1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ÖNCE HALKIN MUTLULUĞU, SONRA BELEDİYE!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ÖNCE HALKIN MUTLULUĞU, SONRA BELEDİYE!

A+A-

Dış siyasette hatalarımız geçmişe nispeten azalsa da, geçmişten kalan küfler hala koku yapmaya devam ediyor. Bugün ülkemizin bazı noktalarda takılması, sıkıntıya düşmesinin temelinde de bu yatıyor. Niçin geçmiş yönetimler döneminde başlayan ya da başlatılan aksaklıkların bu şekilde kemikleşmesine göz yumuldu? Dış ülkelere özelimizin servis edildiği bu denli büyük ihanet şebekesi karşısında devlet refleksinin tabi ki sert olması gerekirdi. O da oldu.  
Satılık vicdanların bu denli rahat olmasınn ardında ihanet ararım. 
Birilerinin menfaat için devlet özelini dışarıda birilerine servis ettiğini anlarım. 
Üzülerek ifade etmeliyim ki, ülkemizin şu an bazı noktalarda takıntıya uğraması ve kendini kabul ettirebilmesinde sürecin bu kadar uzamasının temelinde de bu yatıyor. 
Birinin içeriden anlaştığı hain başını kendi ülkesinde en kral mekanlarda yıllarca besleyerek, elini sıcak sudan soğuk suya değdirmeksizin pışpışlaması, o hainin de köpekliğe soyunması, bu ülkenin şu anki bulunduğu konumdan fersahlarca önde olması gerekirken çok geride duruyor olmasında baş etken olduğunu ifade etmeliyim.
Bazı icraatlerinde benimde sık sık eleştirdiğim AK Parti iktidarının arada yapılan dış politika kazalarına rağmen işletilen bu sistem içerisinde dış politikada en gerçekçi yaklaşımı gösteren duruşu olmasaydı bugün bizde bir Irak ya da Suriye olmaya mahkum olabilirdik. 
Ben genel anlamda yönetiminde dahi yer aldığım bu partiyi eleştiriyorum.
Bunu izah edeyim. Öncelikle ben objektifim. İşe hakkın rızası noktasından bakarım.
Öyle aklınıza menfaat beklentisinin faciayla son bulması ya da beklentilerin karşılanmaması gibi bir durum olmadığını da ifade ederek sözüme devam edeyim.
AK Parti bugünkü şartlarda dış politika alanında öncekilere nazaran iyicedir. Ama en iyisidir diyemem.
AK Parti iç politika alanında statükoyu elinde tutan mantığı yerle bir etme noktasında da oldukça başarılı olmuş, yaptığı yerinde çıkışlarla YÖK gibi DGM gibi yahut ta benzeri kuruluşlar eliyle halkın yaşamına dair mücadeleyi devlet gücünü kullanarak bertaraf etme çabası gösteren çarpık sisteme dönük ciddi çalışmalar sonucunda bu garabet durum ortadan kalkmıştır. 
Devletin kemik sorunlarıyla uğraşmak yerine sokakta üniversitesine giden masum genç kızlarımın başörtüleri yahut ta genç kardeşlerimin bıraktığı sakalla uğraşan devlet sonunda yaptıklarıyla halkımızı kıl etmiş, devlete karşı bir nefret tohumunu bizzat kendi eliyle ekmişti. 
Başka işi gücü olmayana sembolik derneklerin çatısı altında kahraman ilan edilen kokana modeli yaşı başını açmış kocakarıların televizyon ekranlarında boy gösterek devlete şirin görünme gayretini zulüm üzerine bina etme yanlışı sebebiyle koca yıllar kaybedilmiş sokaklarda insanların birbirine karşı nefret hissi duyması kaçınılmaz hal almıştı. 
Bu tür yanlışlar nispeten demeyelim de ortanın üstünde bir oranda çözümlenmiştir. 
Fakat bu gün iç politika anlamında yapılan bariz hatalar var. Bir kere siyasette eleştiriye tahammülsüzlük o dayanılmaz yıllarda bile olgunlukla yürürken bugün kimsenin kimseye zerre kadar tahammülü kalmadığı zahirdir. Devlerin birliğine ve bütünlüğüne dönük bir kast olmadıktan sonra yapılan tüm eleştiriler siyasi bir ciddiyetle takip edilmeliyken bugünkü yönetimi normal icraatlerinde bile eleştiremeyen oynak zemin oluşmuştur. 
Bu, kesinlikle yanlıştır. 
Hükümetin izlediği gıda politikalarında büyük hatalar yaşanmaktadır. Kışın ortasında kış sebze ve meyveleri, Yazın ortasında yaz sebze ve meyveleri ateş pahasıdır. 
Hükümetin izlediği hayvancılık politikası yere çakılmakla kalmamış, gömülmüştür. Yerin altına inmiştir. Bugün satılan market raflarında kendi öz yurdumuzun hayvan etleri değil, Sırbistan’ın etleri bu halka satıştaysa kusura bakmayın ama size yazıklar olsun. 
Sebze ve meyvecilikte değil fiyat indirimini sağlamak, aracı simsarların varlığına dahi bir son verememek iktidarın işin hangi noktasında olduğu noktasında bizleri kuşkuya sevkediyor. Damat Berat’ın marketleri fiyat uygulama pozisyonlarında teftiş edeceklerini açıklamasını ben top çevirme olarak görüyorum. Devlet denetimle çözüme ulaşmaz efendi. Kati kanunu çıkarırsın. Uymayana haddini bildirirsin. Kökten çözümle işi halledersin.   
Bir şey yokmuşçasına ekranlara çıkarak bu halka pembe tablo çizemezsin. 
Ajitasyon ustaları sizden de rica ediyorum. Lütfen bana “ Etrafımız savaşlarla, açlıkla boğuşurken biz boğaz mı düşüneceğiz” tarzı boş laflarla savunmaya geçmeyin. 
Diğer bir kardeşinizin tokluğa ulaşması, sizin tok olmanızla doğrudan orantılıdır. Sen toksan o kişi açlıktan kurtulur. Her ikisi de açsa tokluk söz konusu olamaz.
Hükümet belediye yarışı yerine halkın bu tür kemik sorunlarına eğilmelidir. 
Yoksa falancanın adayı şuymuş, feşmekan şunu aday yapmış gibi mevzular bu halkı hiç enterese etmez. Kim olursa olsun. Geçsin biri otursun.                
 

Bu yazı toplam 808 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.