1. YAZARLAR

  2. Mehmet KAYA

  3. ÖN YARGILARINIZI YOLDA BIRAKIN
Mehmet KAYA

Mehmet KAYA

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖN YARGILARINIZI YOLDA BIRAKIN

A+A-

 

Ufuk Turu kapsamında Mardin kent merkezi ve Midyat ilçesini, Batman’ın Hasankeyf ilçesini ve Urfa’yı gezme imkanı bulduk. Ufuk açıcı geziler sırasında Güneydoğu illerinin sadece turizimle bile kaderinin değişebileceğini gördük.

TARİHİN, dillerin, dinlerin buluştuğu yerdir Mardin... Sadece Mardin de değil elbette... Batman’ı da Urfası da öyle. Uğradığınız her ilçesinden ve beldesinden bile yeni birşeyler öğreniyorsunuz bu bölgenin. Gittiğiniz çay ocağında Araplarla tanışıyor, dertlerini dinliyorsunuz örneğin. Sonra karşı caddede Süryani telkari ustasının muhabbetine ortak oluyorsunuz. Hemen yan tarafında  Keldani Klisesi’ne gidip onları tanıyorsunuz. Badem şekeri aldığınızda bir Kürt ile tanışıp kucaklaşıyorsunuz. Yani bir ömürde tanımayacağız kadar farklı ve aynı oranda aynı insanı tanıyorsunuz. Bin yıllık bir demlikte, demlenmiş ortak kaderi yaşıyor ve birbirlerini anlıyorlar. Bir gün yolunuzu düşürün bölgeye, ön yargılarınızı da yolda bırakıp  demli kaçak bir çay için...

 

TURİZM POTANSİYELİ

 

Güneydoğu ve Doğu Anadolu, ciddi bir turizm potansiyeli taşıyor. Ağrı’dan Van’a, Adıyaman’dan Diyarbakır’a Hakkari’den Batman’a kadar bütün bölge turizm cenneti olma potansiyelini taşıyor.

Yaşanan olaylar nedeniyle oluşan olumsuz imaja da aldanmamak gerekir. Konya kent merkezi ne kadar güvenliyse Van, Mardin ya da Urfa kent merkezi de o kadar güvenli.

Sular altında kalmaya mahkum Hasankeyf’i, Midyat’ı, Mardin’i, Urfa’yı gezme fırsatı bulduk. Gittiğimiz her yerde yoğun turist hareketliliği dikkatimizi çekti. Yerli turist akını bölgeyi adeta yeniden canlandırmış, ruh vermiş... Haftasonu tarihi bölgelerde adeta adım atacak yer bulamıyorsunuz. Ancak turizm bölgelerindeki tesis eksikliği de dikkat çekiyor. Turizm bölgelerinin çoğunda görevli olmaması, insanların kafasını karıştırıyor. İnsanlar nereden turizm bölgesine girip nereden çıkacaklarını bile bilmiyor. Bölgeye kalıcı huzur geldiğinde ve turizm bölgelerindeki tesisleşme, tabela ve temizlik gibi eksiklikler giderildiğinde sadece Mardin’e bile yılda milyonlarca ziyaretçi gider. Ayrıca bölgedeki tarım politikalarının da değişmesi gerekiyor.

 

TÜRKÇE ORTAK ANLAŞMA DİLİ

 

Mardin’de kaç Süryani’nin bulunduğunu net bilen yok. Tahminlere göre Mardin merkezde 60-70 aile, Midyat’ta ise 120’ye yakın Süryani ailesi bulunuyor. 2-3 Ermeni ailesinin yaşadığı Mardin’de 1 Keldani ailesi kalmış durumda. Süryaniler dillerini yaşatmak için klisede çocuklarına dil eğitimi veriyor.

Midyat’ta girdiğimiz bir klisenin bahçesi çocukların sesleriyle çınlıyordu. Türkçe bölgenin ortak anlaşma dili. Ama Kürtçe’yi, Türkçe’yi, Arapça’yı da rahatlıkla konuşabilenlerin sayısı oldukça fazla. Süryanice’yi de eskiler bilirmiş, ama yeni nesil komşuların diline pek de meraklı değil. Mardin’e gittiğinizde bıttım sabunu, telkari işleme ve badem şekeri almayı unutmayın.

 

Doğu sandığınız kadar doğu değil

 

DOĞU deyince insanlar ne anlıyor bilmiyorum ama, sanırım, Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı bölgeler kastediliyor. Zira Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’yu bir arada tanımlayacak en kestirme cümle bu olsa gerek...

Türkiye, Kürtler konusunda çok önemli mesafeler kat etti. Artık eskisi kadar birbimizden uzak değiliz, ancak yalan-yanlış bilgiler ile kafalarda oluşturulan Doğu veya Kürt algısı belli ölçülerde hala devam ediyor. Kürtler’den bahsederken çoğu kişi, kendilerinden uzakta ve çok farklı, çok kaba, çok işçi, çok isyankar, çok dindar, çok dinsiz, çok vefasız gibi cümlerle tanımlayabiliyor. Üstelik bu tanımlamaların birbiriyle çelişmesi ya da inandığınız veya durduğunuz ideolojik durakla ne kadar örtüştüğünün de bir önemi yok.

100 yıla yaklaşan Cumhuriyet tarihimiz boyunca, dindarlar için farklı, Kürtler için farklı, solcular için farklı, Aleviler için farklı, Araplar için farklı algılar oluşturdu. Yani toplumu oluşturan bütün katmanları tanımladı, karaladı ve yeni bir elbise biçildi. Artık 100 yılda oluşturulan bu algıları hep birlikte yıkmamız gerekiyor. Birbirimizi tanımamız ve dinlememiz gerekiyor.

Bunun ilk şartı da şu: Hepimiz en şaşmaz, biricik ve özel düşüncenin bize ait olduğu fikrinden vazgeçmeliyiz. Hepimiz mevzilerimizden hayata ve dünyaya bakıp bir yargıya varıyoruz. Ama hiç bir olay veya olgu tek boyutlu değildir. Bu gerçekten hareketle, başkalarının fikirlerini de dinlemeli yeni çıkarımlar yapmalıyız.

Doğu sandığınız kadar doğu değil meselesine gelince... Gidin, görün, tanışın, konuşun insanlarla... Sizleri sofralarına davet edeceklerdir. Her yıl denize gideceğinize bir yıl da bir kültür gezisi yapıp, Adana’dan başlayın yolculuğa, Hasankeyf’ten çıkın.... Bedeniniz yorulur, ama ruhunuz doyar...

 

Bu yazı toplam 1328 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.