.
Şimdi durum nasıl ?
İlköğretime yeni başlamış çocuklar, daha Alfabe’yi öğrenmeden, el yazısı öğretilmeye kalkışılıyor. Öğrenciye değil, veliye ödev veriliyor sanki.
Sayfalar dolusu ödev, çocuk eğitimden bıktırılıyor.
Bu sistem Avrupa’da yıllar önce terk edildi, bizde ise yeni başlanıldı.
Yine” Çocuklara kitap , çanta taşıttırılmayacak” dendi. Minik yavrulara tabirimi hoş karşılayın “eşek yüküyle” çanta taşıttırılıyor. Bir dersin 3 kitabı, 3 defteri var.
Eğitim zaten hak getire, hep öğretime yönelik çalışma.
Yani kısacası Milli eğitim, her küçük değişimde yaz- boz tahtası…
Öğretmenler tedirgin,Veliler tedirgin,
İdareciler tedirgin.
Boşuna dememiştir bizim eski bakanlardan birisi :
“Ah şu okullar olmasa Milli eğitimi ne güzel idare edeceğiz”
Gelecek günlerde bu konuda yazılarımız çıkmaya devam edecektir.


 
Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.