1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. ORTAYA KARIŞIKTAN SONRA EN YÜCE MAKAMA HAVALE ETTİK!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

ORTAYA KARIŞIKTAN SONRA EN YÜCE MAKAMA HAVALE ETTİK!

A+A-

Zaman zaman bizden önce yaşayanlardan yahut yaşanmışlarımızı daha çok ibret alınacak olanları buradan gazetedeki köşemden paylaşıyorum.
Rahmetli Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in şiirlerini ve yazılarını severek okurdum. Büyük Doğu Mecmuası ve sonrasında Rapor adlı risalelerini takip ederdim. Üstad 1977 Milletvekili Genel Seçimlerinde MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ile kampanya yürütüyor, mitinglerde konuşmalar yapıyordu.
Yıllardır Üstat deyip yere kuza koymayan bu hali hayra yormuyor ve Üstadın bunadığını daha ötesinde ayzamır  hastası olduğunu iddia ediyorlardı.
Üstadın bunamadığını hasta olmadığını onlarda biliyorlardı ancak, hesaplarına gelmediği için böylesi çamur atıyorlardı.
Hani çok bilinen ve anlatılan patlıcan dalkavukluk fıkrası vardır. Patişah Patlıcanı çok severmiş.
- Şu patlıcan musakkaya bir türlü doyamıyorum’ dese, dalkavuğu da;
- Aman padişahım, siz söyleyince ağzımın suyu akıyor. Akşam olsa da yesek’ dermiş. Padişah imambayıldıdan söz edecek olsa;
- ‘Padişahım, şu imambayıldıyı icat edenin mekanı cennet olsun, nefis bir yemek. İnsan yemeye doyamıyor’ dermiş.
Padişah; karnıyarıktan, patlıcan dolmasından, kızartmasından, kebabından, patlıcan salatasından, turşusundan ve reçelinden söz ettikçe, dalkavuk da göklere çıkarırmış...
Gel zaman git zaman, padişah patlıcandan nefret etmiş. Sofraya değil yemeği, salatası, turşusu, tatlısı, patlıcanın (P) harfinin gelmesini bile yasaklamış.
- ‘Şu patlıcan musakkanın neresini beğenirler de yerler, bir türlü anlamıyorum’dediğinde, dalkavuk da padişahın sözünü tamamlamış;
- ‘Aman padişahım, bu musakkanın yenilmesini yasaklamak lazım...’
Padişah, bir başka gün;
‘Bu insanlara hayret ediyorum. O kadar güzel salata çeşidi varken akşam yemeğinde tutup patlıcan salatası yiyorlar... Anlamak mümkün değil!’ dediğinde, dalkavuk sözünü kesercesine atılarak eklemiş:
‘Padişahım, bu insanlarda damak zevki diye bir şey yok. En iyisi, patlıcanın yetiştirilmesini yasaklamalı... Adını bile duymaktan nefret ediyorum...’
Bu konuşmaları duyan biri dayanamamış ve padişahın olmadığı ortamda, dalkavuğa sormuş;
Yahu! Sen bir zamanlar patlıcanı metheder ve adeta göklere çıkartırdın. Şimdi ise patlıcanı ve yemeklerini kötülüyorsun. Nasıl olur da bu kadar değişebilirsin hayret!..’Dalkavuk da hemen yanıtlamış;
Bana bak arkadaş... Bana bak... Ben patlıcanın değil, padişahın dalkavuğuyum. Anladın mı?...’
*
Mahiriz falan demiyorum. Cenabı Allah hafızamızı almasın. Hamdolsun karaya kara diyebiliyoruz. Ha sizin hesabınıza gelmiyor olabilir. Güneş balçıkla sıvanmaz, mızrak çuvala dün sığmıyordu bugünde sığmıyor. Değişen bir şey yok bilmem anlatabildim mi?
Bazı amcaların hesabına gelmeyince unutkanlıkla itham edenlere diyorum ki;
Rabbıma Hamdolsun üç yaşımdan bugüne kadar yukarda da ifade ettiğim üzere yaşanmışları eski tabirle hatıraları, bizden önce yaşayanlarımızın bize bıraktıklarını bildiğim kadarıyla paylaşıyorum.
Sonuçta böylesi düşünenleri ancak Cenabı Allah’a havale ediyorum. En yüce makam o!
“LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİM.
 “BÜTÜN GÜÇ VE KUVVET, YALNIZCA EN YÜCE VE EN BÜYÜK OLAN ALLAH’IN (C.C.) YARDIMIYLA ELDE EDİLİR.”
Afrin’de Zeytin Dalı Harekatında olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizi başarılı kıl Ya Rabbi! Duayla yazımı bitiriyorum…

Bu yazı toplam 483 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.