1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. OLDUĞUMUZ  GİBİ  GÖRÜNMEK MÜNKÜN MÜ İYİ Mİ?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

OLDUĞUMUZ  GİBİ  GÖRÜNMEK MÜNKÜN MÜ İYİ Mİ?

A+A-

Mevlana’ya atfedilen  (atfedilen diyorum çünkü bu kalıpta Rumi’nin bir söz  söylediği belli değil. Değişik sözlerinden çıkarım yapılmış bu hale sokulmuş…)7 Öğüt aşağıdaki gibidir:
“MEVLANA’NIN YEDİ ÖĞÜDÜ
Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörülükte deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.”
Bu sözlerden ilk altısı için söylenecek fazla bir söz yok. İslam’ın öğütlediği ahlaki davranışların içinde  “cömertlik, merhametli olmak, kusuru gizleme, öfkeyi yutma, tevazu sahibi ve hoşgörülü olma...” gibi erdemler de vardır. Lakin,“Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.” Tavsiyesi üzerinde biraz durmak gerek. Çünkü bu sözden, “ Münafıklık çok kötü bir şeydir münafıklık yapma…!” şeklinde anlaşılırsa diyecek bir şey yok;  lakin “işlediğin kusurları, günahları, yaptığın iyilikleri, yardımları  sakın gizleme! Her şeyi ortaya dök! Zaten Allah bunları biliyor.  Allah’ın bildiğini kuldan saklama… “ deniliyorsa bu yanlıştır. Çünkü İslam’ın kurallarından biri de; “Günahta gizlidir sevapta, sadece senin bildiğin başkalarının bilmediği ayıplarını, kusurlarını, günahlarını, ” Nasılsa Allah biliyor bundan dolayı insanlardan saklamanın bir anlamı yok, varsın kullarda bilsin…” denirse  yanlış yapılmış olur. Çünkü İslami ahlakta bu davranışa zillet derler. Yapılan yanlışları, işlenen günahları mümkün olduğunca gizlemek İslam’ın tavsiyeleri arasındadır. Aksi halde gizli olan veya az kişinin bildiği yanlışlara, günahlara yeni şahitler eklenmiş olur. Bu da İslami ahlaka zıttır.Yanlışları, günahları mümkün olduğunca gizlemek teşhir etmemek sosyal bir kanundur. İslam’da aynı şeyi söyler.yani kişi hata yaptıysa günah işeldiyse bunu mümkün olduğu kadar gizlemeye çalışmalıdır.
Allah için yapılan  ibadetler içinde aynı kanun geçerliidir. yapılan iyilikleri işlenen sevapları (farzlar hariç)  “nasıl olsa Allah Biliyor, kullarda görsün” diye açıklayıp  ortalığa dökmek dine uygun bir davranış değildir. İslami ahlakta bu davranışa Mürailik, riyakarlık, gösterişçilik” denir. Bu davranış makbul sayılmaz. Hele de Allah için yapılan bir iyilik başa kakılırsa  Rabbimizin emrine karşı gelinmiş olur. Çünkü Allah Kuranın da; “Ey iman edenler! Başa kakmak ve incitmek suretiyle yaptığınız iyilikleri boşa çıkarmayın!“  Bakara süresi 264”  “Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan ve gönül kırmayanlar için Allah katında mükâfatlar vardır.“( Bakara süresi, 262)Buyurmuştur.
Sonuç olarak hem İslam’ın ahlak anlayışında,  hem fıtrat kanunlarına göre insanoğlu günahtan, nisyandan, hatadan ari değildir. Yine yapılan hataların,  işlenen günahların gizli kalması hem işleyen için hem de toplum için daha faydalıdır.  Bu nedenle yaşadığımız toplumun daha ahlaklı, daha erdemli, daha dayanışmacı olması için; ömrümüzün de cennetle noktalanması için  işlediğimiz günahların, yaptığımız hataların gizli kalması, başkaları tarafından bilinmemesi  yani “olduğumuz gibi görünmememiz” daha iyi, daha güzel ve kendi  çıkarımızadır.

Bu yazı toplam 730 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.