1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ORASI KUZEY IRAK MI, KÜRDİSTAN MI?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ORASI KUZEY IRAK MI, KÜRDİSTAN MI?

A+A-

Geçtiğimiz hafta Mehmet kardeşimle bir Irak seyahatim oldu. Şöyle ifade etmem daha doğru olur. Kuzey Irak yahut ta Kürdistan seyahatim oldu. Görünen o ki Kürdistan el altından kurulmuş. Her yerde Kürdistan bayrakları dalgalanıyor. Dikkat çeken hususlardan biri de burada gayet güvenli bir yaşam sürebiliyorsunuz. Kimse dininize, milliyetinize, özel hayatınıza karışmıyor. Adım attığınız her sokak ve caddede Türk markaları başı çekiyor. Çocuklara eli boş gitmeyelim diye girdiğimiz marketlerden çikolata, gofret vb. bir şeyler almak istediğimizde dahi Türk ürünlerinden başka bir marka yok denecek kadar azdı. Ayrıca her noktasında Türkiye’den gelmiş ve buraya yerleşmiş girişimci işadamlarına rastladık. Her biri ama şahsi olarak ama buranın bir vatandaşıyla ortak şirket kurulumuna gitmiş. Gayet başarıyla işlerini yapabiliyorlar. Çoğu rahat bir yaşam sürdüğü için Türkiye’ye dönmeyi aklına bile getirmiyor. Hatta anasını, babasını, çoluk çocuğunu alarak buraya yerleşenler var. Yani işin özeti öyle uzaktan gördüğümüz gibi huzursuzluk hakim değil. Herkes kendi işine bakıyor. 
Ama işe normal Irak açısından baktığınız zaman durum hiçte iç açıcı değil. Hatta Kürdistan’dan Irak’a geçme istediğiniz zaman Kerkük çıkışlarında başlayan Haşdi Şabi militan kontrollerinde eğer ülkeye normal Irak’tan giriş yaptıysanız sorun yaşamıyorsunuz. Çünkü giriş için mecbur olduğunuz Irak vizeniz pasaportunuzda bulunuyor. Bu da size güvenli olduğunuz noktasından yaklaşmalarına sebep oluyor. Ama eğer Kürdistan mıntıkasından girişi yaptıysanız havalimanından vizesiz sadece bir giriş mührüyle giriş yapabildiğiniz için güvensizlik olgusuyla yaklaştıkları için size her türlü eziyeti yapabiliyorlar. Yani bir nevi şüpheli durumuna düşüyorsunuz. Onların nezdinde ülkeye sızmaya çalışan bir ajan olma ihtimaliniz var. Bunun ötesinde başkent Bağdat’ta rahat etmeniz mümkün görünmüyor. Her an çatışmalar olabiliyor. Arada bir patlayan bombalardan birinin gelip sizi bulması işten bile değil. Haliyle Şii milis kontrolünün yoğun hissedildiği Irak’a bu aralar gitmenizi hiç tavsiye etmem. Ama Kuzey Irak denilen Kürdistan bölgesine rahatça gidebilirsiniz. Kimsenin sizinle derdi yok. Gidin işinizi yapın. Paranızı kazanın. 
Haşdi Şabi hakkında bilgi vereyim dilerseniz. Haşdi Şabi veya Irak gönüllü halk güçleri, IŞİD terör örgütü tarafından Irak şehirlerine düzenlenen saldırılara karşı koyması için Iraklı sivil halk tarafından 2015 yılında oluşturulan yarı askeri, militan tarzında anlayacağınız sivil ve gönüllülerden oluşan ve devlet tarafından desteklenen silahlı oluşumlar olarak adlandırabileceğimiz bir güç. Irak Haşdi Şabi için Türkiye’de Anadolu topraklarının Yunan, İngiliz, Fransız, İtalyan ve Ermeni birliklerince işgal edildiği dönemde doğan bizde ki Kuvay-i Milliye gibi milli bir direniş örgütü olarak algılanabilir. Takip eden kardeşlerim bilirler. Haşdi Şabi teşkilatı, Irak devleti ve Irak dini otoritesi Ayetullah Sistani’nin isteği üzerine Necef’te Ordunun yanında askeri bir güç olarak kurulmuştu. Haşdi Şabi içinde Iraklı tüm kabile, aşiret ve her mezhep ve etnik kökenden güçler bulunuyor. Edindiğim bilgilere göre tamamen İran kontrollü Şia mezhebi mensubu mensuplardan oluşan bu örgütün sünniler karşısında takındığı tutum ise üzerimizde oynanan bir yahudi oyununun parçası olarak karşımıza çıkıyor. Zannımca Amerika’nın başını çektiği bu örgütün bölgede yaşayan islam toplumlarının birlik ve bütünlüğü için açık bir tehdit olduğu aşikardır. Mezheplerarası çatışmaları körükleyerek islam ümmeti arasında bitmek tükenmek bilmeyen fitne ateşini yakmada her oyununu devreye sokan Amerika’nın bölgeyi nasıl bir ateş girdabına soktuğunu anlatmama gerek yok. Sözde adalet ve huzur götürmeye gittiği gibi bölge müslümanlarını etkisi altına alarak nice mazlum insanın katline sebep olan emperyalist Amerika’nın bu yaptıklarında da oldukça başarılı olduklarını ifade etmeme gerek yok.
Bir müslüman olarak, müslümanların yaşadığı bir topluma huzur ve emniyet içerisinde seyahat yapamıyorum. Bundan daha büyük zül var mı? 
Şunu bilmeliyiz; Haşdi Şabi örgütünü Bağdat'ın İran destekli hükümeti doğrudan destekliyor. Bağdat örgüte, para ve silah yardımı da yapıyor. Bununla birlikte Haşdi Şabi'nin tam olarak hükümetin kontrol altında olmadığınıda ifade etmeliyim. İplerinin İran tarafından tutulduğu şüphesiz olan Haşdi Şabi örgütünün İran Devrim Muhafızları tarafından teşkilatlandırıldığı, bünyesindeki grupların liderlerinin genelde, Tahran'la ve İran'daki kutsal Kum şehriyle yakın ilişkileri olan din adamları olduğunu biliyoruz. Söz konusu oluşum, Musul, Tikrit ve Enbar'da DEAŞ'a karşı direniş gösteremeyen ve kırılma yaşayan Irak güvenlik güçlerine takviye olarak kurulmuş olsa da, daha sonra Sünnilere yönelik Tikrit, Diyala ve diğer bölgelerde mezhepçi tutum sergileyip zaman zaman ev ve iş yerlerini ateşe vermenin yanında yağma gibi insan haklarını ihlal eden eylemlerde bulunmaya devam ediyor.
Yani işin özeti, bölgede emniyetin oluşması ve insanların huzur ve güven içinde yaşaması için daha çok var. 
Maalesef!
 

Bu yazı toplam 1290 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.