1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. “Ölümden Ne Korkarsın Korkma Ebedi Varsın”  
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

“Ölümden Ne Korkarsın Korkma Ebedi Varsın”  

A+A-

Bu güzel iki dizenin devamında Türkmen atamız, tevazu sahibi, kutlu dedemiz Yunus Emre şöyle der: “Ölümden ne korkarsın? Korkma! Ebedî varsın…”“Her dem yeniden doğarız Bizden kim usanası…” Evet, Ebedi varız. İslam inancına göre öbür alem sonsuzdur. Bundan dolayı bu dünya çok ama çok önemlidir. Çünkü sonsuz hayattaki yerimizi (cennet, cehennem, araf...)  burada kendimiz belirliyoruz. O nedenle ölmeden önce bize Allah’ın emanet ettiği ömrü/hayatı, iyilik güzellik, adalet, sevgi, özveri ve ibadetle Onun istediği şekilde yaşamalıyız ki bu dünyada mutluluğu ve huzuru, öbür âlemde de cenneti kazanalım.

Unutmayalım ki bu dünya, bu ömür, bu beden, bu can, aldığımız nefes, içtiğimiz su, yediğimiz nimetler bizim değil Allah’ın bize verdiği emanetlerdir. Bundan dolayı onları emanet sahibinin istediği doğrultuda kullanmak zorundayız.

Bu yaklaşımı benimseyen ve bu inanç doğrultusunda yaşayan insanlar ™ güzel, mutlu, bereketli, hoş bir hayat sürerler. İnançsızları korkutan ürküten ölüm gerçeğini de onlar şöyle anlarlar:  'Ölüm hayatın bir parçası tabi ve değişmez neticesidir. Öbür aleme geçiş kapısıdır.

Bu konuda bakın kimler ne demiş: Yahya kemal Beyatlı; “Bir merhaleden Güneş’le deryâ görünür, Bir merhaleden her iki Dünyâ görünür, Son merhale bir fasl-ı hazandır ki, sürer, Geçmiş, gelecek cümlesi rûyâ görünür.” Hayatla ölümün, anla sonsuzluğun nasıl iç içe girdiğini görüyoruz bu dizelerde. “Yaşamak Her Sâniye Biraz Ölmektir.” (c.ş)Öyleyse iyi bilelim bize verilen ömrün kıymetini, iyi değerlendirelim bize verilen mühleti.  Attığımız adım, aldığımız nefes, yediğimiz rızık, içtiğimiz su birer nimet ve emanettir. Bu nedenle onların ve ömrün kıymetini bilmek zorundayız. Geçen her saniye mutlak sona giden bir adımdır. Bu büyük hakikat, inkâr edilemez gerçek bize çok şey anlatmalı.  Korku yerine,  bu dünyanın ve ebedi hayatın sahibi olan Allah’ın mesajını tam anlamaya çalışmak en iyi çıkar yol.

Kulluk vazifesini yapan insana ölüm gerçeği korku değil müjde verir. Peygamberler, şehitler, sahabe efendilerimiz, Salihler, Sıddıklar, veliler… Bu hakikatin vukufuna erdiklerinden ölümü tabi bir netice olarak karşılamışlar ve ondan korkmamışlardır. Bundan dolayı da; “Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm, Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm”(E.Beyazıt), Veya, “Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber, Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber.” (NFK)Diye mısralara güzellik gülleri, iyilik muştuları dizmişlerdir.

”Diriler için güzel nasihat olan ölüm, her canlı için kaçınılmaz bir neticedir. ' Veren Allah alır canı' o nedenle bizim tasarrufumuz yoktur onun üstünde, çünkü biz emanetçiyiz. Ölümün ne zaman geleceğinin insanlar tarafından bilinmemesi ise Allah’ın insanlara en büyük ihsanıdır.  ????Efendimiz (s.a.s.) ölümü asla aklımızdan çıkarmamamızı tavsiye ediyor, fakat dünyayı da bir tarafa koymanın Müslümanın işi olmayacağını söylüyor ve diyor ki: “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalış..”

Salgınların Adem oğullarını kırıp geçirdiği şu günlerde başta bendeniz olmak üzere korkular yaşayan bizler, ölüme bu gözle bakarsak dengeli bir bakış açısı getirmiş oluruz. Başta efendimiz Hz Muhammed (sav) olmak üzere diğer peygamberler, sahabe efendilerimiz, şehitler, Sıddıklar, Salihler de öldü, Firavunlar nemrutlar da. Bizler birinci gruptaki iyilerin yolundan giderek Cenneti kazanmaya çalışalım. Bu dünya geçici, bu hayat bir rüya. "İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar." Kelamını ve bu dünyanın ahiretin tarlası olduğu gerçeğini hatırdan çıkarmayalım. Rabbim cümlemizi hayra iyiliğe cennete uyananlardan eylesin Amin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.