1. YAZARLAR

  2. Murat KARAKOYUNLU

  3. On Yıl Sonra (1)
Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

On Yıl Sonra (1)

A+A-
Hiçbir gündelik kalem uzun soluklu hesaplar yapma riskine açık açık girmez. Cahil cesareti mi dersiniz, yazı dünyasındaki toyluğumuza mı verirsiniz bilmem ama ben, bugün on yıl sonrasını yazmaya başlayacağım. Elbette ki toplumsal olaylarda 2x2, bir kalemde 4 etmez. Zira bu olayları etkileyen pekçok ihtimal vardır. Ancak bölgede kış boyunca yaşanan gelişmeler, yarın için yeterince ipucu veriyor. Önce tespitlerle başlayalım.  
1- Aklı selim düşünceye sahip bir insanın, Belçika'daki terör saldırısından bekleyeceği en önemli sonuç; bizdeki "bir musibet bin nasihatten evladır" sözünün hayata geçmesidir. Ne var ki bildiğimiz batı zihniyeti, bu saldırıyı bizim algıladığımız gibi algılamayacak ve “senin teröristin iyi, benim teröristim kötüden yola çıkarak” DAEŞ ile mücadele ettiği düşüncesiyle PYD yi daha çok sahiplenecektir.

2- İrancı Olmak başlıklı yazımda detaylandırdığım üzere bu coğrafyada bir Kürt devletinin kurulmasının önündeki en büyük engel, bölgenin dört büyük ülkesiydi: Irak, Suriye, İran ve Türkiye. 20 yıl önce bölge ülkeleri birer birer tasfiye edilmeye başlandı. Önce Irak, ardından da Suriye bu tasfiye sürecinden doğrudan etkilenen ülkeler olmaktalar. Suriye’den sonra sıranın İran’a gelmesi planlanırken Türkiye'nin beklenenin ötesinde gerçekleştirdiği kalkınma ve proaktif politika, bu sıralamayı değiştirmiş ve operasyon yapılacak üçüncü ülkenin Türkiye olmasına karar verilmiştir.
Bu anlamda ilk hamle İran’la ilişkilerin normalleştirilmesi oldu. İran üzerindeki tüm ambargolar 20 Ocak 2015 itibariyle, görünen bir sebep olmaksızın kaldırıldı. Öyle ki ABD'nin bölgedeki en büyük düşmanı olan İran, bir anda sıradan bir bölge ülkesi muamelesi görmeye başladı. ABD’nin bölgedeki en büyük müttefiki olan S.Arabistan'ın rahatsızlığı bile bu durumu engellemeye yetmedi.

3- Irak’ın tasfiye sürecinde askerlerini kullanan ve çok sayıda cenaze sebebiyle kendi kamuoyunda zor duruma düşen ABD, Suriye'de taktik değiştirerek bölgedeki projeleri için kullanacağı askerleri yerel unsurlardan seçmeye karar verdi. Nitekim bu amaçla devşirme destekler alınarak kurulan DAEŞ, beklenilenin üzerinde bir başarı kaydetti. ( Bu durum şunu göstermektedir ki DAEŞ, pekçok kişinin beklediği üzere yakın zamanda silinip gidecek bir örgüt olmayacak, bölgede nihai amaç gerçekleşinceye kadar; yer yer palazlanıp yer yer sönen bir örgüt olarak bir tarafta muhafaza edilecektir. )

4- Türkiye üzerinde keskin bir hamle yapmayı, kısa vadeli planları içerisinde bulundurmayan ABD’nin (ki bunun için normal şartlarda daha on yıl vardır.) Suriye üzerinden yeşertmeye çalıştığı PYD yapılanması, bölgede beklenmedik bir dengesizlik ortaya çıkarmıştır. DAEŞ’in esas muadili olarak düşünülen PYD, tek başına beklenilen randımanı verememiştir. Zira PYD’nin asıl kaynağı konumundaki PKK, silahlı güç olarak PDY’nin; siyasi güç olarak da HDP’nin legal yapılar olarak yeşermesinden rahatsız olmuştur. Bu aşamada tasfiye korkusu ve ben de varım diyebilmek için PKK zamanından önce hareket etmiş ve Türkiye içerisinde öz yönetim ve hendek mücadelesini denemeye kalkmıştır. Ne var ki zamansız yapılan bu hamle, Türkiye gibi sert bir kayaya çarpmış ve PYD mücadelesine gölde düşmesine sebep olmuştur. Zira askeri anlamda Türkiyeye karşı başarılı olamayan PKK’nın en iyi bildiği şeyi, canlı bomba eylemlerini Türkiye’nin batısında gerçekleştirmeye başlaması kürtler ve PYD üzerinden yürütülmesi planlanan Kürt otonom bölgesi yapılanmasını gölgelemeye başlamıştır.

Rusyanın geri çekilmesi, Cenevre görüşmeleri, mülteciler, İran, Türkiye ve Barzani’nin açıklamaları on yıl sonrasının değerlendirmesinde ele alınacak diğer unsurlardır. Ne var ki o konuları bugünkü yazımızda yer veremeyeceğimizden ötürü bu hafta bir değişlik yapacak ve yarın kaldığımız yerden bu köşede devam edeceğiz. Bakalım bu gelişmeler on yıl sonrasının coğrafyasına ne şekilde yansıyacak. (Devam edecek)
    
Bu yazı toplam 117 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.