1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Rahmetliye Kulak Vermeliyiz
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Rahmetliye Kulak Vermeliyiz

A+A-

Türki’ye çok partili rejime geçtikten sonra bir çok yerel, genel, seçim yaptı ve azımsanmayacak kadar da referandum gerçekleştirdi. 61, 82, 87, 88, 2007, 2010, 2017 tarihlerinde referanduma giden Türkiye, 46, 50,,54, 57, 61, 65,69, 73, 77, 83, 87, 91, 95, 99, 2002, 2007, 2011, 2015, 2015 yıllarında da genel seçimler yaptı. Yerel seçimlerde bir bu kadardır.

24 Haziran da yapacağımız seçimler ise şimdiye kadar yapılan seçimlerin hepsinden çok ama çok farklı. Çünkü artık başkanlık seçimi yapılacak. Artık bu seçimden sonra, Türkiye’yi, halkın seçtiği vekillerin belirlediği başbakan değil, halkın doğrudan seçtiği BAŞKAN ve onun kuracağı hükümet yönetecek.

24 hazirandaki seçimlerin bu farkını aklımızdan çıkarmadan şu soruyu soralım : Bu seçimler atmosfer olarak, psikolojik ortam olarak daha önceki hangi seçime daha çok benziyor? Bana göre en çok Özal’a karşı eski liderlerin (Özal’ın yaptığı referandumla seçilme hakkına sahip olan Ecevit, Demirel, Erbakan, Türkeş… )sahne aldığı seçime benziyor. (Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş ve Necmettin Erbakan’ın siyasi yasakları 87 Referandumundan “evet” çıkınca kalktı. 2 Kasım 1987 günü yapılan seçimlerde 26 milyon vatandaş sandığa giderken sonuçlar yine tek başına iktidarı gösteriyordu. Anavatan Partisi oran olarak oylarını düşürse de yüzde 36 oran ile 292 vekil çıkarmayı başarmıştı. Erdal İnönü’nün SHP’si ise yüzde 25 oy ve 99 vekil ile ana muhalefet partisi hüviyetini kazanmıştı. Demirel partisine yüzde 10 barajını geçirerek yüzde 19 oy ve 59 vekil kazandı.

Bu dönemden sonra başlayan (bilhassa Demirel’in yaptığı) yıpratıcı muhalefet ÖZALI tahttan indirdi. O’na karşı muhalefet cephesi kuran liderler istikrarı bitirdiler. Türkiye koalisyonlu döneme girdi. Özal’a her türlü saldırıyı yapan liderlerin kurduğu koalisyonlar döneminde Türkiye, hem istikrarı kaybetti hem de ülke ekonomik olarak çöküşe, terör örgütlerinin saldırısı ile de iç kavgalara sürüklendi. En son Erbakan hükümetine ancak 11 ay dayanabildi zinde güçler.

28 Şubat girişimi, ekonomik çöküntüler, batan bankalar. Uçan döviz, maaş ödeyemeyecek duruma gelen devlet yönetimi. Ecevit, Erbakan, Demirel, Çiller, İnönü, Yılmaz… Hiçbiri söndüremedi bu ateşi. Nihayet 2002 seçimleri ve Erdoğan ve İstikrar. Kalkınma yatırımlar, düzenin kuruluşu. Ekonomide istikrar büyük yatırımları getirdi. Saymaya gerek var mı? Eğitime, sağlığa, altyapıya, yollara, köprülere, havaalanlarına, harcanan müthiş paralar. Milli savunmadaki gelişmeler. İhracatta rüya gibi rakamlar, Dünya siyasetine getirilen ( dünya 5 ten büyüktür… ) çok haklı pek yerinde eleştiriler, ONE MİNUTE ler, Mazlum coğrafyalara yapılan yardımlar. Mültecilere açılan kucaklar. İslam Dünyasının perişan halini gösterme çabaları, tarihi eserleri diriltme çalışmaları, tarihi ve kültürü halka ulaştırmak için çekilen muhteşem diziler… Takdire şayan çalışmalardır. Tüm bunların yanında gerek Suriye gerekse Çözüm sürecinde yapılan yanlışlar.

Tarihi ve tarihte olanları bir daha hatırlamadan verilecek her oy hem milletimizin hem ülkemizin zararına olacaktır. Demokrasi halka oy verme vazifesini yani ülkenin yöneticisini belirleme hakkını veriyor. Bu hak aynı zamanda vatandaşa çok büyük bir sorumluluk ve vebal yüklüyor. Muhalefette iken uçanlara kaçanlara iktidarı acımasızca eleştirenlere çok dikkat etmek gerekir. Daldaki üç kuşu alacağım derken eldeki bir kuştan olmak deyimini akıldan çıkarmamak lazım. Bu arada aklımızdan çıkarmamamız gereken bir atasözü daha var : “Kırk yılda bir koca buldum onu da dayım buldu”

Tabi vatandaşın vereceği her oy saygı değerdir. Ben oy verirken kısaca bu günkü ortama, bu günkü atmosfere benzeyen seçimlerin nasıl sonuçlandığını ve bu sonuçların ülkeye ve vatandaşa nasıl yansıdığını hatırlamamız gerektiğine vurgu yapmak istedim. Ve Rahmetliye (Tarihe) Kulak Vermeliyiz. Çünkü rahmetli en büyük tecrübeleri sunar bize.

Rabbim ülkemizi, milletimizi ve tüm Ümmet-i Muhammedi necata eriştirsin! Her şey O’nun elindedir. O (cc) neylerse güzel eyler.

Bu yazı toplam 618 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.