1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Özel Sınırlar
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Özel Sınırlar

A+A-
Son yıllarda taciz vakalarına daha sık rastlandığına dair haberlerin ve toplumu bilgilendirme çalışmaların sayısında artış görülmektedir. Bu açık toplum olma yolunda çok mesafe kat ettiğimiz için mi arttığı düşünülüyor, yoksa gerçekten artış var mı? bilmiyoruz. Sadece haberlerde yer bulduğuna göre ilgilenmemiz gereken önemli bir konu olmaktadır.
Toplumumuzda yaşanan her sorunu, bize uzak olduğunu düşünerek, ilgisiz kalmak sorunları çözmediği gibi, bizim de yaşamamıza engel olmamaktadır. Bu nedenle yurdumuzun her metre karesinde yaşanan sorunlar hepimizi ilgilendirmektedir.
Taciz, kelime anlamı olarak, tedirgin etme, rahatsız etme anlamlarına gelmektedir. Özellikle savunmasız insanların, kadınlar ve çocukların fiziksel, cinsel veya psikolojik tacize maruz kalma ihtimalleri daha yüksek olmaktadır. Bu konularda toplumsal duyarlığın artmaya başlaması güzel bir gelişme olduğu kadar, insanları tedirgin ve huzursuz eden bir yönü de olmaktadır.
En üzücü tarafı da, tacizcinin kimliğidir. Bazı durumlarda yabancı olmakla beraber, vakaların birçoğunda, ailenin, çocuğun en yakınındaki kişinin olması, tacizin sınırlarını yeniden gündeme getirmiştir. Çünkü aşırı sevgi gösterileri ile tacizi ayırmak zor olmakta ve ortaya çıkmasını güçleştirmektedir. Mesela, çocukları severken, en yakınları, anne-baba olsa bile mahrem yerlere dokunulmaması, şakayla çocuğun kalçasına vurulmaması, sırtına ve karnından gıdıklanmaya çalışılmaması gibi birçok özel sınırları ihlal edecek hareketlerden kaçınmak gerekmektedir.
Çünkü bu tür yaklaşımlarla büyümüş çocuklar, bir başkasının da mahrem bölgesine dokunmasını normal bir davranış olarak görecektir. Burada, çocukların mahrem bölgelerine ilişkin özel sınırlar algısı ailede, okulda ve diğer yerlerde korunmalıdır. Gerekirse, akraba, anne-baba, dayı, hala, dede veya komşu her kimse, bu tür özel sınırları zorlayan sevgi gösterisinde bulunursa gereken uyarı yapılmalı ve çocuk dikkatle izlenmelidir. Çünkü çocuk bir yakınından gelen tacizle sevgiyi ayırt etmekte güçlük yaşarken, ailesine söylemekte veya adını koymakta zorlanabilir.
Çocuklara, mahrem bölgelerine ilişkin farkındalık oluşturmalı, en başta anne-babalar çocukların mahremiyetine saygı duymalı, kimsenin vücutlarına dokunmasına izin vermemesi gerektiği ara ara hatırlatılmalıdır. Kimsenin kendilerini istemedikleri bir şeye zorlayamayacağını da yine anne-baba, anne baba tutumunda otoriter baskıcı yaklaşımlardan kaçınarak çocukta özsaygı ve kişilik gelişimini destekleyerek kendini koruma bilincini geliştirmesine yardımcı olabilirler.
Çocuklar, kendilerinden büyüklerle veya küçüklerle arkadaşlık etmesinden ziyade kendi akran grubuyla arkadaşlık etmesi sağlanmalıdır. Çünkü büyük çocuklarla arkadaşlık etmesi hem kötü örnek teşkil etmesi hem de istismara veya tacize karşı koyamayacağı gibi nedenlerle doğru olmayacaktır. Ayrıca, sinema, dizi ve reklamlardaki karşı cinsler arasındaki yakınlaşmalar, zararını ayırt edemeyecekleri için benzer hareketler, çocuklar tarafından taklit edilmeye çalışılabilir.
Huzurlu yaşamın daha zor hale geldiği günümüzde, taciz konusunda daha fazla özen ve itina göstermemiz gerekmektedir. Maalesef, çocuklarımız adına endişeli olmak zorunda kalırken, bu endişeyi çocuklara hissettirmemeye de çalışmalıyız. Bununla birlikte, toplumda yapılan farkındalık çalışmalarına katılmalı ve destek olmalıyız. Çünkü farkındalığı yüksek çocuklar, taciz ve tacizciye karşı daha bilinçli ve dikkatli olacaklardır. Hoşça kalın.
 
Bu yazı toplam 78 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.