1. HABERLER

  2. KONYA

  3. 'Osmanlı tarihinin Buharî’siydi'
'Osmanlı tarihinin Buharî’siydi'

'Osmanlı tarihinin Buharî’siydi'

Asistanlığını yaptığı hocası Halil İnalcık’ın bilinmeyen yönlerini Konya Aydınlar Ocağı’nda anlatan Prof. Dr. Bülent Arı, “Halil İnalcık Hoca, Osmanlı tarihinin Buharî’siydi” dedi.

A+A-
Tarihçilerin Kutbu Prof. Dr. Halil İnalcık, Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetleri’nde dile geldi. Senelerce asistanlığını yaptığı hocası Halil İnalcık’ın bilinmeyen yönlerini anlatan Prof. Dr. Bülent Arı, “Halil Hoca kendisini tarihe ve Osmanlı’ya adadı. Tarih Sümer’le başlar, bana kalırsa Halil İnalcık’la biter. Bundan sonra yazılacak tarihler bitmiş tarihler olacak. Bütün dünyada böyle biri hiç gelmedi, bundan sonra da gelmeyecek” dedi.

“OSMANLI TARİHİNİN BUHARÎ’SİYDİ”
YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bülent Arı, hocasının Allah vergisi bazı vasıflara sahip olduğunu belirterek bunlardan ilkinin sosyal bilimcilerin ifade ettiği uzun ömür,“photographic memory” dedikleri bir görsel hafıza ve sabırla uzun seneler boyunca çalışan Halil İnalcık’ın “Osmanlı tarihinin Buharî’si” olduğunu söyledi. Halil hocanın son dönemlerinde hem Bizans tarihinin kronolojisini düzelttiğini, hem Selçuklu’nun son dönemlerini, beylikler tarihini ele alarak düzelttiğini kaydeden Prof. Bülent Arı, “Dünyada böyle bir bilim adamımız yok. 100. Yaşında Halil İnalcık Yılı yapabilseydik hocayı belki dünya çapında tanıtabilirdik. Sadece kendi başına bir tarihçi değil, Türk ilmi açısından da önemli. Halil hoca bütün çalışmalarını, unvanlarını Türkiye’de yaptı. Bu bakımdan çok önemli” dedi.

İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen sohbette, Halil İnalcık Hoca’nın doğum tarihinin 1332(1916) olduğunu ve “26 Mayıs” gününün ise yanlış olduğunu belirten Prof. Arı, Osmanlı’yla ilgili herşeyi didik didik edip bulan ve Osmanlı Devleti’nin 27 Temmuz 1302’de kuruldu diye tarihte düşen hoca, kendi doğum gününü bulamıyor. Bir romandan veya şiirden etkilenerek 26 Mayıs’ı seçmiş hoca. Biz o tarihte kutlardık hocanın doğum gününü. Sonra öğrendik ki hoca 7 Eylül 1917’de doğmuş. Yâni hoca aslında 99 yaşında vefat etmiş oldu. Hoca 2015’de 100. yaşına ayak basmıştı. 2016’da ne yazık ki kutlayamadık ” diye konuştu.
Halil Hoca’nın babasının Seyid Osman Nuri, annesinin Bahriye Hanım olduğunu ifade eden Prof. Arı, Halil İnalcık’ın yatılı Balıkesir Necatibey Muallim Mektebi’nde okurken edebiyat hocasının Abdülbâki Gölpınarlı olduğunu ve aruz ölçüsünde şiirler yazdığını belirterek “Has-bağçede ‘ayş u tarab” adlı tüm zamanların en iyisi olan Türk Edebiyatı tarihinin abidevî eserini yazdığını kaydetti. Halil İnalcık’ın “İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca ve Farsçayı Türkiye’de öğrendi. Arapça’yı Lübnan’da geliştirdi. Osmanlıca’yı 1928’e kadar Cumhuriyet okullarında öğrendi”ğini söyleyen Arı, hocasının 20’den fazla fahri doktorası olduğunu, pek çok uluslararası tarih üyeliği bulunduğunu ve çok sayıda da ödül aldığını belirtti. Hocanın kendisini tarihe adadığı için sosyal hayatı olmadığını ve hatta evine misafirliğe gelenlere bile çalışmaktan dolayı karşılarına çıkamayacağını dahi söylediğini kaydeden Arı, Halil hocanın sabah altına kalktığını ve 8’den öğleye kadar çalıştığını, öğle yemeğinden sonra 1 saat uyuduğunu da dile getirdi.

TARİH ZAMAN VE MEKÂN İLMİDİR
Osmanlı’nın hem laik hem de şer’i bir devlet yapısına sahip olduğunu kaydeden Arı, Yeniçeriler haricinde Osmanlı’da maaş olmadığını ve gelir tahsisi olduğunu ifade ederek “Osmanlı’yı anlamak demek, köylüyü anlamak demektir. Halil Hoca hep köye çalıştı. Çünkü Osmanlı’nın nüfusunun yüzde 90’ı köylüydü. Osmanlı’da ayrıca devlet içinde bir devlet vardı. Hoca devamlı sistematik çalışırdı. Çoğu eserlerini İngilizce yazdı. Hoca kitabî değil bizzat tarihi olayların yaşandığı yerleri gezerek yerinde çalışmıştır. Osmanlı Hukukunun terminolojisini de hoca kurmuştur. Tarih zaman ve mekân ilmidir. Osmanlı’da muhteşem bir muhaberat ağı vardı. Osmanlı, köylüden aldığı buğday vergisinden koskoca bir Cihan İmparatorluğu yarattı. Örfi vergilerden vazgeçen Osmanlı, şer’i vergilerden asla vazgeçmemiştir. Osmanlı kanunnameler vasıtasıyla sürekli halkı korumaya çalışıyor. Taşradaki idareciler de halkı sürekli yolmaya çalışıyorlar.” dedi.
Bir buçuk saat süren sohbetin soru-cevap kısmında, “Dünya’da iki büyük medeniyet var. Roma ve Osmanlı. Osmanlı’yı çok iyi anlamamız için Şeriye Sicilleri de okunmalı. Halil Hoca 13 yıl boyunca kendini hiç tekrarlamadı. Her sene başka bir şey anlatırdı. Bende muazzam bir bilgi birikimi olurdu. Osmanlı medeniyeti ve tarihiyle ilgili öyle pek fazla yol katetmiş değiliz” dedi.

Sohbet, toplu çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.