1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Osmanlı Hazineleri Nerede?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Osmanlı Hazineleri Nerede?

A+A-
Bugünlerde gündeme sıkça gelen bir konu var.
Ecdadımız, Selçuklu, Osmanlı…Osmanlı dili.
Süleyman Şah türbesi taşınması…
Birde ekonomi gündemde. Dövizdeki son durum.
Merkez Başkasının faiz indirimi yapması, yapmaması…Önce şunu unutmayalım. Devletin bağımsızlığının simgeleri, bayrak, para ve yargı yetkisidir.Türkiye’de her dönem bu konuda tartışmalar yaşanır. Ama bunlar arasında aklıma geliverdi.Ülkemizde gözden kaçan, yada kaçırılan, suskun kalınan temel iki konu vardır. Hiç aklınıza geliyor mu ?
Türk-Osmanlı başkenti işgal edildiğinde İngiliz ve Fransız işgal güçlerince el konulan Osmanlı hazineleri nerede? Ve Merkez bankasının statüsü nedir?Batı; işgal ettiği veya rejim değişikliğini gerçekleştirdiği ülkelerin hazinelerine el koyar. Osmanlının başkenti işgal edildiğinde Osmanlı hazinelerine el konulmuştu. Nedense bugüne kadar hiçbir yetkili siyasetçi, tarihçi bu konuda bir şey yazmadı, konuşmadı.Ya da benim dikkatimden kaçtı. Peki neden?Osmanlının yüzyıllar boyunca Anadolu, Ortadoğu, Kuzey Afrika bölgelerinden biriktirdiği dünyanın en büyük hazinelerinin akibeti meçhul bırakıldı. Peki neden?Batı Osmanlının borçlarını yeni Türkiye’ye yüklediler. Kimse sorgulamadı, sorgulamıyor.
Geçmişte Osmanlı’nın tüm mirasını reddederken neden borçlarını üstlendi? İşgale karşı kurtuluş savaşı kazanılmıştır ancak yine de tüm borçları üstleniliyor. Üstelik Misak-ı Milli olarak ilan edilen en kıymetli topraklar olan Musul ve Kerkük’ü İngilizlere bırakılıyor. Peki neden?
1928 ve 29’daki dünya ekonomik krizi ve bize dayatılan Osmanlı’nın borç sarmalının gölgesinde Merkez Bankası kuruldu.24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Anlaşması’na göre Osmanlı’nın borçlarının tasfiye edilmesine karar verildi. 1928’de imzalanan Paris Anlaşmasıyla ödeme planına bağlandı.Borçtan, imparatorluğun bakiyesi; Arnavutluk, İtalya, Filistin, Bulgaristan, Irak, Lübnan, Yunanistan, Yugoslavya gibi Osmanlıdan doğmuş 14 ülke bu borçtan sorumluydular.
1912’den önceki borçların % 62’si, 1912’den sonraki borçların ise % 75’i Türkiye’ye ait sayıldı. Dörtte biri ise 14 ülke arasında pay edildi. Bu ülkelerin çoğu bu borcu ödemedi.Osmanlının kaybedilen topraklarının, Türkiye’ye düşen toplam borçtan indirilmesi esas alındı. Yani imparatorluk topraklarının değeri borçtan düşülecekti. Toprak değeri nasıl ölçülecekti?Cemiyet-i Akvam yani Milletler Cemiyeti bu durumun çözümü için bir hukuk profesörü İsviçreli bir Yahudi olan Eugene Borel’i hakem belirledi!
Borel, sınırlarımız dışında bıraktığımız toprakların emlak değerinin baz alınması gerektiğini savunuyordu. Ama toprağın salt emlak değeriyle ele almak olumsuzdu. Örneğin altında petrol kaynadığı anlaşılmış olan Musul’la, Bulgaristan’daki ıssız bir dağ köyü aynı sayılacaktı.Osmanlı’nın borçlarını, genç devletin omuzuna kim yıktı? Kim kabul etti ?Türkiye, borçların son taksitini 1954 yılında kapattı. Hem de tüm faizleriyle. Önce sınırlarımız içinde olan, Musul’u ve Kerkük’ü bırakmamızı kimler istedi?
Güçlü bir Maliye’nin kurulabilmesi için para politikalarının düzenlenmesi gerekiyordu. İki engelden biri olan borçlar halledilmişti. İkinci engel merkez bankasının olmayışıydı. Devletin tüm işlemleri Osmanlı Bankası üzerinden yürütülüyordu.Lozan’a göre banknot ihraç etme yetkisine sahip Osmanlı Bankası’nın sözleşmesi 1924 yılında sona erdi. Ancak Osmanlı Bankası’nı bir devlet bankasına dönüştürme çabalarının sonuçsuz kaldı, Hükümetin bazı isteklerini de yerine getirme karşılığında sözleşmesi uzatıldı. Merkez bankasının kuruluşunda Ziraat Bankası ve İş Bankası etkin rol almak için yarıştı. Ama bu iki milli bankamıza banknot ihraç etme yetkisi verilmedi.
1928’de Türkiye’ye davet edilen Hollanda Merkez Bankası İdare Meclisi Üyesi Dr. G. Vissering, özerk merkez bankası için bir rapor hazırladı. Onu İtalyan Uzman Kont Volpiizledi. Lozan Üniversitesi’nden Prof. Leon Morf’un desteğiyle Merkez Bankası yasa tasarısı hazırlandı. Tasarı, TBMM’de 11 Haziran 1930 tarihinde kabul edildi.Bankanın hisseleri (A), (B), (C) ve (D) sınıflarına ayrıldı. A sınıfı Hazineye, B sınıfı milli bankalara, C sınıfı yabancı bankalar ile imtiyazlı şirketlere, D sınıfı ise Türk ticaret kuruluşlarıyla Türk uyruklu gerçek ve tüzel kişilere ayrılmıştı. Sadece % 15’i hazinenin elinde tutuldu. İngiliz, Fransız, İtalyan hissedarlar vardı.Bugün Merkez Bankasının yüzde kaçı hazineye ait? Kalan hisseler içerisinde İngiliz; Fransız ve İtalyan bankaları var. Şahıs olarak en büyük hissedar Ankaralı bir Yahudi.
Anadolu, Balkanlar, Bizans, Ortadoğu Mezopotamya, Kuzey Afrika hazinlerinin yüzyıllar boyu biriktirildiği Osmanlı hazineleri Nerede? Kimde? Bir Osmanlı devamı, Türk Milletinin ferdi olarak bunu çok merak ediyorum.




 
Bu yazı toplam 98 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.