1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Paça çorbası içtiniz mi?
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Paça çorbası içtiniz mi?

A+A-
Konya’dan beni ziyarete gelen misafirler Sırçalı kafeterya ya uğradıklarını söylediler. Ben;
--- İnşallah memnun ayrılmışsınız? Diye sordum.
--- İnan Ahmet Başkan çok memnun olduk. Hele paça çorbası içtik ki, anlatamam. Bizzat aşçının yanına kadar gidip tebrik ettim.
--- Eyvallah, sırçalı Çumra’mızın yüz akı konumunda olması Çumralı ve belediye çalışanı olarak bizi memnun eder.
Daha önce bu köşede “Paça Çorbası Deyince” başlıklı yazmıştım. Çocukluğumuzda sabahları genelde çorba içerdik.
Rahmetli annem bize bol karabiberli sütlü çorba yapardı. Tabi paça, işkembe, yeşil mercimek çorbası olmazsa olmaz soframızdan eksik olmazdı.
Şimdiler paça deyince pantolon paçasını bilirler.
Koyun, keçi ayaklarını ütüp hazırlanan paça çorbasını bilmezler.
Daha önceki yazımda bahsettiğim üzere şimdiler paça deyince haşlama et ile yapılan çorbayı sanıyorlar.
Nitekim terzi İbrahim Bardakçıda öyle sanıyormuş ki, ısmarladığım gerçek paça çorbasını görüne şaşırmış;
--- Benim bildiğim paça bu diğil. Dedi. Ben.
--- Anladım geçen gün başka bir lokanta paça istedim. Amcalar normal sığır etini didiklemiş suyun içine atmış ve üzerine yağ biber. Al sana paça çorbası! O paça çorbasından değil bu çorba paçadan yapılır. Anladın mı? Demiştim.
Şimdi Konya’dan gelen misafirlerimizin hatırlatması ile bizde sırçalı kafeteryada paça çorbası içmek şart oldu.
---Yediğin içtiğin senin olsun sen bize gördükleri anlat! Derler. Ancak biz gördüklerimizi hem de helal dairesi içinde olan yemek kültürümüzü sizlerle paylaşıyorum.
Emekli öğretmenlerden Karkınlı Gazi Caddesinde Lastik Bayiliği yapan taze siyasetçi Mevlüt Gökbel Hocam;
--- Ahmet yazılarını takip ediyorum bazen boğaz-niyaz işini tatlandıra tatlandıra anlatıyorsun. Dedi. Ben de;
--- Sevgili Hocam Helal Dairesinde olan hem seyahatleri hem de o bölgenin yemek kültürünü paylaşıyorum. Demiştim.
Evet, “ YİYİNİZ, İÇİNİZ, FAKAT İSRAF ETMEYİNİZ. ÇÜNKÜ ALLAH İSREF EDENLERİ SEVMEZ1” Bizim düsturumuzdur.
Sırçalı kafeteryadan aşçı Mehmet Ustayı arayarak paça çorbası var mı? Diye sordum. Olumlu cevabı alınca hemen arabama atlayıp gittim.
Önce sarımsak, sirke ve cin biberi turşusu olan kâseleri maya koydular. Sonrasında Mehmet Usta paça çorbasını getirdi. Bir kaşık alıp tadına baktım. Sonra Mehmet Ustaya;
--- Mehmet misafirlerin övdüğü kadar varmış. Eline sağlık, inan ki tam kıvamında taa eski ustaların yapmış olduğu paça çorbasını yapmışsın. Dedim.

Yukarda ifade eteğim üzere şimdi kendi öz yemeklerimize yabancı olduk.
İşkembe çorbası, yoğurt çorbası, mercimek çorbası, ezogelin çorbası, yayla çorbası, sebze çorbaları, şehriye, terbiyeli paça çorbası, tavuk çorbası, tarhana çorbası daha çok sayarım aklıma gelenleri yazdım.
Galiba işin çorbasını çıkarttım,
Güneş gazetesinden Çavuşoğlu’nun;
--- Ne yiyorsanız osunuz. Diye bir yazısını okumuştum.
Öz yemek kültürümüzü unutmayalım. Evde yengeler, analarımız, bacılarımız, şehirde lokantalarda aşçılarımız bize özgü yemeklerimizi yaparlarsa hem unutmayız hem sağlığımızı kaybetmeyiz öyle değil mi?
Ben size tavsiye ediyorum. Sırçalı Kafeteryada paça çorbası veya diğer çorba, yemekleri muhakkak tadınız, şimdiden afiyet olsun!
Misafirlerin sayesinde ben de tattım. Çalışanları tebrik ettim.
 
Bu yazı toplam 112 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.