1. YAZARLAR

  2. Hüseyin ERYILMAZ

  3. PEYGAMBERİMİZ (SAV) VALİDELERİ
Hüseyin ERYILMAZ

Hüseyin ERYILMAZ

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

PEYGAMBERİMİZ (SAV) VALİDELERİ

A+A-

2. ve vâlidâResûlillahimâtâale’l-küfri” Bazı yazma Fıkh-ı Ekber nüshalarında Hz. Peygamber (asv)’in ebeveyninin fıtrat üzere öldüğünün kayıtlı olduğunu belirtilmektedir. Şeyh Mustafa el-HemâmîAbbâsîler zamanında yazıldığını belirttiği bir Fıkh-ı Ekber yazma nüshasını Medine’de “Medine-i Münevvere, Şeyhülislâm Ârif Hikmet Kütüphanesi, Kısmu’l-mecâmi, Mecmû’a 330” da bizzat gördüğünü ve bu nüshada “ve vâlidâResûlillahimâtâ ‘ale’l-fıtrati ve EbûTalibmâtekâfiren” Resulullah’ın ana-babası fıtrat üzere ölmüş ve EbûTalib kâfir olarak ölmüştür” yazılı olduğunu ifade etmiştir. Muhammed Zâhid el-Kevserî (ö.1371/1952) de Medine Şeyhülislâm Ârif Hikmet Kütüphanesi’nde 226 numarada kayıtlı iki yazma el-Fıkhu’l-Ekber nüshasının bulunduğunu, bu iki nüshada EbûHanîfe’nin bu sözünün: “ve ebevâ’n-Nebiyyimâtâ ‘ale’l- fıtrati” Resulullah’ın ana-babası fıtrat üzere ölmüştür.” şeklinde kayıtlı olduğunu bildirmiş ve Kûfî yazısında, el-fıtrati‟ kelimesinin kolaylıkla el-küfri‟ şeklinde tahrif edilebileceğine de dikkat çekmiştir.

Nitekim şu anda Medinede Melik Abdülaziz Kütüphanesine nakledilmiş olan eski Ârif Hikmet Kütüphanesinde 160 noluMecmuatu’r-resâil içinde nesih hatla yazılmış, müstensih adı ve istinsâh tarihi bulunmayan bir yazma nüshada EbûHanîfe’nin bu ifadesinin: “ve validâResulillahisallallahu aleyhi vesellememâtâale’l-fıtrati ve EbûTâlib ‘ammuhûmâtekâfiren” olarak yazılı olduğu bilinmektedir. Buna göre Ali el-Kari’nin esas aldığı nüshada yazım hatasının olabileceği ihtimali vardır. Bu nedenle, EbûHanîfe tarafından Ebeveyn-i Resûl ile ilgili bir açıklamanın yapılmış olabileceği hususu kabul edildiği takdirde, ona nispet edilen: “ve vâlidâResûlillahimâtâale’l-küfri” şeklindeki sözün, bir istinsâh hatasından veya müstensih tasarrufundan dolayı bu şekle dönüşmüş olabileceğini ileri sürenler de bulunmaktadır.

Zebîdî, Bağdat’taki nüshada bu şekilde kayıtlı olan söz konusu ifadenin, bir şekilde değiştiğini belirterek durumu şöyle değerlendirmektedir: Müstensih “mâmâtâ” cümlesindeki ‘mâ’ nın tekrarlandığını görünce birinin fazla olduğunu zannederek ‘mâ’ lardan birini kaldırmış, sonra da bu yanlış nüsha yayılmış, daha sonra gelenler de bu yanlış nüshaya tâbi olmuşlardır. Bu durumda herhangi bir problem kalmamakta, tam aksine EbûHanîfe bu sözü, Hz. Peygamber (asv)’e tazîm için zikretmiş olmaktadır.

Zebîdî’nin bu değerlendirmesinden EbûHanîfe’nin Hz. Peygamber (asv)’in anne babasının kâfir olarak ölmediklerini açıkladığı; cümledeki olumsuzluk ifade eden “mâ” edatının hatâen yazılmadığını veya müstensihin kendi tasarrufuyla ‘mâ’ edatını kaldırdığı, böylece söz konusu ibarenin anlamının tam tersine çevrildiği ve bu nüshanın yaygınlaştığı anlaşılmaktadır.

Günümüz araştırmacılarından H. İbrahim Kutluay da, cümledeki olumsuzluk edatı “mâ”nın düştüğüyle ilgili açıklamaları benimseyerek şöyle demiştir: “EbûHanîfe,“ve vâlidâresûlillahimâmâtâale’l-küfri” demiş; “ve vâlidâhufi’l-cenne/Ebeveyni cennettedir.” veya “ve vâlidâhufi’n-nar/Ebeveyni cehennemdedir.” dememiştir. Çünkü bir insanın cehennemlik veya cennetlik oluşu ancak kesin delille sâbit olur. Bu konu ise itikadî bir meseledir. Bu itibarla bu hususta zannî delille yetinilmez. Ayrıca İmam: “ve vâlidâhumâtâale’l-küfri/ Ebeveyni küfür üzere ölmüştür.” de dememiştir. Çünkü küfür, ancak kendisine tebliğde bulunulan fakat iman etmeyen kimse için söz konusudur. Müstensihe gelince o, kitaptaki bu ibareyi görmüş ancak ilk “mâ”yı fazla zannederek metinden çıkarmış, böylece ifade “mâtâale’l-küfri” haline gelmiş ve bu yanlışlık yayılmıştır. Ali el-Kârî de kendi görüşünü bu yanlış metne dayandırmıştır.

 

Bu yazı toplam 266 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.