1. YAZARLAR

  2. Sinan Yiğit Samancı

  3. PİYASA KURTLARI!
Sinan Yiğit Samancı

Sinan Yiğit Samancı

Hakimiyet Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

PİYASA KURTLARI!

A+A-

Ticaret yapan herkesin illaki borcu ya da alacağı vardır. Eskiler “Söz senettir” derler. Sözünde durmayan insana kötü gözle bakar, “üçkâğıtçı” damgası yapıştırırlar…

Biriyle görüştüm geçtiğimiz hafta içerisinde. Epey bir zaman önce kendisiyle ticaret yaptığım, ticaretimizin haricinde kendisini çok fazla tanımadığım birisi! Fakat kendisiyle tanıştıktan sonra adını çokça duydum. Kendisini tanıyanların hiç de iyi bahsetmediğini fark ettim. Kendi kendime “Adam zor durumda ve ben buna elimden geldiğince yardım etmeliyim ”diye düşündüm. “İyilik yap, denize at” misali oldu benim yaklaşımım…

Ticari olarak benden istediği tüm çalışmaları gerçekleştirdim. Yeri geldi, işyeri ile benim işyerim arası 25-30 km olmasına rağmen sürekli çalışmalarımızı göstermeye ziyaretine gittim. İşlerimizi bitirene kadar her şey çok güzeldi.

Ne zaman işlerimiz bitti ve sıra ödemeye geldi, sebepsiz yere “densiz” bir elemanı ile tartışmak zorunda kaldık. Kendisine ulaşmaya çalıştığım ‘sözde’ patronları, telefonuma bakmaz, mesajlarıma cevap vermez oldu! Hatta en son telefon numaramı engelledi…

Sonra öğrendim ki, benim hazırladığım çalışmaları, kendilerine deneme olarak yaptırmışlar. Kara kalemle ufak not kâğıtlarına yazdıkları yazıları okumak için bile 3 5 gün uğraşmıştım. Sonradan her şeyin bir kurgu olduğunu öğrendim.

Üzüldüğüm tek konu, adını birçok kişinin duyduğu, sözde markayız, kurumsal firmayız diye geçinen bir firmanın bu kadar üçkâğıtçı ve düzenbaz olması! Verdiğim emeklerin karşılığını ben bir şekilde alırım elbet ama bu denli sahtekârlık yapan firmaların Konya gibi bir ilde bulunması ve yaşatılması beni korkutuyor.

Özellikle inşaat sektöründe Konya’da büyük işler yapan isimlerini sayamadığım onlarca firma mevcut. Bu bahsettiğim firma da sözde bir inşaat firması. Sahiplerine zaten ulaşamıyorsunuz. İşyerlerine gittiğinizde de sizi en az 2 saat kadar sekreterliğin önünde bekletiyorlar. Akabinde de sıkılıp gidiyorsunuz zaten. Ama “ev almayı düşünüyorum” dediğiniz zaman sizi restorana falan götürüyorlar. Öyle yaptıkları iyilikleri de var yani!

Bu insanlar çok kişinin canını yakıyor. İnşaat yapmaya çalışıyorlar, işçisinden tutun, malzeme aldıkları yerlere kadar birçok kişiyi mağdur ediyorlar. Ayrıca yine daire satabilmek için reklamcıları kullanıyor ve ödemelerini yapmıyorlar. Hatta ofislerinde çalışan insanların paralarını bile vermiyorlar!

Ama kendilerine bir proje sunduğunuz zaman 60-70 bin lira gibi paralara gözü kapalı tamam diyorlar. Sırf bizde para var imajı çizmek için. Yine olan, emek verene oluyor! Allah kimseyi bu tipteki insanlarla karşılaştırmasın…

Elimden geldiğince ziyaret ettiğimiz, tanıdığımız, muhabbet ettiğimiz insanlar hakkında bir şeyler yazmak istiyordum. Fakat hayatın Gülpembe olmadığı bir kez daha bu olayla anlamış oldum ve sizlerle az da olsa paylaşmak istedim. “Ticaret yapmak zor iş” der hep büyüklerimiz. “Hele bir de bu devirde” diye eklerler sonuna. Herkes ekmeğinin, rızkını çıkarmanın peşinde. Kimsenin rızkıyla oynamayın! Kimseyi oyuna getirmeyin. İnanın kimsenin hakkı kimsede kalmaz. Para kazanmak istiyorsanız, önce kişiliğiniz düzgün olacak!

Dilimiz sürçtü ise affola. Saygı ve sevgilerimle…

Bu yazı toplam 275 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar