1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. PROVAKASYON VE TANSİYON
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

PROVAKASYON VE TANSİYON

A+A-

Bir kere; şunu net olarak söylemeli ve ağızda evirip- çevirmemelidir.
Her kim olursa olsun,  görevi, unvanı ne olursa olsun devlet idaresinin dışında cezalandırılamaz.
Bizde bir söz vardır:
“Şeriatın kestiği parmak acımaz”
Eğer Bu ülke hukuk devleti ise, eğer bu hukuk devletinin kararları varsa ve bunları Adalet verecekse buna herkes ama, herkes saygı duymalıdır.
Hiç kimse de, kendisini adalet mekanizmasının yerine koyamaz. Koyanlara da bu devlet izin vermemelidir.
Tabii ki; Herkesin beğenme hakkı olduğu kadar beğenmeme hakkı da var.
Hatta; Yasal çerçevede protesto da kabul edilebilir.
Ancak; Şiddet başka bir şey.
Hele ki; 31 Mart seçimlerinin ardından gerilimin had safhada olduğunu gören Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Demirin soğutulma zamanı, Türkiye ittifakı  olmalıdır” beyanatına  yine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu sözleri protesto eder sözleri hiçte hoş olmadı. İşte bunun getirdiği sonuç.  Geçtiğimiz günlerde ana muhalefet partisi lideri  Kılıçdaroğlu’na  bir şehit cenaze namazında yumruklu saldırı, ardından da güvenlik güçlerinin aldığı  evi yakarak katletme çabası asla ve asla kabul edilemez.Hem insanlığa, hem de vicdanlara sığmaz.
Belli ki; Birileri, İstanbul seçimlerinden kaynaklı gerilimi fırsata dönüştürüp, geniş tabanlı bir toplumsal kriz yaratma peşinde. Çok hassas bir yerde düğmeye basılmış görünüyor.
Bu hain ve vahim olayın sıradan bir saldırı olmadığı gayet açık olarak görülüyor.
Dileğimiz odur ki, sağduyu sahibi Türk halkı bu ve bunun gibi provokasyonlara inanmayacaktır.
O gün bazı yayın organlarında İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu'nu açıkça hedef göstermek, birkaç saat sonra da CHP liderini linç etmeye kalkışmak, sıradan bir olay olarak görülmemeli.
Allah aşkına; Bırakalım CHP'yi ya da Kılıçdaroğlu'nu, 71 yaşındaki bir adama saldırmak, diri diri yakmaya niyetlenmek nasıl açıklanabilir ki?
Komplo teorisi çizmeyelim ama...
Ya; Tam da İstanbul'da o gün İmamoğlu'nun mitingi varken, eğer asıl niyet bu saldırı ile CHP'lileri sokağa çekmek iseydi eğer?...
Vay halimize…
Yakın geçmişte  İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in mekanı sarılmadı mı ? Sloganlar korkutma hareketi yapılmadı mı?
Konya’mızdan örnek verelim. Son genel seçimlerin yapıldığı gecede İYİ parti il başkanlığı önünde silahlar patlatılmadı mı ?
Bu terörizm ve sindirme hareketini yapanlara ne işlem yapıldı bilmiyorum.
 Kılıçdaroğlu da bu durumun üzerine parmak bastı ve saldırının planlı bir eylem olduğunu aktardı.
Gerçekten de;Ülkeyi karıştırmak, insanları bir birine saldırtmak  isteyen birileri fırsat kolluyor da olabilir.Çok dikkatli olmak, provokasyonlara geçit vermemek gerekir.
Birlik, beraberliğimiz için, ateşe benzin dökmeye kalkan elinde kalem olan, ağzından söz çıkan ya da yumruk gösteren provokatörlere de fırsat vermemek gerekiyor.
Ülkemiz geçmişte kardeş kavgasını çok gördü, Sivas, Maraş olayları buna bir örnektir. Provokatörlerin oyununa geldi, acısını da birlikte yaşadık.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde yapılan çirkin saldırının bence sorumluları;
Topluma nefret tohumları ekenlerdir…
Bu dili kullanan siyasetçilerdir…
Sen, Ben’ diyerek insanları bölenlerdir…
Bunların dolduruşuna gelen gözleri dönmüş cahillerdir…
Bu nedenle; Bu tehlikeli işe girişenler -varsa arkalarındaki kişilerle birlikte- cezalandırılmalı ve toplum vicdanı bir an önce rahatlatılmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.