1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. PET ŞİŞE OYUNU VE MAVİ KAPAK!
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

PET ŞİŞE OYUNU VE MAVİ KAPAK!

A+A-

1990’lı yıllarda Almanya Hükümeti pet şişe yasası çıkardı ve çevre kirliliğinin önüne geçmek istedi. Bu yasa ile pet şişe ile ürün satan şirketler, satmış oldukları pet şişeyi belirli bir miktar geri ödeyerek geri almak zorunda kaldılar. Naylon poşet yerine bez torbalara geçildi. O yıllarda Berlin de ki AVM’lerde pet şişeli Türk malı satılmıyordu. Konuyu biraz araştırdım. Konunun özü şu imiş. Türkiye’den pet şişeli ürün alımı yapılmış olduğu zaman, Türk firmaları pet şişeleri geri almıyormuş ve Alman firmaları da bunu çözemedikleri için Türkiye yerine pet şişelerini geri alan ülkelerden mal alıyorlarmış. 
Yıllardır Türkiye Cumhuriyeti bir “Mavi kapak” kampanyası ile çalkalanıyor. Okullar dahi bu kampanyaya alet ediliyorlar. Ama olayın aslı bu değildir. “mavi kapak” projesi tam bir kandırmaca projesi olarak karşımızda durmaktadır. Mavi kapak toplatanlar şu sorulara cevap vermek mecburiyetindedirler. Toplanan bu kapaklardan ne yapılıyor? Bu kapakların pet şişeleri nerelere gidiyor? Bu kapağı toplatanlar acaba kaç sandalye dağıttılar? 
Yıllardır özel eğitime muhtaç vatandaşlarımıza yardım etme duygusu ile mavi kapak toplatılan vatandaş, aslında büyük bir çevre kirliliğine bakın nasıl sebep oluyor. Türkiye’nin son on yılına damgasını vuran projelerden biri olan mavi kapak ve tekerlekli sandalye ile ilgili büyük bir yalan orta yerde dolaşıyor. Uzun süre “Mavi Kapak getir tekerlekli sandalyeyi götür” sloganı ile gündemden düşmeyen kampanyaya okullardan kadın günlerine kadar her yerden destek gelmişti. Bu uygulamanın büyük bir çevre kirliliğine neden olduğunu belirten Prf. Dr. B. Gültekin Çetiner çarpıcı bir analiz yapıyor: “Neden pet şişe değilde pet kapak?”
İnsanlara ve çevreye çok zararlı olan pet şişeler toplanmıyor da, neden acaba sadece kapakları toplanıyordu? Bu mavi kapaklar çok mu kıymetli idi de Almanya bunları toplamıyordu? Tabi ki hayır. Pet şişe üreticileri, ürettikleri bu zararlı maddeyi toplamak ve dönüştürmekle yükümlü idiler. Ama bunları toplamak, biriktirmek ve dönüştürmek hem masraflı hem de zordu. Bu kadar zahmete girmektense, bürokrat ve politikacılarla kol kola girdiler ve bir çare buldular. Pet şişe kapağını toplayan, aynı miktarda şişeyi toplamış sayılacaktı. Öyle ya, ellerinde kapak olduğuna göre, elbette şişesi de vardı! Peki bu kapaklar kime toplatılacaktı?”
“Türkiye halkı tam bir çöpçü gibi kullanıldı?” Burada ikinci bir oyun devreye girdi. 500 kilo kapak getirilmesi halinde, özel eğitime muhtaç insanlara bir adet tekerlekli iskemle verilecekti. Böylece hayırsever halkımız, kandırılarak çöpçü gibi kullanıldı. Tekerlekli iskemlede payımız olsun diye düşünen insanlar; ceplerine, çantalarına, ev ve iş yerlerine doldurdukları mavi kapakları, daha büyük toplama ünitelerine attılar. Kapaklar buradan üreticiye gitti.” Tekerlekli sandalye vererek övgüyü aldılar. “Üretici bu kapakları Çevre ve Şehircilik Bakanlı’ğına göstererek, aynı miktar pet şişe topladıklarını beyan ettiler. Bu yolla hem cezadan kurtulmayı, hem de teşekkür almayı başardılar. Oysa tek bir pet şişe dahi toplanmamıştı. Denizler, göller, akarsular, yollar, parklar, bahçeler pet şişeler ile dolmuştu ama ağızlarında tek bir kapak yoktu. Üretici, fabrikatör-akıllı iş adamı, çakma piyasadan aldığı en ucuz ve sağlık için zararlı birkaç tekerlekli iskemleyi, basın huzurunda vererek bir övgü de buradan aldılar.”
İnsanlar kullanıldıkları için tabi ki üzgünler. Üstelik bu kullanılmaya özel eğitime muhtaç insanları da basamak yaptılar. Bu hileye alet olanlara da hiç bir yasal işlem yapılamadığı için üzgünlükleri bir kat daha fazlalaşmaktadır.
Eski yönetmelik de artık yürürlükten kaldırıldı. 24.8.2011 gün 28035 sayılı Resmi Gazete’de bir yönetmelik yayınlandı. Adı Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği idi. Yeni yönetmeliğin 4. maddesinde nelerin ambalaj ve nelerin ambalaj atığı olduğunun Ek. 1 sayılı cetvelde gösterileceği yazılı idi. Ambalaj Tanımına İlişkin Örnekler başlıklı EK: 1 sayılı cetvelin, 1. maddesinde Ambalaj ve atık olarak kabul edilen maddeler sayılmıştı. Bunlar arasında aynen şu madde vardı: Su, maden suyu, meyve suyu, şampuan, deterjan ve benzeri ambalajların kapakları yani yalnızca kapak ibaresi vardı, kapağın ucunda olduğu şişelerin ismi geçmiyordu, yönetmelikten çıkarılmış ve kapak toplamak yeterli idi. Halkı kandırmak ve dümenini yürütmek bu kadar kolaydı. 
İşte böyle yönetiliyor, böyle kandırılıyorduk. Kapak toplattırılarak, daha büyük bir kütle ile insan sağlını ve çevreyi hiçe sayıyorduk.
Selametle!....

Bu yazı toplam 2828 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.