1. YAZARLAR

  2. Murat KARAKOYUNLU

  3. On Yıl Sonra (2)
Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

On Yıl Sonra (2)

A+A-
Suriye coğrafyasının geleceğine ilişkin bazı ipuçlarına dünkü yazıda değindik. Bugün kalan verileri de paylaşarak bir çıkarsama yapmaya çalışacağız.
Son iki Irak savaşının bölgeye hediye ettiği bir yapıdır Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi. Birinci Körfez savaşında hizaya çekilen Saddam Hüseyin’e, Irak’ın kuzeyine geçmemesi karşılığında on yıl kadar daha müsaade edilmiş, onun bıraktığı coğrafyada ise, ABD askerlerinin de desteğiyle defacto bir yapı kurulmuştur. Bugün o yapının en önemli aktörü, bölgesel yönetimin lideri olan Mesut Barzani’dir. Son dönemde dikkatle takip edilmesi gereken bir şahsiyet olan Barzani’nin, Irak’tan sonra Suriye üzerinde de hak iddia etmek isteyeceği muhakkak. Nitekim ikinci Ankara saldırısının ardından, yaptığı; “saldırıyı PKK’nın üstlenmesi Kürtlere büyük zarar verecektir” açıklaması, sonrasında yaptığı PYD ve PKK’nın aynı şey olduğuna ilişkin açıklama ve bir gazetecinin Irak’ın bütünlüğünü devam ettirmekle ilgili sorusuna verdiği “neden yenilgi almış bir projede ısrar edelim” cevabı, Barzani’nin; kurulacak bir Kürt devleti için en uygun aday olduğunu deklare etmesinden başka bir şey değildir.
Irak’ta bunlar olurken Suriye’de de bugün, aynı oyunun oynandığı aşikar. Bu kez Saddam’ın rolünde Esat var. Ve Rusya’nın, kağıt üstündeki çekilme açıklamasından önce güçlendirdiği Esad’ın yeri, bir on yıl daha, yeni sınırları içerisinde olmak kaydı ile garanti gibi. Esad’tan boşalan Kuzey Suriye sınırına ne olacağı ise önümdeki on yılı şekillendirecek en önemli konudur.
Yakın dönemde, ara ara kullanılmak ihtimali için tamamen bitirilmeyecek olan DAEŞ, adından başka bir esamesi olmasa da rafa kaldırılmayacak El Nusra/ÖSO ve PKK’dan yakasını sıyırması beklenen PYD, hakim unsurlar olarak uzun süreli bir ateşkesle yaşamaya devam edecektir.
Bu ortamda en büyük şans PYD’nindir. Zira batının desteklemeye devam edeceği cici çocuk PYD, Salih Müslim’in “çakma” lider pozundan sıyrılması ile bölgede söz sahibi olacak bir güç haline gelebilir. Ne var ki onun önündeki en büyük engel de, batı tarafından gözden çıkarılma ihtimali olsa da bugün için hala büyük bir güç olan Karayılan - Öcalan birlikteliğidir. Bugün birlikte hareket ediyor görünen bu iki ismin “iş ciddiye bindiği zaman” bir arada olmak kadar, çatışma ihtimalleri de vardır. Zira oyun kurucu bu iki isimden birini korurken diğerini, hem de PKK ismi ile birlikte doğrudan oyun dışına itebilir. Bu durum, Salih Müslim’in, Kuzey Suriye’nin yeni aktörü olma rolüne oynayıp oynayamayacağı ile doğru orantılı olarak şekillenecektir.
Tüm bu gelişmeler karşısında Türkiye’yi zor günler beklemektedir. Zira yaklaşan on yıl içerisinde toprakları üzerinde büyük hesaplar dönecektir.
Son on yıldaki değişim sebebiyle bölge planlayıcılarının tepkilerini üzerine çekmeye başlayan Türkiye’nin yeni kurban olmamak için bu süreçte alacağı tutum çok önemlidir. Türkiye, oluşan yeni defacto durumun ortaya çıkarabileceği bir Kürt-Kürt savaşına hazırlıklı olmalı, savaşın bitmesi ile birlikte gündeme gelecek olan mülteci geri dönüşleri konusunu şimdiden planlamalıdır. Zira Türkiye ile entegrasyon sürecine girmiş üç milyona yakın mültecinin savaş sonrasında ne şekilde hareket edeceği belli değildir. Her geçen gün Türkiye’ye alışan bu halk, bir müddet sonra Suriye’ye geri dönmek istemeyebilir. Bu durumda boşalan yerlerin ne şekilde doldurulacağı ise en önemli konu olacaktır. Zira önümüzdeki on yılda bu coğrafyada en çok konuşulacak konu self determinasyon, demografi ve tapu kayıtları olacaktır. 
Bu yazı toplam 122 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.