1. YAZARLAR

  2. Hüseyin ERYILMAZ

  3. OY KULLANMAK ŞİRK MİDİR!
Hüseyin ERYILMAZ

Hüseyin ERYILMAZ

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

OY KULLANMAK ŞİRK MİDİR!

A+A-

Biat, kelime olarak karşılıklı anlaşmak ve akit yapmak demektir. İbn Manzur, Lisanü’l-Arab, C. IX, Bulak 1301, s. 371; Ahmed Sıddık Abdurahman , el-Bey’at, Kahire 1988, s. 30 Hukuki kavram olarak ise seçmen olma niteliğine sahip bir kimsenin, devlet başkanına, hoşuna gitse de, gitmese de meşrû her emrine itaat edeceğine söz vermesidir. Buhârî, Ahkâm, 4; Müslim, İmâre, 39; Ebû Davûd, Cihad, 87; Nesâî, Bey'at, 34; İbn Mâce, Cihad, 40; Rağıb el-İsfahani, el-Müfredat, Beyrut 1961, s. 67; Abdülkerim el-Hatib, el-Hilafe ve’l-İmame, Beyrut 1965, s. 271

"Müslümanların çoğunluğunu temsil edenler tarafından Hilâfet’e aday olanlar belirlenir. Sonra belirlenen Halife adaylarının isimleri müslümanlara açıklanır ve onlardan adaylardan birisini Halifelik için seçmeleri istenir. Sonra müslümanların çoğunluğunun Halife olmasını istediği kişi tespit edilir. Ardından da seçilen kişiye -ister seçmiş olsun isterse seçmemiş olsun- müslümanların tamamından biat alınır..

Bir Müslümanın kendini yönetecek insanlardan vatanına,milletine ve mukaddesatına hizmet edececeğine inandığı birilerine oy vermesi helaldir. Hatta böyle bir görevden kaçması da doğru değildir. Halifenin belirlenmesini de sadece bir gruba ya da cemaata vermeyip müslümanların tümüne vermiştir. Zira aşağıdaki hadis-i şerifte de belirtildiği gibi biat, müslümanların tümüne farzdır.

"Kim ki boynunda biat olmaksızın ölürse cahiliye ölümü ile ölmüş olur." (Müslim K. İmara H. No: 1851)

"Ey Rasulüm; mümin kadınlar hiçbir şeyi Allah'a şirk koşmayacaklarına, hırsızlık yapmayacaklarına, zina etmeyeceklerine, çocuklarını öldürmeyeceklerine, iftira edip birbirlerinin üzerine atmayacaklarına, hiçbir marufta sana isyan etmeyeceklerine dair biat etmeye geldiklerinde onların biatını al." (Mümtehine 12)

Ubade b. Samit'ten rivayet edilmiştir ki:"Rasulullah (s.a.v)'e zor ve kolay günlerimizde işitip itaat edeceğimize, idareciler ile (idareyi ele geçirmek için) tartışmayacağımıza, halkın kınamasından korkmayıp sadece Allah'tan korkarak hakkı her yere taşıyıp söyleyeceğimize dair biat ettik." (Buhari Kitabu'l Ahkam c. 8 S. 122 Bab 43, Müslim c. 6 s. 14, Nesei c. 2 s 180) )

Sahabe döneminde gizli oy veya sandık yoktu diye bir soru gelebilir. Cünkü o dönemde kocaman mekkede okuma yazma bilen 20 kisiyi geçmemektedir. Gizli oy, sandık, sayım gibi yöntemlerin hepsi rızaya dayalı seçim yöntemleridir. Müslümanların rıza ve istekleri doğrultusunda, Halifelerini seçme farzını gerçekleştirmelerini sağlayacak; hakkında yasaklığına ilişkin delil bulunmayan her yöntemi kullanmaları caizdir "Hakkında haramlık delili olmadıkça eşyada asıl olan mübahlıktır.

Müslümanların başına geçen müslüman halife ve başkan, ırkı ve cinsi ne olursa olsun müslüman olduğu ve namaz kıldığı sürece itaat edilmek zorundadır.

