1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Onuncu Yılında Ufuk Turu
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Onuncu Yılında Ufuk Turu

A+A-
Konya Sivil Toplum Kuruluşları tarafından organize edilen Ufuk Turu Toplantılarının onuncusunu da geride bıraktık. 15-19 Mayıs 2013 tarihleri arasında Alanya Bera Otel’de gerçekleştirilen toplantıların ana konusu “Türkiye’nin Geleceği” oldu. Dünyada ve bölgemizde yaşanan hızlı ve köklü değişimlerin, bu süreçte Türkiye'yi daha önemli hale getirdiği gerçeği göz ardı edilemez. Bu nedenledir ki; önümüzdeki dönemlerde bölgemizde gerçekleşecek olan gelişmelerin ferasetle yakından takip edilmesi ve gerekli adımların yerinde ve zamanında aktif bir biçimde atılması son derece önemlidir.
Bilindiği gibi Ufuk Turu toplantıları her yıl aksatılmadan Mayıs ayında gerçektleştirilmekte olup, ülkemizin önemli bir yarasını masaya yatırarak çözüm reçetelerini kamuoyuna ve ilgili mercilere bir sonuç bildirgesi olarak sunagelmektedir.
Onuncu Ufuk Turu’na Konya'mızda faaliyet gösteren seçkin, etkili, kamuoyunun güvenini kazanmış yüz sivil toplum kuruluşu ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin değişik bölgelerinden sivil toplum kuruluşlarını temsilen beş yüz kadar katılımcının iştirakiyle ile icra edilen toplantılarda; “Medeniyet, İnanç ve Değer”, “21.Yüzyılda Dünya ve Türkiye”, “Türkiye ve Bölgesel Dengeler”, “Türkiye’de Siyasal Tartışmalar” üzerine mütefekkir, yazar, bürokrat, akademisyen ve sivil toplum yetkilileri düşüncelerini birer tebliğ halinde farklı boyutlarıyla ortaya koydular. Ayrıca yapılan söyleşiler, fikrî tartışmalar ve özel sohbetler de toplantılara renk kattı.
Dün yapılan “Kapanış Oturumu”nda ise üç gün süren toplantılardan çıkan Sonuç Bildirgesini Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Lâtif Selvi okudu.
Selvi özetle şöyle dedi:
“Soğuk Savaş sonrası tesis edilen dünya düzeninin yeniden şekillenmekte olduğu kritik bir süreçten geçmekteyiz. Bu dönem, Türkiye için önemli fırsatları ve riskleri içinde barındırmaktadır.
Tarihsel olarak medeniyetler yükselir ve düşer. Günümüzde Batı medeniyeti maddî ve manevî anlamda derin bir kriz yaşamaktadır. Uzun bir durgunluk döneminden sonra İslâm medeniyeti için yükseliş döneminin işaretleri görülmektedir.
İslâm'ın medeniyet tasavvuru günümüz sorun ve ihtiyaçlarına cevap verecek niteliktedir. Gücünü bu medeniyet tasavvurundan alan Türkiye daha barışçıl ve adil bir dünya inşasında aktif rol oynamalıdır.
Dünyadaki ve bölgedeki Türkiye algısı oldukça pozitiftir. Bu algı tarihsel mirasımıza dayanmakta ve günümüzdeki ekonomik ve siyasi başarılardan beslenmektedir.
Uluslararası kuruluşlar değişen dünya dengelerine uygun olarak yeniden yapılanmaktadır. Bu süreçte Türkiye aktif rol oynamalı ve tüm dünyada Müslüman ve mazlum halkların hakları konusunda duyarlı olmalıdır.
Türkiye, bölgesinde etkinliğini artırmak için, sivil toplum kuruluşları ile işbirliği halinde, bölge ile yakın ilişki kurmalıdır.
Bölgede etkin politika oluşturacak bilgi, uzman ve donanım eksikliği yaşayan Türkiye'de eğitim ve araştırma kuruluşları desteklenmelidir.
Türkiye’nin çevresindeki coğrafya ile ilişkileri güçlendirilmelidir. Bu çerçevede Ortadoğu ve Afrika açılımı devam etmeli; sosyo-ekonomik ve kültürel ilişkiler geliştirilmelidir.
Arap Baharı diye isimlendirilen süreç, bölgede halkın rızasına dayalı meşru rejimlerin kurulmasının önünü açacaktır. Türkiye'nin sahip olduğu birikim ve tecrübe bölge halklarına ilham kaynağı olmaktadır. Sürecin başarılı olması için Türkiye bölgeye yönelik desteğini sürdürmelidir.
Suriye'deki kanlı rejiminin tasfiyesine yönelik sürdürülmekte olan mücadele başarıya ulaşıncaya kadar desteklenmelidir. Türkiye'nin Suriye politikası ahlâkî ve siyasî temelde doğru bir politikadır ve tahriklere rağmen devam ettirilmelidir.
Kendi toplumumuzun temel meselelerini tam olarak çözmeden Türkiye’nin bölgesel ve küresel seviyede etkin bir güç olabilmesi mümkün olmayacaktır.
Türkiye'nin son dönemde yakaladığı istikrarı kalıcı hale getirecek ve gücünü artıracak yeni bir anayasa acilen yapılmalıdır. Bu çerçevede Başkanlık sistemi dâhil olmak üzere tüm hükümet sistemleri bilimsel bir temelde tartışılmalıdır.
Türkiye'ye ciddi bir maliyeti olan terörü bitirecek, milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmeyi amaçlayan çözüm süreci tüm toplum kesimleri tarafından desteklenmeli ve sürecin devamını sağlayacak yapısal düzenlemeler gerçekleştirilmelidir.
Kamuda başörtüsü özgürlüğü konusu başta olmak üzere ülkemizde güç kaybına yol açan ve devlet-millet kaynaşmasını engelleyen konular acilen çözülmelidir.
Daha adil bir dünya ve güçlü bir Türkiye için katılımcı sivil toplum kuruluşları ve üyeleri,
üzerlerine düşeni yapmakta kararlı olduklarını kamuoyuna saygıyla duyurur.”
Ufuk Turu Toplantılarına katkıda bulunan tüm sivil toplum kuruluşlarına; tebliğleriyle katılan mütefekkir, yazar, bürokrat, akademisyen ve sivil toplum yetkililerine ve bu organizede emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi sunarım.

 
Bu yazı toplam 78 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.