1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Ondan Önce Ve Sonra
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Ondan Önce Ve Sonra

A+A-
Sıradanlığın dışına çıkıp farklı bir yaşam döngüsünün doyasıya heyecan ve sevgiyle iç içe geçtiği, büyüklerin iş, tatil ya da ziyaret planlaması ve hazırlığı yaparken söylediği, çocuklarda da merak uyandıran günlere kavuşmuş bulunuyoruz.

Çocukken büyüklerimizden çokça duyduğumuz “Ramazan Geliyor” ya da bir planlama yaparken dile getirilen “Ramazandan Önce”, “Ramazandan Sonra” sözüne takılır, içten içe bu Ramazanı! merak ederdim. Kimdi bu ramazan? Önemli birisi olmalı ki, ondan önce ya da ondan sonra bir şeyler yapılabiliyordu. O varken, yanında bir şey yapmak mümkün değildi demek ki!
Büyükler bu planlamaları yaparlar da çocuklar boş durur mu? Onlar da kendi planlarını yaparlar. Oruç tutup tutmayacaklarına ilişkin bitmek bilmeyen sorular, İftar nedir? Sahur nedir?, Teravih Namazı ve en sonunda nihayet Bayram Günü ne giyeceklerinden, kimlerin harçlık verdiklerini saymaya ve gezmeye gidecekleri yerlere kadar bir dizi planlamayı da çocuklar yapmaktadır.
Çocukların duyguları, heyecan, mutluluk, sevinç, hüzün ve iyiliğin en yalın halidir. Onlar herhangi bir toplumsal mekanizma filtresine takılmadan içlerinden geldiklerini doğrudan ifade ederler. Bu nedenle yaşadıklarımızı anlayabilmek için çocuk masumiyeti, sevgisi ve doğallığına her zaman ihtiyacımız olmuştur. Ramazan ayını da iyi anlamak için çocukların gözlerine bakınız. Onlara kulak veriniz ve dinleyiniz. Onlar içlerinden geldiği gibi davranırlar ve bazen cevap verip açıklamakta güçlük çektiğimiz sorular sorarlar. Bu nedenle her konuda ve işte, çocukların ne yaşadığına, neler hissedip düşündüğünü de dikkatle gözlemlemek gerekir.

Ramazan ayı da çocuklar için mutluluk, huzur ve sevgi demektir. Çünkü bütün bir aile en doğal haliyle, yapmacıksız, sofranın başında gözlerin yarı açık yarı kapalı, vücudun bir kısmının hala uykuda olduğu sahur zamanları çocuklar için ayrı ve farklı bir heyecandır. Sabah uyandığında gece yediği yemekle ilgili belli belirsiz anıları hatırlamaya çalışırlar. Tam gün oruç tutmak için büyüklerin takdirlerini test edip dururken, öğle ezanı ile açtıkları oruçları, biraz büyüklerinin akşam ezanına kadar beklemeleri ve iftar öncesinde yoksullarla kurulan empati de çocuklar için önemli bir terbiyedir. En çok da büyüklerinden duymak istedikleri övgü ve iltifatlara da ilgi gösterirler ki, iyi bir şeyler yapıp onların ve sonrasında Allah (cc) rızasını kazanmaya çalışırlar.

Yatsı ezanı ile birlikte sokağa dökülüp camiinin yolunu tutan insanlarla birlikte camiinin yolunu tutarlar. En çok da gündüz okulda, sokakta gördüğü arkadaşını camide de görünce başlayan koyu sohbetler, namaz arasında getirilen salavatı şerifeler ve bazen de kikirdemeler ve gülüşmelerle büyüklerin kızmaları ve zoraki gülmemeye çalışan, gülmek için patlamaya hazır gergin yüzler…

Küçük oğlumun ikide bir sorduğu “Bayram ne zaman?” sorusuna verdiğim gün sayılarını “yatacaz, kalkacaz” diye hesaplamalarla ne zaman olduğunu anlamaya çalışmasındaki gördüğüm heyecan ve sevinç bu satırları yazmama vesile oldu. Çocukların duyguları ve heyecanları biz yetişkinler için de ihtiyaç duyduğumuz duygulardır aslında, çünkü hayata yön veren duygular çocukluk çağında yaşadığımız duygulardır. Yetişkinler de hayatı anlamaya çalışırken kendi çocukluk yaşamlarına bakarlar da çoğu zaman fark etmezler.

Bayram Günü çocuklar için, el öptükleri, övgü ve iltifata mazhar oldukları, herkesin birbirine saygı duyduğu, ödev, ders, okul veya sorunların olmadığı, ötelendiği günlerdir.  Bunun temelinde de çocukların kendini güvende hissetmesi ve duygusal ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanıyor olması vardır. Selam ve dua ile. 
Bu yazı toplam 121 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.