İbn-i Abbas (ra)'dan gelen başka bir rivâyete göre Nebi (sav) şöyle buyurmaktadır: "Her kim emîrin yapmış olduğu bir şeyi kötü görürse sabretsin (isyanla hareket etmesin). Çünkü her kim sultana (itaatten) bir arşın ayrılırsa cahiliyyet ölümü ile ölür." (Buharî, Kitabü'l-Fiten)

Ebû Hüneyde Vâil İbni Hucr radıyallahu anh şöyle dedi: Seleme İbni Yezîd el–Cu’fî Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:– Yâ Nebiyyallah! Başımıza kendi haklarını bizden isteyen, fakat bizim hakkımızı bize vermeyen yöneticiler tâyin edilirse, bize ne yapmamızı emredersin? diye sordu. Resûl–i Ekrem onun bu sorusuna cevap vermedi. Bir daha sorunca Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Onların sözünü dinleyip kendilerine itaat edin. Onlar yapmaları gerekenden, siz de yapmanız gerekenden sorumlusunuz. Müslim, İmâre 49–50. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 30.

Abdullah İbni Mes’ûd (RA)’den rivayet edildiğine gore Resûlullah(SAV)

“Benden sonra adam kayırma olayları ve görmeye alışmadığınız işler meydana gelecektir” buyurdu. Bunun üzerine ashâb–ı kirâm:

– Yâ Resûlallah! Bizden o günleri görenlere ne emredersiniz? diye sordular. Şöyle cevap verdi:

Yapmanız gereken görevleri yaparsınız, hakkınız olan şeyin size verilmesini Allah’tan niyâz edersiniz.” Buhârî, Fiten 2, Müslim, İmâre 45. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 25.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bana itaat eden Allah’a itaat etmiş, bana karşı gelen Allah’a karşı gelmiş olur. Devlet başkanına itaat eden bana itaat etmiş, devlet başkanına karşı gelen bana karşı gelmiş olur. Buhârî, Cihâd 109, Ahkâm 1; Müslim, İmâre 32, 33. Ayrıca bk. Nesâî, Bey’at 27; İbni Mâce, Mukaddime 1, Cihâd 39.

İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Devlet yöneticisinden hoşa gitmeyen bir şey gören kimse sabretsin. Zira kim devlet başkanına itaatten bir karış dışarı çıkarsa, Câhiliye devrinde ölmüş gibi olur. Buhârî, Fiten 2; Müslim, İmâre 56.

İbnü Zeydin babasından rivâyet ettiği üzere Peygamber (s.a.v.) Efendimiz buyurmuştur ki: "İtaat, itaat, itaatte imtihan vardır. Fakat Allah dilemiş olsaydı emretmeyi hep peygamberlere verirdi." Yani peygamberler mevcut iken bile hükümdarlara emretmeyi nasib etmiştir. Ve nitekim Yahya aleyhisselâmın öldürülmesine bile hükmetmişlerdir. Aynı şekilde Ebu Hüreyre'den rivayet olunduğu üzere Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Benden sonra size bir takım valiler valilik edecek; İyi iyiliği ile velâyet edecek, günahkar da günah işlemekle velâyet edecek; hakka uygun olan her konuda bunları dinleyin ve itaat edin; Ve arkalarında namaz kılın, iyilik yaparlarsa hem sizin, hem onların lehinedir, Kötülük yaparlarsa sizin lehinize (menfaatinize), onların zararınadır."

Ebû Bekre radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi: “Kim devlet başkanına ihânet ederse, Allah da ona ihânetinin cezasını verir. Tirmizî, Fiten 47. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, V, 42, 49.

Sizin hayırlı imamlarınız şunlardır; siz onları seversiniz onlar da sizi severler. Onlar sizin için dua ederler siz de onlar için dua edersiniz. Şerli imamlarınız ise sizden nefret ederler, siz de onlardan nefret edersiniz, siz onlara lanet edersiniz, onlar da size lanet ederler. Denildi ki Ya Rasulallah onlara kılıçla karşı çıkmayalım mı? Dedi ki; namazı ikame ettikleri sürece hayır. müslim k.imara bab 17 hadis no 1855.

Halife’nin durumunu değiştirip onu Hilâfet’ten çıkaran seyler üç tanedir bunlar; 1. Halife eğer İslâm’dan çıkar (murted olur) ve bunda ısrar ederse; 2. İyileşme ümidi olmayan sürekli deliliğe tutulursa; 3. Halife kendini yenen düşmanın eline esir düşer ve kurtulma imkan ve umudu bulunmazsa; Halife bu üç durumda Hilâfet’ten çıkar, Hilâfet yetkisini kaybeder.

 

Bu yazı toplam 333 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.