1. YAZARLAR

  2. Ahmet Balcıoğlu

  3. Paylaşmak Güzeldir
Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu
Yazarın Tüm Yazıları >

Paylaşmak Güzeldir

A+A-
Üzüntüyü de mutluluğu da.
Peygamberimizden muhteşem bir benzetmeyle yazımıza başlayalım: “"Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”           ( Buharî, Edeb 27; Müslim, Birr 66 )
İman en büyük imkandır. İmani bir bakış açımız olmadığında önümüzdeki imkanları ve fırsatları da göremiyoruz.
Peygamberimizin benzetmesinde olduğu gibi bir vücudun organları gibi olabilmek ve bunu başarabilmek.
Günümüz teknolojik imkanlarını, özellikle ulaşım ve iletişim imkanlarını iyiliği ve hayrı yaymada maksimum derecede kullanabilmeliyiz.
Artık bir yerde olan bir olay kısa sürede dünyanın her tarafına ulaşabiliyor. Bu değerlendirilebilirse büyük bir şanş.
Hayrı ve iyiliği gönüllü kuruluşlarla dünyanın her bir  tarafına gönderebilirsiniz. Bir mesajla veya bir e-maille evinizden veya işyerinizden.
Bir iyiliği ya da bir yardımı yapmak için illa diğerinin başına savaş, deprem, yangın gibi bir musibet gelmesi mi gerekir?
Bu konuda Peygamberimizden yine müjdeler var.: “Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.” ( Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî )
Bir müjde daha Efendimizden: “…Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımındadır…” (Müslim, Zikr 38, (2699); Ebu Davud, Edeb 68, (4946); Tirmizi, Hudud 3, (1425), Birr 19, (1931), Kıra )
Bu müjdelere nail olabileceğimiz tek yer dünyadır. Şu anda fırsat elimizdedir. O zaman bu iyilikleri yapmanın tam zamanı.

PAYLAŞMAK GÜZELDİR
“Mü’minler ancak Kardeştirler.” Hucurat süresi 10. Ayetin meali olan bu ayeti bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. O zaman bu kardeşliğin gereklerini yerine getirmek için adımlar atmamız gerekmez mi?
Lafta bir kardeşlik olur mu?
Kapitalist dünya bizi kast sisteminde olduğu gibi kategorilere ayırıyor. Bir süre sonra baktığımızda birbirimizin meselelerine duyarsız olmaya başlıyoruz.
İşçi, işveren, memur, asgari ücretli, sanayici, çiftçi, sanatçı vb. Bunların her biriyle her gün aynı safta buluşmamız gerekiyor. Ama bakıyoruz ayrı dünyaların insanları gibi birbirimize bakmaya ve davranmaya başlıyoruz. Her durumdaki her kardeşimizin durumu bizi ilgilendirir. Sanayici de çiftçi de zordaysa ona çözüm üretme zorunluluğumuz vardır.
Aslında mesele Hz. Ömer’in kuşandığı gibi sorumluluğumuzu kuşanmaktır. Hani o ne demişti erhum Akif’in ifadesiyle: “Kenâr-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu, Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer'den onu!”

En küçük daireden başlamak üzere ailemizden, akrabalarımızdan, yaşadığımız köyden, mahalleden, kasabadan, ilçeden, ilden, ülkemizden, İslam kardeşlerimizden ve insan kardeşlerimizden sorumluyuz.
Mesela çiftçi kardeşlerimiz şu anda Rusya’nın antlaşmaları iptal etmesinden dolayı zor günler yaşıyorlar. Ürünleri ihraç edilemediği için ödemelerini yapamıyorlar ve ürünleri para etmiyor yok parasına vermek zorunda kalıyorlar.
Benzer bir durum, Hadim ve Taşkent’te kiraz konusunda yaşanabilir veya diğer alanlarda. İşte burada kollektif şuurumuz olan imanımız harekete geçmeli ve bu kardeşlerimizin yaşadığı probleme çözüm üretmemiz gerekir.
Bu ürünler Allah’ın bir nimetidir. Bunları boşa gidermeden ve çiftçilerimiz daha fazla bir zarara uğramadan çözüm üretmeliyiz. Yazıyı yazarken öğrendiğim bilgiye göre Bursa’nın GEDELEK mahallesinde turşu üretimi yapan kardeşlerimiz göndersinler turşuda değerlendirelim diyorlar şimdiye kadar 500-600 ton ürünün geldiğini belirttiler. Güzel bir haber. DİMES Meyve Suları Genel Müdürü Ozan Diren, ihraç edilemeyen ürünlerin meyve suyuna dönüştürülerek çiftçilere destek olunabileceğini söylemiş
78 milyon insanımız bu mesele hepimizin meseledir demeli ve hep birden elbirliğiyle kardeşlerimizi bu sıkıntıdan kurtarmalıyız. Bir diğer çözüm de ihraç edilemeyen ve geri dönen ürünleri bu günlerde daha fazla tüketerek kardeşlerimize küçük gibi görünen ama çok değerli bir katkı sunabiliriz.
Türkiye’de 20 milyon aile olsa 1 er kilo salatalık ve domates fazla alsa 20 bin ton salatalık, 20 bin ton domates eder. Bize maliyeti de 4-5 lirayı geçmez. Bizim bütçeyi sarsmaz ama kardeşlerimizi önemli bir ekonomik yükten kurtarmış oluruz. Narenciye ürünleri zaten kış meyveleri ve C vitamini deposu. Biz Putin’in almasına gerek kalmadan kardeşlerimizin bu sorununu iç dinamiklerimizle çözeriz inşaallah. Tabi ki bu arada alternatif Pazar arayışlarımız da devam edecek. Bu yaklaşımları sosyal medyada da paylaşarak gündem oluşturabilir domino etkisi yapabiliriz.
Neden olmasın? Bulunduğunuz yerde başı siz çekin patenti size ait olsun sevabın fazlasını siz kazanın.
Ben bugün normalde almayı düşünmediğim bir miktar salatalık, domates ve narenciye ürünleri alarak kardeşlerime destek olacağım.
Size de tavsiye ediyorum.
Muhabbetlerimle

RASİM ÖZDENÖREN’DEN GÜZEL SÖZLER
-       Müslüman’ın antiemperyalist oluşu, basit bir siyasi tavır alma meselesi olarak yorumlanmamalı.
-       Görmenin düzenini Allah öğretti. Onun öğrettiği yol dışında bir yol denemek boşuna uğraşmaktır. 
-       Özlemek ora ile bura arasında gerili durmaktır.
-       Bol bol okuyun ve okumayı terk etmeyin. Derdi olan insan okur, derdi olmayan da okuyarak dert sahibi olur. Asıl mesele bir derdimizin olmasıdır.
-       Eğer ilim, ”hazmıyla” birlikte gelmezse, o ilim insanı bozar, yolunu şaşırtır.
-       Türkiye denklemdeki yerini alıyor
  
Bu yazı toplam 90 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.