1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Osmanlılar !
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Osmanlılar !

A+A-
Biraz geç kalmış bir yazı ama, yazmadan da edemedim.
Neden geç kaldık bu yazıyı yazmak için?
17 Aralık günü patlayan “yolsuzluk “ iddiaları ve arkasından ülkemizde yaşananlar, gündemi yakalamak adına bazı yazmamız gereken konuları ertelemek durumunda kaldık.
Şeb-i Arus törenleri münasebetiyle Konya’ya davet edilen Osmanlı Hanedanı torunları, Necmettin Erbakan Üniversitesi’ni ziyaret ederek Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi’nde “Osmanlı ailesinin sürgün yılları ve hayatları” hakkında sohbet verdiler. Programa; Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Rektör Yardımcıları; Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın, Prof. Dr. Birol Akgün ve Prof. Dr. Tahir Yüksek, dekanlar ve akademisyenler katıldı.
Geçmişini bilmeyenin geleceği olamaz. Bizim bugün hayatta olmamıza vesilen olan, ecdadımız, Osmanlı’yı hep güzel tarafı ile, doğruları ile görüp takdir ettim. 3 kıtaya hükmeden, Türk bayrağını üç kıtada dalgalandıran, Müslümanlığa büyük hizmet eden Osmanlıya hayranlığım hiçbir zaman bitmemiştir, bitmeyecektir. Bu nedenle bende bu konferansı takip edenlerdenim. Belki iyi bir duyuru yapılsa idi, inanıyorum ki, Konyalılarda büyük ilgi duyar ve belki de salon almazdı. Mütevazi bir proğram oldu ama, ben şahsen çok memnun oldum.
Program Üniversitenin müzik hocalarının Türk Musikisi dinletisiyle başladı. Hemen arkasından Osmanlı Hanedan torunlarının “Osmanlı ailesinin sürgün yılları ve hayatlarının” anlatıldığı söyleşiye geçildi.
İlk olarak Osman Selahaddin Osmanoğlu şunları belirtti: “Konya’da olmaktan son derece mutluyum. Herkes bizlere karşı son derece nazik davrandı, bu anlamda herkese teşekkür ediyorum. Ben, 1940 yılında Mısır’da sürgünde doğdum.1974 yılına kadar Türkiye’ye dönemedik. Osmanlı ailesi, elli yıl süren uzun bir süreçte sürgün hayatı yaşadı.1974’te meclise, sürgün şehzadelerin Türkiye’ye dönmesine yönelik kanun teklifi sunuldu. Hiç bir teklif parlamentoda bu kadar oy birliğiyle geçmemiştir. Emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleştim. Zamanımın bir kısmını İstanbul’da bir kısmını da İngiltere’de geçiriyorum.” dedi.
Ömer Abdülmecit Osmanoğlu: “Mısır’da doğdum. Beş yaşındayken babamla İngiltere’ye yerleştik. Hep bir Osmanlı olarak kalmak istedim ve bunun için uğraş verdim. Gelecek nesillere Osmanlının değerleri verilmeli. Ülkemin Osmanlı değerlerine sahip çıkarak refahta ilerlemesini diliyorum.” dedi
Bizim anlatacağımız sadece sürgün yıllarımızdır. Gerçek tarihi ise ancak tarih hocaları anlatabilir. Bu anlamda tarih hocalarına önemli görevler düşüyor. Tarih hocaları, Osmanlı tarihini taraf tutmadan yanlışsız doğru bir biçimde öğretmeliler. Tarihimizi okumalı ve okutmalıyız şeklinde dinleyicilere mesajlarda bulundular.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker ise şunları dile getirdi: “Dünyanın farklı yerlerinde ve Türkiye’de yaşayan Osmanlı ailesinin temsilcileriyle bir aradayız. Kendilerine Üniversitemiz adına hoş geldiniz diyorum. Bütün yaşanan ve yaşanmışlıklar genç kuşaklara sağlıklı ve doğru aktarıldığı takdirde bir vebalden kurtulmuş oluruz. Bu toplumdan, gurbet hayatı yaşayarak belirli bir dönem uzak kalmalarından dolayı özürlerimizi beyan ediyorum. Altay’lardan başlayan Anadolu’ya geçiş serüveni içerisinde Osmanlı’yla buluşasıya kadar birçok beyliğin şekillendiği devletleştiği ve kaybolduğu süreçten sonra Osmanlı bu birlikteliği sağlayarak cihan devleti olarak tanımladığımız bir devleti şekillendirdi. Bizler de onun mirasıyla bugünlere geldik. Bu anlamda hepimizin bir şükran borcu olduğunu belirtmek isterim. ” dedi.
Hemen belirteyim, kökümüzle, ecdadımız ile ne kadar övünsek, ne kadar gurur duysak az olur.Böyle bir çalışmayı gerçekleştiren Necmettin Erbakan Üniversitesi yöneticilerine gecikmiş bir teşekkür ediyorum.
Yukarıda da belirtildiği gibi, Tarih yalan söylemez, ancak tarihi yazanlar yalan söyler. Bizim geçmişimizi maalesef gerçek ve doğru olarak anlatılmadı. Biz geçmiş ile geleceğimiz arasındaki köprüleri bulamadık. Dileyelim bu köprü inşa edilsin.

Bu yazı toplam 33 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.