Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Olaylar

A+A-
Geçtiğimiz günlerde millet olarak yoğun olaylar yaşadık. Biri bitmeden diğerine şahit olduk. Bunlardan bir kısmı iyi ve geleceğe ümitle bakacağımız olaylar olmasına rağmen bir kısmı bunun aksine mutluluğumuzu baltalayacak ve her zaman olduğu gibi ümitsizliğe sevk edecek olaylar oldu.

İnsan yaşadığı sürece, hiç şüphesiz, her zaman ve daima mutlu olaylar görecek ve onlarla karşılaşacak değildir. Bunların arasında hem de bazen hiç beklemediği bir zamanda olumsuz haber ve olaylarla karşılaşmaya mahkûmdur. Bu sebeple de mutlu olduğu zamanlarda dahi her an mutsuz ve hiç beklemediği bazı olaylarla karşılaşabileceğini düşünür, bilir ve buna ruhen de hazırlıklıdır.
Ancak yine de böyle zamanlarda, kendisini teselli edecek bazı açık alanlar arar. İşte geçirdiğimiz bu günler de böyle günlerdendi.
Bilindiği gibi bu ayın başında, her ne kadar, öncesinde seçime girecek partiler birbirlerine acımasız bir şekilde sataşmalarda bulunmuşlarsa da yine de hoş olmayan olaylar yaşamadan, pürüzsüz ve hiç kimsenin her hangi bir şâibe kondurmadığı bir seçim geçirdik. Bundan dolayı bu seçim, düşmanları çatlatıp dostları güldürdüğümüz bir seçim oldu. Seçimden sonra mutlu günlerin bizi beklediğini düşünerek yeni bir hükümeti karşılamaya hazırlanıyorduk ki, hiç beklemediğimiz bir anda sınırlarımızın ihlâl edildiği haberiyle karşılaştık.
Ancak bunun akabinde yine de sevindirecek bir olay yaşadık: Sınır ihlâli cevapsız bırakılmamıştı. Kimliğini bildirmeyen, ikazları ve aynı zamanda bu ikazları yapan devleti tanımazlıktan gelerek yoluna devam etmek isteyen haddini bilmezlere hadlerini bildirmek hem hakkımız ve hem de ordumuzun görevi idi. Bu sebeple haklı olan bu davranışımız millet olarak bizleri mutlu etti. Çünkü ordumuz sınırlarımızı koruma görevinin fiilen başında idi ve görevini de yerine getirmiş bulunuyordu. Bir millet için bundan daha mutlu olabileceği bir an düşünülemezdi.
Bundan sonra bize mutluluk yaşatacak geride bir olay kalmıştı: Yeni hükümetin kurulması ve bir an önce görevi devralması. Biz vatandaşlar olarak bu konuda da iyi ve mutluluk verecek haberi beklerken, düşürülen uçağın Sovyet Rusya’ya ait olduğu ortaya çıktı ve muhalefet kanadında bir olumsuzluk havası esmeye başladı.
Hâlbuki vatandaş olarak bizler, yaşanmış olan bu olayı lehimize görüyor; ordumuzun yaptığı bu müdahaleyi sevindirici buluyorduk. Bundan dolayı içimiz güven duygusu ile dolmuş, göğsümüz kabarmış bir vaziyette bundan böyle atacağımız her adımı artık büyük bir devlete yakışır biçimde atmamız gerektiği duygusunu içimize sindirmeye çalışıyorduk ve bu duyguyu yaşamaya başlamıştık. Fakat ne yazık ki, sevincimiz kursağımızda kaldı.
Çünkü sınırlarımızı ihlâl eden devletin yöneticileri bile, henüz ne yapmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini düşünürken, diğer devletler de tarafımızdan yapılan müdahaleyi yerinde bulurken, bizim muhalefet partilerimiz uykudan uyanır gibi gözlerini ovuşturarak, her mutlu olayın sonunda yaptıkları gibi, olumsuz beyanatlar vermeye başladılar. Yapılan iş sebebiyle devletimizin yanında yer almaları gerekirken, yapılan işin ilerde Rusya gibi bir devletin bize karşı tavır koyacağı endişesini dile getirmeye başladılar.
Sadece MHP yarım ağızla ve peşinen ilerde hükümeti tenkit etme hakkını muhafaza ettiğini ve bu hakkından vazgeçmediğini de beyan ederek ve cansız bir şekilde, istemeyerek hükümetin yanında yer aldığını açıkladı.
Buna da şükür. Hiç olmazsa bizim muhalefet partilerimize göre bile iktidarın, kuruluşundan bu yana, milletimizin lehine olan bir iş yapmış olduğu, yarım ağızla da olsa, itiraf edilmiş oldu.
 
Bu yazı toplam 101 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.