1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. ORTADAKİ ŞAPKALI SENSİN!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

ORTADAKİ ŞAPKALI SENSİN!

A+A-

Son günlerde Konya Şeker dolayısıyla Torku markasını kötülemek, yıpratmak 60 bin çiftçinin emeğini yok etmek için kampanya başlattılar.
Sosyal paylaşım sitelerinde çiftçilerimiz ise bu durumun vahametini görerek açıklamalarda bulunuyor;
Son dönemde Torku üzerinde ciddi bir algı operasyonu yapılıyor. Torku satıldı. Torku ekonomik sıkıntı yasıyor başlıkları altinda Türk çiftçisinin yüz akı dev kuruluş itibarsizlastirilmaya çalışılıyor.
NEDEN TORKU?
1. TORKU, Cargilin piyasayı ele geçirme projesinin önündeki tek engel.
2. Ülke tarımının en sağlıklı yapısı olan Torku tarım ve hayvancılık sektörün umudu olma özelliğini sürdürmesi lobilerin planını bozuyor. 
3. Cargille ortaklık yapisi olan ülkemizin en büyük gıda firmasının tekellesmesinin önündeki en büyük engelin Torku olması 
4.Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin yanlıs olduğunun ispatının Torku olmasi nedeni ile Torku biterse Şeker fabrikalarinin satılması aklanacak.
5. Torku çiftcilerin kooperatifcilik alanindaki başarı hikayesi olmasi nedeni ile Torku'nun bitirilmesi ülke tarımına ciddi darbe vurulması demek.
Dolayısı ile Torku, Türkiye düşmanlarının korkulu rüyası olmaya devam edecek. Etmelidir. Yaşadığı zorlukları hep beraber aşmamız gerekir. Başarısı için omuz verilmelidir. Bu dava Milli bir davadır. Dostları üzmemek için, düşmanları sevindirmemek için ben Torku'nun ürettikleri ürünlerde, başka marka almıyorum.Torku alıyorum. Sizde Torku alın. Türk çiftçisinin son kalesini teslim etmeyelim.
Evet pahalı gelebilir ama hille yok..
Yabancı marka gibi sahtekarlık yapmıyor."
Noktasına virgülüne dokunmadan alıntı yaptım.
Bizim bu yöreden delikanlı askerliğini süvari olarak yapmaktadır. Tabi adet olduğu üzere fotoğraf çektirir ailesine gönderir.
Süvari olduğu için fotoğrafı kendi üzerine zimmetli olan iki atla çektirir.
Kendisi iki atın ortasındadır. Not düşer ve notunda da;
Not: ortadaki şapkalı olan benim! Şeklinde yazar.
Yukarda da anlatılan da aynı şapkalı benim deseniz de demeseniz de biz çiftçi sizi çok iyi tanımaktadır.
Köşemde siz okuyucularıma zaman zaman porte çiziyorum.
Daha doğrusu bir kişileri anlatıyorum. Tabi hayır veya şer ne varsa ortaya koyuyorum.
Böylesi bir anlatım gıybet falan değildir. O kişiyi başka türlü tanıyanları uyarı niteliğindedir.
Bu uyarıdan hem bilmeyenler kazandığı gibi hem de memleket ve ülke kazanacaktır.
Adam açgözlü olursa kendinin hak etmediğini her türlü hile ve desise ile elde etme yoluna gidecektir.
Onun için haram veya helal söz konusu değildir.
Tek gayesi her türlü düzenbazlıkla hedefine erişmektir.
Dünde ibretle kalan Firavun, Nemrut ve Karun'da açgözlülerdi. Ne oldu hala lanetle anılmaktadırlar.
Elindekiyle yetinmeyip başkalarının hakkını gasp ederek sadece kendisi mutlu olurken diğerlerini mutsuz etmenin adı açgözlülüktür.
Hak edişi tespit noktasında olanlar bu açgözlüleri iyi görmelidirler.
Aksi halde vebalini her iki dünyada da ödeyemezler.
Benim adamım olsun da ne halt ederse etsin diyemezsin.
Ölçü bellidir.
Ölçü ancak, Allah ve Resul çizgisidir.
Helal dairesi içerisinden çıkmadan hizmet etmek ve hizmet üretenleri iyi görmek ve kollamak durumundayız. Aksi halde bu vebalin altından dünyada ve ahrette kalkamayız.
Haddini dahası kendini bilmek erdemdir. Haddini bilmezlerin hangi işe niye talip olduklarını iyi anlamak gerekir.
Motosiklet sürücüsü rüzgâr almasın diye çeketi ters giymiştir. Sodur köyümüzün civarlarında motosiklet sürücüsü kaza geçirmiş köylüler kazazedeye yardımcı olmak için koşmuşlar.
--- İlk önce başının eğriliğini düzelterek işe başlayalım. Demiş. Motosiklet sürücüsünün başını düzelteceğim derken boynunu kırmışlar. Boynu kırılan kazazedeye yardım etmeseler daha iyi idi.
İşi bilmenin ve işin ehli olmanın ne kadar önemli olduğunu anladınız değil mi?
Aceminin elinde balık kavağa yani kayaya çıkar. Apa Mahallemizin girişinde balık anıtın da olduğu gibi.
Hırs; Tama, aç gözlülük, aşın tutku, sonu gelmeyen istek gibi manalara gelir.(24. Nahl, 97; Hıcr, 40-42; Sâd, 83.
Eğer insan bu duyguya kapılırsa mal, mülk, makam, mevki hırsı öylesine kendini sarar ve kaplar ki, Peygamberimizin ifadesiyle:
"Kişiden mal hırsının, şeref ve mevkiye düşkünlüğünün dinine yaptığı zarar, iki aç kurdun sürüye yaptığı zarardan daha büyük olur." (25Şemsettin Sami Kamusu Türki)
Dünyalık, makam, mevki elde etmeye yönelik olursa, işte o zaman tehlike sinyalleri vermektedir. Hani Peygamberimizin (s.a.v) buyurduğu şekliyle: "Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar." (29)
 "İnsanoğlu ne kadar yaşlansa da, madde hırsı içinde canlı kalır." (30- Buhari,Rikak 5. Tirmizi,Zuhd 5. ..)
Dünyanın şerli, zararlı, çirkin, menfur, değersiz ve tahkire layık yönü; insanın, dünyanın, dünyalıkların, eşyaların kulu-kölesi haline gelmesidir. Övülen, sevilen ve tasvip edilen yanı ise; kişinin dünya hayatını ve malını bir fırsat bilerek, Allah yolunda çalışması, Allah için harcaması, kendi ahreti için hazırlık yapması ve geçici şeylere aldanmamasıdır Dünyayı kalben değil, kesben sevmelidir. Dünyayı kesben değil, kalben terk etmelidir.
Buraya kadar tamam mı?

Bu yazı toplam 465 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.