1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. Osmanlı’nın esnaf ahlâkı
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

Osmanlı’nın esnaf ahlâkı

A+A-

Osmanlı’nın torunu olmak ve 600 yıllık Osmanlı tarihiyle övünen milletiz çünkü Osmanlı’da ki ticaret ahlâkı gerçekten övülmeye değerdi. 
Osmanlı Devleti, kurmuş olduğu medeniyetini, tekke-medrese-kışla üçlüsü üzerine sağlam bir şekilde oturtup, doğruluk ve adalet üzerine dünyaya ışık saçtı.
Osmanlı zamanında esnaflık ahlak üzerine tesis edilmişti. 
Dürüstlük, vefa, düzen, kardeşlik ve ahlâk çerçevesi içerisinde yürütülüyordu ticaret ahlakı her şeyin önüne geçerdi. 
Alışverişte dürüstlük en önde gelirdi. Bu yüzden Türkler Avrupa’da da ayrı bir itibar ve güven kazanmıştı ve Avrupa’nın her yerinde özel olarak karşılanırlardı.
Türklerle alışverişte bulunan kişiye bu alış veriş Avrupa’da ayrı bir itibar ve güven kazandırmaktaydı. Bundan dolayı da Türkler gittiği yerde özel konuma gelmekteydi. Çünkü Osmanlı’da ticaretin her alanında dürüstlük ve ahlâk en önemli değerdi.
Osmanlı’da ticaret ahlakına dair en güzel örnek! 
Malı kusurlu oldu mu vermezlerdi.
Yabancı bir kumaş taciri bir kumaş imalathanesinin mallarını beğenip hepsini almak istedi. 
Ancak mal sahibinin kumaş toplarını denklerken bir top kumaşı ayırdığını görüp bu hareketinin sebebini sordu. Osmanlı esnafı "Onu sana veremem, kusurludur” cevabını verdi. 
Yabancı tacirin "ziyanı yok, önemli değil” demesine rağmen Osmanlı esnafı o kumaş topunu vermemekte direterek: "Ben malımın kusurlu olduğunu söyledim, biliyorsunuz.
Fakat siz onu kendi memleketinizde satarken, alıcılarınız orada benim bunları size söylemiş olduğumu bilmeyeceklerdir. Böylece de müşterilerinize kusurlu mal satmış olacağım. 
Neticede Osmanlı’nın gururu, şeref ve haysiyeti rencide olacak, bizi de hilekâr sanacaklardır.
Onun için bu kusurlu kumaş topunu asla size veremem” diyerek kumaşı vermeyişinin sebebini açıklamış oldu.
İşte gözlerini hırs bürümemiş, kalplerine en ufak katılık gelmemiş Türklerin İslam anlayışı da ticaretlerine böyle yansıyordu.
"Osmanlılar, Kur’ân-ı Kerim’de ifade edilen doğruluk, ahlâk ve namus prensiplerine çok bağlıdırlar. 
Ancak günümüzde Osmanlı torunuyuz diye övünmek sadece sözde kaldı. Zira Osmanlı’daki ticaret ahlakı maalesef kalmadı.
Kapitalizm bugün birçok kişiyi esir almış durumda her şeyi para olarak görmekten dürüstlüğü, kulluğu ve kul hakkını unutur hale geldik.
Ülkemizde yaşanan son ekonomik krizde birçok kişi ve kuruluşun kriz den kârlı çıkmak için tüm ahlaki değerlerini kaybettiğini göstermektedir.
Bizi aldatan bizden değildir.
Son olarak bizi aldatanlar ile ilgili efendimizin şu hadisi şerifini hatırlatmak isteriz.
Resulüllah Efendimiz pazarda, muhtemelen denetlemek için gezerken bir buğday yığını görür. Elini içine sokar ve içinin ıslak olduğunu fark eder. 
Satıcıya nedenini sorar. Satıcı, efendim yağmur yağdı ıslandı der. Peki, ıslak kısmını üste koysaydın da alıcılar fark ederek alsalardı ya, buyurur. Arkasından şu meşhur ve şerefli sözünü söyler:
Bizi aldatan bizden değildir. (Sahih)
Bu hadisi şerifi yorumlayanlar derler ki, bir müminin diğerini aldatması dinden tamamen çıkmış olmayı gerektirmediğine göre bu “bizi aldatan bizden değildir” ifadesinin anlamı şu olmalıdır.
Bizim gibi değildir, ahlakı mümin ahlakı değildir, tam bir mümin değildir...

Bu yazı toplam 591 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.