1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Onurlu Seçmenler
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Onurlu Seçmenler

A+A-
Yarış başladı.
Sonucu belli bu yarışın.
Bunu dağdaki çobana da sorsanız aynı şeyi söyler:
“11 Ağustos sabahı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan” diye.
Birçok çevrenin iddia ettiği gibi âdil bir yarış olmadığı belli.
Ekmel Bey’in ardında Yedi Düvel’le birlikte Beşli Çatı, Faiz Lobi’lerinden tut da Vaiz Lobi’lerine varana kadar; Pensilvanya’dan tut da gizli servisler, taşeron holdingler, Localar, çakma STK’lar, malum Medya ve malum mahfiller, Suud Krallığı, Sisi, Esed gibi bilumum leş kargası var.
Recep Tayyib’in ardında ise sadece millet ve mazlumların duası var. Dolayısıyla elbette bu yarış âdil bir yarış olmayacaktır.
Herkesin bu yarışta takınacağı tavır tarihe kayıt düşülüyor.
Hüseyin Çelik’in bir sözü vardı Türk Politik mizah tarihi listesine üst sıralardan girmeyi başaran; “Eğer ile Meğer’i evlendirmişler, Keşke diye çocukları olmuş!” diyordu.
Beşli Çatı ekibinden CHP ve MHP sonucu şimdiden görmüş olacaklar ki; “omuzum-yamuzum” diyerek yenilgilerine şimdiden kılıf/bahane arama çabasındalar. Çatı’nın diğer üyelerinin ise zaten taktıkları yok. Onları da takan yok.
Gerek CHP’nin gerekse MHP’nin seçmenleri ise kazan kaldırıyor. Çünkü Ekmel Bey’in tepeden, cebren dayatılması onurlu seçmenler için rahatsız edici bir durum. Onurlu seçmen, aklını ve oy’unu kiraya vermez. Onurlu seçmen, sırf Erdoğan düşmanlığı uğruna kendisine ve ülkesine bir fayda sağlamayacak olana oy vermez.
Ya ne yapar?
Ya protesto eder sandığa gitmez, ya sandığa gider boş oy atar, ya da on üç yıldır ülkesi ve milleti için çırpınan, ülkesini diğer ülkeler karşısında prestijli bir yere getiren, yollar, hastaneler, hızlı trenler, havaalanları, tüp geçitler, kendi savunma sanayimizin atağa kalkması, barış sürecinin başlatılması, şehit cenazelerinin sona ermesi, garip gurebaya, fakir fukaraya ve tüm dünya mazlumlarına sahip çıkması, gasp edilmiş hakların geri kazandırılması, vesayetçiliğe set çekmesi, statükoculuğa dur demesi, darbeler karşısında dik durup prim vermemesi ve daha yüzlerce ülke ve millet menfaatine hizmetin karşılığı olarak Erdoğan’dan yana oy kullanır. Çünkü bu tarihî bir sorumluluktur.
Onurlu seçmen böyle yapar.
. . . . .
Koka Kola Azgınlığı Var...
“Ramazan sofralarımızın geleneksel içeceği(!)” diye reklamlarla bize yutturulan ve içenleri de bağımlı hâle getiren bilumum gazlı içeceklerin ve en başta da Koka’r Kola’lar’ın insan sağlığı açısından ne denli bir tehlike olduğunu Ünlü yazar Karen Hill, “Yeteeerr! Artık Diyet Yapmak İstemiyorum” adlı kitabında anlatıyor.
Karen Hill, kitabında insanların Kola’ya olan düşkünlüğüne değinerek; “Türkiye'de adeta bir Kola bağımlılığı var” diyor.
Bana göre ise Kola bağımlılığı değil, Kola azgınlığı var.
Su yerine adeta Kola tüketiyoruz.
Kola, korkunç bir bağımlılık yapan içecektir. Uyuşturucuyu bırakmak kadar da zahmetlidir.
İnsanların kolayı bırakmakta çok güçlük çektiğine değinen Karen Hill; “İnsanlar Kola’yı bırakmaya karar verdikleri ilk gün korkunç migren ağrıları, titremeler, asabilik ve uykusuzluk yaşıyorlar. Fakat iki günü atlattıktan sonra bomba gibi oluyorlar” diyor.
Ve Kola’yı bırakmanız için en önemli 12 sebep sıralıyor:
“1- Fazla kilo ve yağlanma,
2- Karaciğer hasarı,
3- Diş çürümeleri,
4- Böbrek taşları ve Kronik böbrek hastalıkları,
5- Şeker hastalığı,
6- Asit reflü,
7- Kemik erimeleri,
8- Hipertansiyon,
9- Kalp hastalıkları,
10- Sindirim bozuklukları,
11- Alzheimer (hafıza kaybı),
12- Kanser…”
Allah(cc)’ın birer emaneti olan vücudumuza zarar vermek istemiyorsak bir an önce bu illetten kurtulmalıyız.
Karar sizin…
Allah(cc)’a emanet olunuz.
 
Bu yazı toplam 96 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.