1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Onun Kişiliği Hakında Bir Hadise
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Onun Kişiliği Hakında Bir Hadise

A+A-
Bu günde ehemmiyetine binaen asrın belası SİGARA mevzuunu bu günde devam ettirelim. Ama bilinmelidir ki; Ben sigara içen din kardeşlerime kızmıyorum. Lakin sahabeden Hz. Ebu Hüreyrenin dediği gibi “ O günahı onlara işleten şeytana fena kızıyorum” diyerek üstün kişiliğinden faydalanmaya devam edelim.
Hadimi’nin kişiliği hakkın da anlatıla gelen bir hadise şöyledir: Hadimi, tütünün şiddetle aleyhindedir. Bunu her zaman söyler ve eserinde de beyan eder. Devrinin bir başka meşhur âlimi ise, bu mevzunu pek umursamaz. Hatta Hadimi’nin bu mevzudaki bu derece hassasiyet ve ciddiyetini makul görmediği gibi, onun bu noktadaki görüşüne de muhalifmiş.
Bu iki ünlü âlim, birbirini tanımazlar, sadece isimlerinden ve şöhretlerinden dolayı, gıyabı tanışıklıkları varmış.
Bir yıl, tesadüfen ikisi de hacca gider. Bir gün Ravza-i Mütahhara’ da, sevgili Peygamberimizin huzurunda iken, tesadüfen yan yana gelirler. Bir ara bir münasebetle, nereli olduklarını birbirlerine sorarlar. Sohbet kapısı açılır. Karşısındakinin Anadolulu ve hem de Konyalı olduğunu öğrenen o meşhur Hoca, ”Hadimi” adında bir Hocanın tütün aleyhinde pek fazla hiddet ve ciddiyet gösterdiğini duyduğunu, biraz da sert bir dille belirterek, bu kadar ileri gitmeye lüzum olmadığını ifade eder. Hadimi, uzun uzadıya dinledikten sonra ona der ki:
”Hoca Efendi! Şimdi şurada senin elinde sigara, benim elimde ise bir şerbet bardağı olsa ve şu karşımızda bulunan mübarek türbeden Fahri Kâinat Efendimiz kalkıp buraya kadar gelerek, bizi teşrif buyursalar; senin sigarayı’mı, yoksa benim elimdeki şerbeti mi ona takdim edersiniz?”
Bu makul soru ve durum karşısında müşkül durumda kalan o ihtiyar âlim, karşısındakinin kim olduğunu merak eder ve hatta bir ara onun Hadimi bile olabileceğini aklına getirerek, merak ve heyecanla sorar:

“-Delikanlı! Yoksa Hadimi dedikleri sen misin?”
Hadimi tatlı bir tebessümle ve “evet oyum” manasına gelen şekilde başını sallar. Bunun üzerine iki âlim kucaklaşırlar. Kaynaşırlar, anlaşırlar ve derin sohbetlere dalarlar.
Sözü geçen Şam’lı Âlim ile alakalı bir menkıbesi daha anlatılır. Fakat ben o kısmını da inceledikten sonra lüzumlu görürsem yazacağım. Hakikat, o Şamlı büyük Âlimin Hz. Hadimi ile bu buluşması ve aralarında yukarda mevzusu geçen hoş sohbetten sonra o zatın tevbe etmiş olmasıdır. Akıl sahipleri için bunda çok büyük ibret ve ders almalarını Mevladan temenni ederiz.
Bir büyük İslam âlimi Ebu’l-faruk Süleyman Hilmi Silistrevi Efendi hazretlerinin, BELİYYE yani bela diye isimlendirdiği bu Sigara tütün illeti hakkında ki şu kısa malumatını da sizlere arz etmek istiyorum.
Tütün ziraatı yapan ziyarete gelen bir misafire sorar: “ Sahip olduğun yerlere tütünden başka bir şey ziraat itsek idareni çıkarabilirmisin?” misafir:
Fevka’l-ade, didi. Bunun üzerine buyurdular ki: “ Öyle ise bu günden sonra sana tütün ziraatı yapmak yok. Zira tütün hem ibadetten hem de istirahattan alıkor” buyurur. Ve o zat, tütün yerine başka şeyler ekerek de rızkını elde eder. Hz. Allah şuurlu kimselerin adedini artırsın…(Devam edecek)
Bu yazı toplam 197 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.