Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Pkk = Pyd

A+A-
Bir Devlet idarecilerinin iyi ve dürüst yönetimiyle ancak ayakta kalıp varlığını sürdürebilir. Diğer bir ifade ile eğer bir devletin yönetimi bozulursa o devletin ayakta kalması mümkün değildir. Çünkü zaten o devletin, ister komşusu olsun ister uzakta bulunsun, onun yok olması için ağız açıp göz yuman pek çok hasmı olan devlet veya devletler bulunmaktadır.
Bu durum her devletin yöneticileri tarafından bilinen veya bilinmesi gereken bir durumdur. Eğer böyle olduğu bilinmez veya aralarında gerçekleştirdikleri bir takım saldırmazlık anlaşmalarının varlığına güvenerek onlardan bir zarar gelmeyeceği düşünülürse bu tamamen kendilerini o devlete peşin peşin teslim etmiş oldukları anlamına gelir.

Tarih bunun örnekleri ile doludur.
Günümüzde gelişen devletlerarası olaylara bir bakacak olursak bunun böyle olduğunu anlamamız zor olmayacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşundan bu yana bizim dahil olduğumuz veya olmadığımız nice olayların bu dediklerimize örnek olduklarını görebiliriz.
Son İran-Irak savaşından başlayarak günümüze kadar gelişen olaylar hep bizi de sanki bizzat savaşın içindeymişiz gibi etkilediği unutulmamalıdır.
Unutmayalım ki, İran’la Irak’ın arasında geçen savaştan hemen sonra Irak’ın içinde gerçekleşen ve dış dünyanın da bilfiil işe karıştığı ve tabii olarak bu karışanların kendilerine sağladıkları maddi menfaatleri paylaşıldıktan sonra bitmeyen ve bizim güneyimize sarkan ve taşınan olaylar kendiliğinden zuhur etmiş olaylar değildir.
Bunun böyle olmasını buradaki maddi varlıklardan pay almak ve bunu bir kılıfa büründürmek isteyen büyük devletlerin ta kendileridir.
Dikkat edilirse bu devletler önce o devletin içinde bir takım huzursuzlukların çıkmasını ve bunun genişleyip gelişmesini sağlamakta sonra da sureti haktan görünerek sanki olayların sirayetini önlemek istermiş pozunu takınarak o devletin akıbetini önceden belirledikleri noktaya getirmektedirler.
Bizim için de durum bundan farklı değildir. İster içimizdeki siyasetin uyumsuzluğu yani hiç değilse memleket meselelerinin söz konusu olduğu durumlarda iktidar-muhalefet işbirliğinin sağlanamaması, bana göre engellenmesi ve hatta partilerin birbirini hasım görecek noktaya getirilmesi şeklinde olsun, ister vatandaşlar arasındaki ırk ve soy veya din ve mezhep farkı kaşınarak bunların düşmanlığa dönüştürülmesi şeklinde olsun, hep aynı noktaya vurgudur.  
Bu konuda dost görünen devletlerle hasım görünen devletler arasında asla fark yoktur.

Nitekim içimizde geliştirilen PKK terör örgütü ile yapılan mücadele memleketimiz lehine gelişir görünmeye başlayınca bir uzantısını Suriye’de geliştirdiler ve zalim Esed rejimine destek olmasını sağlayarak hem masum vatandaşları öldürtmeyi ve hem de bize karşı savaşmalarını sağladılar.
Bütün bunlar tesadüfen ortaya çıkmış ve kendiliğinden gelişmiş olaylar olmadığı herkes tarafından bilinmektedir.

Güya bizim dostumuz olan ve bunu her vesile ile dile getiren ABD PKK’yı hatırımız için terör örgütü saydığı halde, PYD’nin terör örgütü olmadığını söylemesi iki yüzlülükten de öte bizleri ahmak yerine koymaktan başka bir şey değildir.

Çünkü her ikisinin ellerinde bulunan ve kullandıkları silâhların patentleri kendilerine aittir.   
Hele bunların yapılacak devletlerarası görüşmelere katılmasını istemek affedilecek bir teşebbüs ve değerlendirme değildir. Aksine söylediklerimizi destekler niteliktedir.
Bu konuda bizleri ikaz eden atasözlerimizi daima hatırımızda tutmalıyız. Bu atasözlerimizden birisi: Gâvurdan (İslâm düşmanı kâfir, dinsiz) dost, domuzdan post olmaz. Bir diğeri de: Su uyur, düşman uyumaz.
Allah bize şuur ve idrak versin. 
Bu yazı toplam 96 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.