1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Ortalık Toz-Duman !..
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Ortalık Toz-Duman !..

A+A-
İnanın iyi, güzel şeyler yazmak istiyorum.Ancak bulamıyorum ki,
Öyle günlerdeyiz ki karşılaştığımız olaylar karşısında elimiz, dilimiz tutuluyor, ne yazacağımızı, ne söyleyeceğimizi bilemiyoruz. Önceki gün evimden çıkıp, gazeteme gelirken Radyoyu açtım.
Arabanın radyosunda spiker bazı “bakan oğullarının rüşvet alması” şüphesiyle gözaltına alındığını duyuruyordu.
Bu yazıyı yazdığım sırada “büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda” gözaltına alınanların sayısı artarken, bazıları da serbest bırakılıyordu.
Bu ülke hukuk devleti ise, bu ülkede hukuk var ve siyasallaşmadı ise, bu sorun mutlaka çözülecektir. Kimse buna müdahil olmamalıdır. Yargıçlar rahat çalışmalıdır. Geçmişte yapılan bazı savcıların görevden alınması gündeme gelmez inşallah.
Öğrendiğime göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına iki savcının daha görevlendirildi.
Üç-dört bakanın oğlu ve iş adamlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında dosyada iki savcının daha görevlendirildiği belirtildi.
Burada şunu düşünemeyiz.
“Babaların suçu, oğullardan sorulamaz” iddiası yanlıştır. Hatırlayınız, bilenler bilir. Rahmetli Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes babasına bir iş yapmak için izin istediğinde “ Hayır olmaz, bu işi sen değil, Menderes soyadı yaparsa sıkıntı olur” demişti.
Yine geçmişte bir İS¬Kİ skan¬da¬lı yaşanmıştı da, bir dö¬ne¬min so¬nu ol¬muş¬tu.
Bir de bun¬la¬ra ba¬kın…
3Y ile, ya¬ni yol¬suz¬luk, yok¬sul¬luk ve ya¬sak¬lar¬la mü¬ca¬de¬le id¬di¬asıy¬la ik¬ti¬dar ol¬du¬lar.
Ama İha¬le Ya¬sa¬sı¬’nı yak¬la¬şık 100 kez de¬ğiş¬ti¬re¬rek yol¬suz¬lu¬ğun önü¬nü so¬nu¬na ka¬dar aç¬tı¬lar.
Ka¬mu ban¬ka¬la¬rın¬dan ver¬dik¬le¬ri kre¬di¬ler¬le tü¬yü bit¬me¬miş ye¬tim hak¬kı¬nı yan¬daş¬la¬ra saç¬tı¬lar.
Sa¬yış¬tay ra¬por¬la¬rı¬na gö¬re, TO¬Kݬ’yi rant¬çı¬lı¬ğın, yol¬suz¬lu¬ğun sim¬ge¬si yap¬tı¬lar. Raporlar TBMM’ne getirilmiyor.Ha¬run gi¬bi ge¬lip, Ka¬ru¬n’¬u bi¬le göl¬ge¬de bı¬rak¬tı¬lar!
Alın teri ile, bilek gücü ile, beyin gücü ile kazanılan kazançlar helal olsun. Bundan başkanı ise siz düşünün…
Her başlangıcın bir sonu olacaktır. Yaşamın kuralı da budur zaten.
Soruşturmayı şu an Savcı Celal Kara yürütüyor.Rant, Rüşvet, Yolsuzluk...
Çıkar ilişkileri…

Polisin, TOKİ’deki yolsuzluk operasyonlarını yaptığı, ülkenin kara para aklama ve rüşvet iddiaları ile dalgalandığı gün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Konya’da tam da TOKİ panosunun önünde konuşmasını yapıyordu. AKP iktidarının 11. yılında cemaat-hükümet çekişmesi iyice gözler önüne çıktığında bu savaşın “kentsel dönüşüm” adı altında yapılan ve buram buram rant ve yolsuzluk kokan bu alana kayması hayli ilginç oldu.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın twitter’den attığı
“Mü’min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır. Fenalığa fenalıkla mukabele etmek, husumeti artırır, kin ve nefreti körükler, insanı hem azapta bırakır hem kaybet-kaybet sarmalına sürükler” mesajı hayli açıklayıcı. Kazan-kazan durumundan çıkıp kaybet-kaybet sarmalının içine girmek...
Bilinen şey siyasetçi seçimi kaybedince gitmez mi?..
Bazende darbe ile gider. Türkiye’de bunu bundan böyle inşallah görmeyiz.
Başbakan muhalefete ve rakiplerine sandığı işaret ediyor. Bakalım bütün bunlardan sonra ne olacak? Acaba bir çırpınışın, bir korkunun meydan okuyuşumu yoksa, çok şeyleri bilmemek mi?
Bak Meclis’te hiçbir işe yaramayan... Yasama görevinden hasta raporu alıp Lig TV’de parasına programa çıkan... Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden maaş alıp “Ben Türk değilim” diyebilen Hakan Şükür gitti...
Sıkı sıkıya sarıldığın, cemaat senden ümidini de, desteğini de kesti.
PKK ve yandaşları, uzantıları Mecliste kan kusuyor, zehir zemberek ve kabul edilmesi imkânsız laflar ediyorlar. Sadece izliyoruz. İktidar Tansu Çiller azınlık hükümeti kadar olamıyor.
Meclis'te sert "Kürdistan" tartışması
BDP milletvekilleri Mülkiye Birtane ve Özdal Üçer'in sözleri meclisi karıştırdı. Bunlar konuşmaları hangi cüretle yapabiliyorlar. Neden hesap sorulmuyor? TBMM İngiltere’deki Haiti park değil ki, her aklına gelen, her şeyi söylesin.
Bu süreçte istediğim, Türkiye’nin Hukuk devleti olduğunun ispatı gerekir. Hukuk siyasallaştırılmadan, bu yolsuzlukların ucunun nereye kadar gittiğini bulmalı ve yanlış yapanlar cezalandırılmalıdır.
Yoksa Türkiye kaybeder ve Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle “Türkiye Muz Cumhuriyeti” değildir.
Adam gibi soruşturma yapılsın,
Adam gibi hukuk çalışsın,
Adam gibi demokrasi işlevini yerine getirsin.
Şu olanlar Avrupa ülkelerinde olsa, ilk önce bu işte ilişiği olduğu iddia edilen Bakanlar hemen istifa ederdi. Ülkede vurgun, talan, avanta dönemine son verilmelidir.

 
Bu yazı toplam 40 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum