1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Otlakçılar Sigarayı Bırakmaz
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Otlakçılar Sigarayı Bırakmaz

A+A-
İlk hatayı, ilk atalarımız Hz. Adem ve Havva yasaklı meyveden yiyerek yaptılar. Daha sonra onların Kabil adlı oğulları değişik nedenlerden dolayı kardeşi Habil’i katlederek büyük bir günahın ilk işleyeni konumuna düştü.
Kuran’ın insanla ilgili vurgu yaptığı konulardan biri de onun hatalara açık bir yapıya sahip olması. Peygamberler bile “zelle” denilen küçük günahları işleyebilirler. (Hz Musa’nın istemeden bir kıptiye tokat atıp kazara onun ölümüne sebep olması gibi.) Hatta bir Hadiste:
“Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki; siz günah işlememiş olsanız, Allah sizi giderir de yerinize günah işleyen bir kavim yaratır. Onlar istiğfar ederler, Allah da onları affederdi.” (Müslim) , “İnsanoğlunun hepsi günah işler; günah işleyenlerin en hayırlısı, pişman olup, tövbe edenlerdir.” (İbn Mâce) “

İnsanlar böyle, insanların yönettiği devletler toplumlarda aynı.yani onlarda yanlış yapar onlarda günah işler.İslam tarihine bakın daha sahabeler döneminde cemel ve Sıffin savaşları çıkmış bir çok sahabe şehit düşmüş. Daha sonra Kerbela olayı, Emevilerin, Abbasilerin yaptıkları yanlışlar. Türk İslam Tarihinde de yüzlerce yanlışlık yapılmış binlerce insanın kanı haksız yere dökülmüştür. Dış savaşlardan bahsetmiyorum, Selçukludaki, Osmanlılardaki iç isyanlara, kardeş kavgalarına bunlara benzer yapılan yanlışlara bunların sonucunda boşuna dökülen kanlara bakıverin. Bu iç kavgalarda suç bazen kurulu düzenin olmuş çoğu zamanda devlet adına yapılan hatalara karşı çıkan isyancıların.
T.Cumhuriyeti devleti de, onun içinde yaşayan insanlar ve gruplarda elbette bu yanlışlardan arî değildirler. Gerek kuruluş safhasında gerekse daha sonraları birçok kargaşa/ isyan olayı olmuş bu baş kaldırılır da epeyce bir vatandaş heder edilmiştir. Gerçek şu ki, bu kargaşalar, bazen isyan edenlerin bazen de kurlu düzenin hatalarından neşet etmiştir.
Adına ister PKK meselesi deyin ister “Kürt sorunu”, devletimizi ve milletimizi yıllardır uğraştıran, binlerce insanın kanına, milyarlarca doların heba edilmesine neden olan bu meselede ilelebet devam edemez, etmemeli. Yunanlılarla savaştık barış yaptık. İngilizlerle, Fransızlarla, Ruslarla, İranlılarla, Almanlarla, Macarlarla birçok savaşlar yaptık sonra barış geldi unutuldu her şey. Unutulması lazım, çünkü hayatın akışı, insanların fıtratı bunu gerektirir. Avrupa birinci ve ikinci dünya savaşında adeta bitirdiler kıtayı ama sonra AB’yi kurarak bir araya gelebildiler.

Kini Olanın Dini Olmaz
Bu gün devletimiz PKK meselesinde barıştan yana bir irade koydu ortaya, bu iradenin millet tarafından çok iyi değerlendirilmesi gerek. Bilhassa gariban halk bu fırsatı çok iyi kullanmalı. Tuzu kurular (zenginler, söz sahibi olanlar, bu mücadele de hiçbir zaman çocuğunu cepheye göndermeyenler), bu kirli savaştan maddi veya siyasi çıkar sağlayanlar hamaset nutukları atabilirler, buna dikkat etmek gerek. Çünkü onların kaybedecekleri bir şey yok, aksine bir çıkar peşindeler.

Milletçe bu kirli senaryonun (yani PKK ile mücadele Güneydoğuda normalleşme işinin) ne kadar zor olduğu ortada. Çünkü “PKK artık çok kazandıran bir şirket” O dağıldığı zaman para, makam, unvan, siyasi çıkar kaybedecek o kadar çok kişi, kurum ve devlet var ki! Ama bütün bunlara rağmen tarihe bakarak dünya tarihini inceleyerek geçmişe bir sünger çekebilme becerisini göstermeliyiz. Aksi halde “İneği satar Sigarayı yine bırakmam” diyen “otlakçıların” tuzağına düşeriz. (meşhur hikayedir: sigaraya yüklü bir zam gelince tiryakiler tabakaları fırlatıp ;” artık bu zıkkımı içmeyeceğiz! Sigarayı bırakıyoruz!” demişler. Fakat otlakçı heyecanla ayağa kalkıp haykırmış;” İneği satar yine içerim. Sigarayı yine de bırakmam’” demiş.) Bu savaştan rant elde edenler, bu kirli mücadeleden siyasi çıkar elde edenler, çoluğu çocuğu akrabası hiçbir zaman cepheye gitmeyecek olanlar “otlakçılar” gibi davranabilirler. Bu bizler aldatmamalı. Kin, nefret, kan davası insanlığa, dinimize ve hayatın akışına aykırı davranışlardır, bu gerçeği de unutmayalım.
Rabbim ülkemize, milletimize, ümmetimize hayırlar versin (âmin)
 
Bu yazı toplam 43 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.