1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Proloterapiyle kalıcı tedavi
Proloterapiyle kalıcı tedavi

Proloterapiyle kalıcı tedavi

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hasan Karaağaç, proloterapinin doğal bir yöntem olduğunu ve ağrıların nedenini tedavi ederek ortadan kaldırdığını söyledi.

A+A-

Karaağaç, proloterapi yönteminin bel fıtığından baş ağrısına, sinir sıkışmasından topuk dikenine kadar birçok yerde kullanıldığını bildirdi.

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hasan Karaağaç, proloterapi uygulaması hakkında bilgi vererek hasarlı bölgelerin kalıcı olarak tedavi edildiğini kaydetti.

DOĞAL TEDAVİ

Proloterapinin kelime anlamının yenileme, eski haline getirme olduğunu dile getiren Karaağaç, ağrının sebebi olan hasar görmüş tendonlara, bağlara ya da eklemlere uyarıcı bir solüsyon yapılarak o bölgede mikropsuz iltihap oluşturduklarını belirtti. Karaağaç, “Proloterapiyle vücuttaki eklemler, bağlamlar, tendonlar tekrar stabil hale getiriliyor. Bunu yaparken de vücuda dışarıdan ekstra bir ilaç verilmeden doğal maddeler uyarıcı solüsyon yapılıyor. Bunlar nedir? Şekerli serum, tuzlu serum kullanılıp kemiklerin bağların bozulmuş kısımlarına bunları vererek vücudu kendisine tamir ettirmektir. Yani vücudu kandırıyoruz. Nasıl kandırıyoruz. Zararsız tuzlu serum ya da şekerli serumu vererek burada bir problem var diyerek orada yalancı mikropsuz iltihap oluşturuyoruz. Vücut hemen orada bir şey var diyerekten hemen orayı tamir etmeye başlıyor. Vücudu kandırarak biz orayı tamir ettiriyoruz. Yani çeşitli maddeler kullanarak vücudun kendi tamir mekanizmasını ortaya çıkartıyoruz.” diye konuştu.

12 SEANS UYGULANIYOR

Hasan Karaağaç, tedavinin uzun ve sıkıntılı bir süreç olduğunu vurgulayarak hastaların bunu kabullenerek geldiğine dikkat çekti. Proloterapi seans aralıklarının ve seans sayısının kişiden kişiye değiştiğini belirten Karaağaç, “Proloterapi seanslarının etkileyen en önemli faktörler hastanın yaşı, ek hastalıkları, aktif olup olmaması, verilen egzersizleri yerine getirip getirmemesi, bağlardaki, tendonlardaki ve eklemlerdeki hasarın miktarı ve süresidir. Ama tedavi uzun bir süreçte sürüyor. Çünkü hasta ağrıyla geliyor ve ağrısının geçmesini beklerken de bu yaptığınız işlemle hastanın ağrısını biraz daha arttırıyorsunuz. Yalancı mikropsuz iltihap oluşturduğunuz için. İltihabın karşılığı; ateş, halsizlik, ağrı, şişlik. Dolayısıyla hasta ağrısını geçirmek için geliyor ama siz daha da ağrı veriyorsunuz. Ama biz bunu hastaya söylediğimizde hasta bunu kabullenerek geliyor. Ağrı da biz iğneyi bitirdiğimiz zaman bitiyor. Bu süreç eğer ayda bir ya da üç hafta da bir yapıyorsanız 6-8 seans yani yaklaşık 6 ya da 8 ay sürüyor. 15 günde bir yaparsınız o zaman yaklaşık 12 seans bunu uygulayabilirsiniz.” ifadelerini kullandı.

NERELERDE OKUNUYOR?

Son olarak Karaağaç, bel fıtığı, boyun fıtığı, menüsküs yırtığı ya da kalça kireçlenmesinin proloterapi ile olan ilgisi anlatarak sözlerini şöyle sonlandırdı: “Kemiklerin ve onların birkaçının bir araya gelmesiyle oluşan eklemlerin stabilizasyonunu sağlayan bağların yıllar içerisinde yıpranması neticesinde bel-boyunda fıtıklar, diz ve kalçada ise yırtıklar oluşuyor. Ardından ağrı nedeniyle hareketsiz kalan bu bölgelere giden kanlanmanın azalmasından dolayı kireçlenme meydana geliyor. Proloterapi ise hasarlı olan ve ağrı veren bölgelerin iyileştirilmesi ile bel-boyunda fıtığı, dizde yırtığı tedavi edebilmektedir. Kısacası proloterapi sonuçla değil fıtığın, yırtığın, kireçlenmenin nedeniyle ilgilenmekte ve bu bölgeleri kalıcı olarak tedavi etmektedir.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.