1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Polis Ve Yetkileri
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Polis Ve Yetkileri

A+A-
İstanbul’da geçtiğimiz hafta sonu oynanan Beşiktaş-Bursaspor maçı sonrasında hain saldırı ile onlarca polisimizi, vatandaşları katleden, yaralayan terör olayından sonra, yine geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan Emniyet ziyaretinde polislere konuştu ve yetkilerini hatırlattı ve gerekirse “vurun” emrini verdi.
Bence de doğru bir iş yaptı.
Bu olaydan ve Erdoğan’ın talimatından sonra Avrupa’yı şöyle bir araştırdım. Gittiğimiz yerlerdeki polislerin durumunu göz önüne getirdik. Televizyonda izlediğim olayları hatırladım.
ABD’  de uzun süre kalan bir dostumla sohbet ettim.
Bana orada polisin yaptıklarını ve yetkilerini anlattı.
“Amerika da polis aracınızı durduğunda iki elinizin de direksiyonda olması gerekir. Yoksa polis sizi vurur. Çünkü görünmeyen elinizde silah olduğunu düşünür... “
Peki Türkiye'de? Polisin silah çekme ya da vurma yetkisi  var mı ?
Hayır son derece kısıtlı...
Elbette  böyle yetki verilmesi için, polisler son derece eğitimli olmalı. Polisimizi eğitenlerde eğitimli olmalı. Siyasetten arınmış olmalıdır. Çünkü bizde, bazı yetkiler verdiğimiz zaman ister polis olsun, ister başka bir görevli olsun, “vur” dediniz mi, öldürür.
Şu anda belleğimi uzun süre meşgul ettim. Koalisyon hükümetleri zamanında ve 1990 lı yıllardı. Polisin hak ve yetkilerini bir bakan kısıtlamıştı. Hatta o zamanda çok sitem etmiştim. Şimdi yetki artırımına gidiyoruz.
Bu gerekli mi ?

Elbette gerekli. Ama çok dikkat edilmeli. Kişisel duygularla yaklaşımdan uzak durulmalı; akıl, mantık ve duygular polisin akıl mantığının önüne geçmemeli.
Cumhurbaşkanı  Erdoğan   terör için seferberlik ilan etti. Aynen destekliyorum. Lafta kalmamalıdır.

Hatırlıyorum da ,yıllar önce trafikte çalışan bir polis arkadaşımız saldırıya uğramıştı. Saldıran kişi yumruk attıktan sonra kaçmıştı. Bizde polise 'Belinde silah var. En azından ayaklarına sıksaydın' diye takılmıştık. Arkadaşımız 'Bırak insana sıkmayı, havaya ateş etsek hesabını verirken anamız ağlıyor' demişti...
Artık bu günler geride kalmalı ve polisimiz akıllı biçimde yetkilerini kullanmalıdır.

Beşiktaş'taki terör saldırısında birinci bomba patladıktan sonra polisler kaldırımda yürüyen bir kişiden şüpheleniyor. 'Dur' diyorlar. Ama durmuyor. Bunun üzerine polisler etrafını çeviriyor. Şüpheli canlı bomba çıkıyor. Kendini patlatıyor. Onlarca polis şehit oluyor...

İşte bu durumda polisin daha profesyonel davranması gerekiyor. 'Dur' ihtarı çektikten sonra önce uyarı ateşi yapmalı. Durmuyorsa ayağından vurmalı. Canlı bomba olduğundan şüpheleniyorsa da, kafasına sıkmalı... Ama bakıyorsunuz şehit polislerin çoğu daha dünkü çocuk. İçlerinde 3 aylık, 5 aylık polisler var. Bu polislerin ne kadarı profesyonel eğitimli?
Siyaseti, adamcılığı bir kenara bırakarak devletin polisi olacak polisler yetiştirmeliyiz ki,  görevini de layıkıyla yapsınlar. Yoksa  ne söylerseniz söyleyin, acı ama gerçek, bunları  yaşamaktan kalamayız. Polis okulları  açılmalı ve asker gibi yetiştirilmeli. Bilgi ile donatılmalıdır.
Bir çoğumuzun bildiği gibi İsrail terör konusunda bir çok ülkeden önde. Uzman bir ülke. Zira onlarda yıllardır Hamas ile uğraşıyorlar. Bu nedenle kendilerini geliştirdiler. Bizim polisimizde bu konuda eğitilmeli, bilinçlendirilmeli. Canlı bombalar ellerini kollarını sallayarak içlerine kadar girememeli...
Bunun yanı sıra istihbarımız da görevini tam yapmalıdır.
Bilmem siz ne dersiniz?
Bu yazı toplam 184 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.