1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. ORTADOĞUYA BİR BAKIŞ (İNANÇ Açısından)
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

ORTADOĞUYA BİR BAKIŞ (İNANÇ Açısından)

A+A-

Ortadoğu, öteden beri dünya devletlerinin dikkatlerini ve bakışlarını devamlı olarak üzerine çekmiş olan bir bölgedir. Tabii bunun bir sebebi olmalıdır ve gerçekten de vardır. Her şeyden önce bu bölge tarihin derinliklerinden bu yana ilâhi dinlerin kitap ve vahiy olarak indirildiği ve bu dinlerin kendilerine indirilen peygamberlerin yaşadıkları bir bölgedir. 
    Bunun neticesinde bu dinlere inanan insanların çoğunluğunun burada yaşadıklarını görmüş olmamız yadırganacak bir durum olmasa gerektir. Ancak durum sadece bundan ibaret de değildir. 
    Her ne kadar, insanoğlu aklı ile Allah’ın zaman içinde gönderdiği peygamberlere indirdiği dinin temelde aynı olmasının gerekli olduğunu düşünüyor ve bu sebeple de farklı olarak görülen ilâhi dine mensup kimselerin aralarında bir ihtilâfın bulunmasını yadırgıyor ise de maalesef, her asırda olduğu gibi, farklı dine mensup kimselerin birbirlerine karşı olduklarıdır.  
    Aslında Allah’ın gönderdiği dinlerin inanç esaslarında bir farklılık yoktur. Çünkü bir sonraki gönderilen dinin kitabı ve bu kitabı alıp insanlara tebliğ eden peygamberler, daha önce gönderilen dini, o dinin kitabını ve peygamberini tasdik eder. Ne var ki, sonra gönderilen her din, bir önceki din ve kitabının Allah’tan gönderildiği gibi muhafaza edilememesi ve bozulması sebebiyle gönderilmiştir. 
    Bilindiği gibi bu dinlerin en sonu ve sonuncusu olan din ise bizim dinimizdir ve bu din kendisine indirilen Efendimiz Muhammed as. son peygamber ve tebliğ ettiği kitap Kur’ân-ı Kerîm de son kitaptır. 
    Bütün Peygamberler ve onlara gelen kitaplar temelde İslâm Dinini tebliğ etmiş ve Allah’ın kullarını böyle bir inanca yönlendirmişlerdir. 
    Nitekim Kurân-ı Kerîm de kendisinden önce gönderilen, gerek Hz. Musa as. ve gerek Hz. İsa as.ı  peygamber olarak tanır ve tanıtır; onların getirdikleri dinlerin aslının da Allah tarafından gönderilmiş olduğunu tasdik eder. Fakat onlara inananların bu kitapları olduğu gibi muhafaza edemediklerini ve içlerine ve içeriklerine insan sözlerini de karıştırdıklarını açıkladığı gibi, Allah’a olan saf ve temiz inançlarını da O’nun yarattıkları ile bir arada tuttuklarını belirtir. Yani bugün o dinlere mensup olanlar, Allah’ın kendilerine bildirip onlardan beklediği gibi inanmaları söz konusu değildir. 
    Tabii insanoğlu birçok konuda olduğu gibi inanç konusunda da kendilerine gelen dinleri olduğu gibi kabul etmiş görünseler de inançlarını kendi diledikleri gibi değiştirmekten de vazgeçmemişlerdir. Bu durumu da tabii olarak görmüş ve gerçek din olan İslâm’ı hiçbir değişikliğe uğramadan indirildiğinden itibaren kendi varlığını olduğu gibi muhafaza etmiş olmasına rağmen bir türlü kabule yanaşmamışlardır. 
    Konuya bu açıdan bakıldığında ilâhi dine mensup olduklarını söyleyen farklı din mensupları, aynı bölgede yaşamalarına rağmen, özellikle de en son dine mensup olanlara daima düşman gözüyle bakmışlar ve onları kendilerine çeviremedikleri durumda da onları kökten temizlemek için her türlü hile ve desiseye başvurmaktan da çekinmemişlerdir. 
    Böyle bir neticeyi elde edebilmek için de her türlü yolu denemiş ve bundan vazgeçmemişlerdir. 
     Bugün Ortadoğuda yaşanan hava, maddi menfaatler peşinde çabalamak olarak görülse de temelde bu inanç farklılığı yatmaktadır. 

Bu yazı toplam 194 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.