1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. ÖLÜM HAKTIR...
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖLÜM HAKTIR...

A+A-

 Hazreti İsa Aleyhisselam, Bir Koyunun Kulağına Eğilerek Bir Şey Söylüyor,

Aradan Günler Geçince Koyunun Günden Güne Zayıfladığını Görüyorlar,

Hazreti İsa (A.S)‘a soruyorlar:

Sen Bu Koyuna Ne Söyledin de Bu Hale Geldi.

Hz. İsa :

Size Her gün Söylediğimi Ona Bir Kez Söyledim Bu Hale Geldi…

İnsanlar Merakta, Ve Sorarlar:

Ne Söyledin Ya İSA…?

“öleceksin..! ölüm haktır…”

Bunu Koyun Anladı, Ama; Siz Hala Anlayamadınız. Der ....!

                                  BEŞ DAKİKA DAHA.        

Güneşli bir gündü. Kadın parkta yanında oturan adama “Bakın, salıncakta sallanan şu kırmızı kazaklı çocuk benim oğlum” dedi.   Adam gülümseyerek “Güzel bir oğlunuz var” dedi. “Diğer salıncaktaki mavi kazaklı çocuk da benim oğlum” Sonra saatine baktı ve “Heyyy, Oğlum, sanırım artık gitme zamanı” diye seslendi oğluna. Çocuk salıncakta yükselirken “Beş dakika daha baba, lütfen yalnızca beş dakika daha” diye karşılık verdi babasına. Adam başını “peki” anlamında sallayınca çocuk neşeyle sallanmaya devam etti.  Dakikalar sonra adam ayağa kalkarak tekrar seslendi oğluna Oğlum, artık gidelim mi, ne dersin?” Çocuk yine gitmeye isteksiz “Ne olur baba, beş dakika daha, lütfen, beş dakika daha” diye bağırdı babasına. Adam” Tamam” deyince çocuk kahkahalar atarak sallanmaya devam etti. Sonunda kadın dayanamadı ve sesinde gizli bir hayranlıkla “Ne kadar sabırlı bir babasınız” dedi. Adam gülümsedi kadına. “Sabır değil yaptığım bayan” dedi.  “Büyük oğlumu geçen yıl burada sarhoş bir sürücünün çarpması sonucu kaybettim. Buraya yakın yolda bisiklet sürüyordu. Büyük oğluma hiç yeterince zaman ayırmamıştım. Oysa şimdi onunla beş dakika daha fazla birlikte olabilmek için her şeyi yapardım. Küçük oğlum da aynı hatayı yapmayacağıma söz verdim kendi kendime. O her “Beş dakika daha baba” dediği zaman, oyun oynamak için beş dakika daha kazandığını düşünüyor, oysa işin gerçeği ne biliyor musunuz? Ben onu oyun oynarken beş dakika daha fazla izleyebiliyorum, asıl kazanan benim”(alıntı)

                         "BİZ BİR ZAMANLAR BÖYLEYDİK"

Şam’da Mithat paşa diye bir çarşı var orada bir alışkanlık(âdet) vardı her hacca giden mallarını altınlarını oradaki rastgele bir dükkana bırakır ve sahibi hacca gider dönerken de dükkân sahibine uğrar emanetini alır memleketine gider her zamanki gibi bir adam gelir dükkânlar arasında bir dükkana girer ve dükkan sahibine kesesini verir emanetin hacdan gelene dek yanında kalmasını talep eder dükkan sahibi durur paranın üç bin dirhem olduğunu teyit eder ve ona söyler ve adam hacca gider. Bir kaç ay sonra Şam'a döner ve dükkana girer lakin dükkan sahibini bulamaz dükkan sahibini sorar çalışan evde olduğunu ve birazdan döneceğini söyler dükkan sahibi geldiğinde adam malını ister dükkan sahibi bize ne kadar bıraktın der adam üç bin dirhem olduğunu söyler dükkan sahibi adın nedir

Adam adım filanca beni tanımadın mı der

Dükkân sahibi hangi gündü

Adam şu gündü der sorular adamı evhamlandırmaya başlar

Dükkan sahibi içine koyduğun kese hangi renkti  der

Adam kırmızı keseydi der, dükkan sahibi az otur ve yemeğin hazır olmasını  emreder ve adamdan müsaade ister acil bir işinin olduğunu ve birazdan geleceğini söyler adam uzun bir süre bekler dükkan sahibi kırmızı keseyi ve içinde üçbin dirhemi getirir adam sayar teyit eder dükkan sahibine Rabbim seni mübarek kılsın der ve çıkar yürürken de çarşıda tuhaf bir şey görür ve teyit etmek için yaklaşır dükkana girer adam şaşırır bu dükkan o emanetini bıraktığı dükkan sahibine Selamün aleyküm der dükkan sahibi aleykümüsselam Allah haccını kabul etsin geçmişler olsun der bu senin kesen içinde'de  üçbin dirhemin var der adam şaşırır kalır öbür dükkancı almadığı parayı vermişti. Dükkanı karıştırmış emaneti verdiğinin komşusuna girmiş komşu ise istediği malı sözünde hiç şüphe duymadan ona vermişti adam hayret etmiş halde emaneti verdiği adamla bitlikte dükkancının yanına gidip sorarlar adam sana aslında hiç  emanet bırakmamış nasıl mal verirsin ona derler. Dükkancı cevap verir onlara : o' öyle Allah tır ki O'ndan başka ilah yoktur. beş yüz dirhemim vardı ve başkada yoktu aynı zaman içinde bu adam geldi ve benden yanıma bıraktığı emanetini istedi düşündüm ki emanetinin bende olmadığını ve bana bırakmadığını söylesem gönlü kırık şekilde ahalisine emanetinin Şam’da ondan çalındığını anlatacak o emanetini ondan çalan kişinin adı değil tüm Şam ehlinin adı çıkacak diye verdim ve Rabbim söyle buyurdu

o halde güven duyulan kişi onun emanetini (borcunu) ödesin. Ve Rabbi olan Allah’a karşı takva sahibi olsun (ve sakınsın). Bakara 283.

Ve gittim elimdeki bin dirhemlik mallarımı o emaneti ödemek için sattım yetmedi gittim filancadan aldım ve hazırda olan beş yüz dirhemimde öyle o yolda yedim harcadım der.

(Kuveyt vakıflar idaresi dergisi

Tercüme: Davut Gazi Benli)

Bu yazı toplam 557 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar