1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Öncelik Ölülerin mi Dirilerin mi?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Öncelik Ölülerin mi Dirilerin mi?

A+A-
Salı günü arkadaşım Mustafa Dündar’ın abisinin cenazesini kılmak ve Üçler Mezarlığı’na defnetmek için Selimiye Camii’ne gittik. Merhuma rahmet kalanlara başta arkadaşım olmak üzere sabr-ı cemil diliyorum. Namazdan sonra üç merhum için üç cenaze namazı kıldık. Buraya kadar her şey normal ve beklendiği gibi. Bundan sonra ise birkaç aksaklık ve birkaç güzelliği sizlerle paylaşmak istiyorum. Güzelliklerin başında belediyenin cenaze hizmetlerinden ikisi çok dikkat çekici. Bunlardan biri, “mezar bulma” hizmeti. Bildiğiniz gibi Üçler Mezarlığı bayağı büyük bir alana yayılmış durumda. Tabii olarak eş ve dostun mezarlarını sık sık ziyaret edemiyoruz. Bu durumun bir sonucu olaraktan mezarların yerlerini unutuyoruz. İşte burada mezarlık görevlileri devreye giriyor. Görevlilerle muhatap olmak istemiyorsanız bilgisayar imdadınıza yetişiyor. Kabrini aradığınız kişinin adını soyadını yazdınız mı ada parsel ve mezar numarası karşınıza çıkıyor. Ben ikinci yolu deneyerek 2009’da vefat eden komşum ve arkadaşım Hamdi Akman ağabeyin mezarını buldum. Mezarı ararken güvenlikçinin “amca yardım edebilir miyim?” jestini boşa çıkarmamak ve işleyişi öğrenmek için bu isteği kabul ettim. Onun , “Mez. 1’den merkeze! Mez. 1’den merkeze!”  anonsundan sonra oraya aranan ismin bildirilmesi ve merkezden mezar yerinin telsizle kendisine iletilmesi çok güzel bir hizmet doğrusu.

Bunun yanında mezarlık içinde tabutu taşımak için futbol sahalarında gördüğümüz araca benzer bir aracın bulundurulması da takdire şayan. Bu araç sayesinde cenaze hem daha hızlı bir şekilde yerine ulaştırılıyor, hem de peygamberimizin: “Cenaze (tabuta) konup da omuzlara alındığı vakit, salih birisi ise der ki: “Çabuk çabuk, acele acele beni yerime götürünüz” Sözü yerine getirilmiş oluyor. İlaveten cenaze ile meşgul olan yaşayanlara zaman kazandırılıyor.

Belediyelerin ölülerle ilgili bu ve buna benzer takdire şayan hizmetlerini görüyor ve yaşıyoruz.( Bu babdan olmak üzere istendiğinde belediyelerin cenaze sahiplerine defin aracı ve otobüs gönderdiğini, ölü yıkamak için araç tahsis ettiğini, hatta eğer ölü fakirse kefen ve diğer malzemeleri ücretsiz verdiğini Konya kamuoyu biliyor ve takdir ediyor.) Aksaklıklara gelince bu cenazede ve Selimiye’de daha önce kıldığımız cenazelerde gördüğüm en büyük aksaklık tabutun camiden mezarlığa giderken trafiği aksatması. Cenaze sahipleri üzüntüden belki bunu farkına varmıyorlar ama üç cenaze yolun bir yanından öbür yanına geçene kadar trafik dakikalarca duruyor. Acelesi olan vatandaşlar ne yapsın çarnaçar tabutların geçmesini bekliyor. Salı günkü törende de yine aynı manzara yaşandı. Arabalarının içinde olan vatandaşların yüzleri asık durumdan memnuniyetsizliğini ifade eden nazarlarla beklediler cenazelerin geçişini. Bu durum tabii ki kul hakkına taalluk ediyor. Bu konuda yapılacak iş basit: Camiden alınan tabutlar hızlı bir şekilde elden ele verilmeden üçler tarafına geçirilecek, ondan sonra, trafik yok bekleyen yok… Cemaat ister yavaş, ister hızlı mezarlık içinde hareket edebilir. 

DİRİLERE GELİNCE

Törenden sonra eş dost ve eski öğrencilerden birkaç kişiyi ziyaret ettim. Gördüm ki yaşadığımız en büyük olumsuzlukların başında hala ailevi sorunlar geliyor. Eşler arası iletişim, gelin kaynana, damat kayınpeder, anne baba evlat ilişkileri problem olmaya devam ediyor. Konu ile ilgili muhataplarıma aklımın erdiği, dilimin döndüğü kadar birkaç görüş bildirdikten sonra ölüler ve diriler dengesinde belediyelerimizin ölüler için yaptıklarının daha fazla ve yerinde olduğunu gördüm. Kendi kendime, “Keşke başkanlarımız dirileri de ölüler kadar düşünse” dedim.

Başkanlarımızın en büyük sosyal problemimiz olmaya devam eden evlilik ve aile problemleri ile ilgili acil yapması gereken birkaç öneri ile yazıma son veriyorum:

1-  Her evlenen çifte mutlaka nikâh kıyılırken, evlilikle, aile ile ilgili birkaç kitap hediye etmeliler.

2-  Kademe benzer birkaç hizmet daha devreye alınmalı.

3-  Problem yaşayan aileler tespit edilip sosyal uzmanların o ailelerin evine gidip yardımı etmeleri sağlanmalı.

4-  Fakir ailelere evlenirken düğün, çocuğu olunca çocuk yardımı yapılmalı. 

5-  Yerel basınla işbirliği yaparak aile, evlenme, çocuk sahibi olma gibi konuların özendirilmesi sağlanmalı. TV’lere kamu spotu şeklinde aile kurma, çocuk sahibi olma, bu dünyadaki en büyük mutluluğun güzel bir yuvada hoş bir aile ortamında olduğu gerçeğini anlatan reklamlar verilmeli… Çünkü diriler ölülerden daha önemli ve öncelikli. Yanılıyor muyum?  

Bu yazı toplam 215 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.