1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. OYUNDAN MİLLETÇE SIYRILACAĞIZ,  AMA EĞİLMEYECEĞİZ!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

OYUNDAN MİLLETÇE SIYRILACAĞIZ,  AMA EĞİLMEYECEĞİZ!

A+A-

Bu ay içerisinde teslimatı başlayan S400 füze sistemlerine ilişkin ABD’nin ve batının tavrını ibretle izledik, izliyoruz. Uzun zamandır içeride ve dışarıda gündemden düşmeyen S-400'ler için geri adım atılmasına atılmayacak. Memleketimizin müdafaası amacıyla alınan bu sistemlerden rahatsız olan niçin rahatsızdır?
Vatan müdafaasını temin etmek amacıyla sözde müttefik olduğumuz NATO denilen garabet yapıdan alınamayan F35’ler yerine elbette bir çözüm geliştirilecekti. Bu da gerçekleşmiştir. 
Asli amacı savunma olan bu sistemlerin ülkemizde bulunmasından neden rahatsızlık duyulmaktadır? İşte bu sorunun cevabını bulmak ve her seferinde türlü Ali Cengiz oyunlarıyla ülkemizi köşeye sıkıştırmaya çalışan söz de müttefikler ya kendilerini çok akıllı zannediyorlar yahut ta aklımızla dalga geçiyorlar.
Civarımızda ki ülkelerde dönen onca oyun ve yaşananlar sonrasında ne yapmamızı bekliyordunuz?
Kalleşlikte sınır tanımayan sizin gibi bir oluşumun sözde insafına kanarak medet mi beklememiz lazımdı?
Zaten oyunun tüm gizli kısımları da birer ikişer döküldü. Ortadoğu projesinde atmaya çalıştığınız kirli adımların deşifre olması ya da planlarınızı gerçekleştirirken karşınıza dikilecek herhangi bir gücün varlığı sizi tedirgin etmekteydi. 
Uzunca bir süredir odaklandığınız bu arındırma siyasetinde epeyce bir yol katettiniz. Suriye’yi darma duman ettiniz. Irak’ta ikilik hatta üçlük oluşturdunuz. Yemen’de parlattığınız Sünni-Şii çatışmalarıyla emniyetten uzak halkın korku içerisinde yaşam sürdüğü istikrarsız bir ülke ortaya çıkardınız. Mısır’da Mursi’ye kurduğunuz kumpas sonrası, kuklanız Sisi’ye teslim ettiniz. Yuları ne tarafa çekerseniz o yöne bakıyor. Tunus, Cezayir, Sudan, Suudi Arabistan…hangisine baksanız sizin boruyu öttürür liderler sayesinde dilediğiniz gibi bölgesel güç olma yolunda ilerliyorsunuz. 
Tabi bunca ülkeye rağmen hep tehdit gördüğünüz Türkiye ve İran’a karşı yaptığınız tüm çabalardan ortaya çıkan şu ki ileriye dönük plan kurgularken sıfır zayiat hedeflemektesiniz. 
Müslümanlar ölecek, Yahudi ve Hıristiyanlar kalacak öyle mi?
“Yok, öyle dava” diyen ülkemiz aslında olanların farkında ama etrafında güvenebileceği, doğru düzgün dost olacak bir devlet bulamamanın stresini yaşıyor.
İkbalini bunlara borçlu olan satılık maşaların her fırsatta Amerika ve batı dünyasının bilmem neresini yalamasının sebebi kendi istikballerini kurtarmaktan başka bir şey değil.
İslami şuura sahip olamamalarının kökeninde bu yatar. 
Ülkemizi dilediği gibi oynayamayan ABD, papaz olayında ki gibi bir geri adım attırma amaçlı planlara soyunsa da, hiç beklemediği kararlı duruşumuz vesilesiyle ağzını sağa sola eğmeye başlamış, Obama’yı şunu bunu bahane ederek dünyanın gözünde kaybettiği itibarının gölgelenmesini bir nebze unutturmaya çalışmıştı. 
Bu bizim güzel ülkemiz için bir fırsattır. Bu fırsatı kaçırmamalıyız. Bundan sonra değil geri adım atmak söylem yumuşatma gibi hatalara bile düşmemeliyiz.  
S-400 sürecinin Türkiye ile ABD arasında önemli bir krizin yaşanmasına sebep olmasında ki gizlenen daha doğrusu göze görünmeyen perde arkasında ki durum buna dayanır.  
Bu gerginlik o kadar ileri gitti ki ABD hükümeti Türkiye'yi F-35 programından çıkarmak ve yaptırım uygulamakla tehdit ederek daha önceden alıştırılageldiği geri adım attırma politikasının bu kez tutmadığını görünce girdiği şokun etkisinden yeni hile ve desiselerle sıyrılmaya çabaladı ve hatta kararlar alındı. 
Her şeye rağmen Türkiye bütün dünyaya örnek olacak bir dik duruş sergiledi. Tüm bu tehditlere pabuç bırakmayan Türk hükümeti S-400'leri alacağını, aldığını her fırsatta açıkladı. 
S-400'lerin Türkiye'ye gelmeye başlaması ABD ve NATO tarafından tepkiyle karşılandı. NATO denen ama aslında Amerika politikalarını kurgulayıp sahneye süren oluşum ilk dakikalarda "Gelişmelerden endişeliyiz" diye bir açıklama paylaştı. Her zaman olduğu gibi gene yaptırım tehditleri gelmeye başladı.
Fakat bizim meselemiz beka olduğu için, gerekirse aç kalmalıyız ama üzerimizde oynanan kahrolası oyunlar karşısında ezilmemeliyiz.

Bu yazı toplam 773 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.