1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Rahmette Azapta Çok Yakınımızda  
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Rahmette Azapta Çok Yakınımızda  

A+A-

Mü’min için en büyük hedef, en büyük gaye sonsuz âlemde Cenneti kazanıp cemali müşahede etmektir. Bu sonsuz mutluluğu elde etmek de sünnetullah icabı pek kolay değildir.  Hem hakikat bilgisinden uzak oluşumuz,  hem nefs ve şeytan gibi düşmanlarımız,  hem de işlediğimiz günahlar bizi bu büyük hedefe varmaktan, bu sonsuz mutluluk diyarına erişmekten alıkoyuyor. Yalan dünya, Şeytan ve nefsimiz bizi öyle oyalıyor ve öyle yanıltıyorlar ki gereksiz hedeflerin, malayani işlerin peşinden koşturuyorlar. Böylece elimizin altındaki hazineleri  göremez hale geliyoruz.  

Uzak diyarlarda yaşanan haksızlıklar, zulümler için ağlayan gözlerimiz, hüzünlenen gönüllerimiz yanı başımızdaki fakiri görmüyor, mahallemizde, ailemizde meydana gelen haksızlıklara bigane kalıyor.  Filistin’deki, Iraktaki, Filipinlerdeki zulüm için isyan eden bizler,  ebeveynimize, eş ve çocuklarımıza yaptığımız zulmü bir türlü görmüyoruz.   Bedirde, Uhut’ta bulunamadığına sahte bir üzüntüyle üzülen nefsimiz, iş kendisinin yapması gereken basit işlere gelince kör ve sağır oluyor. İşte bu kör ve sağır olduğumuz konulardan biri de;  ebeveyne itaat

EBEVEYNİNİ MEMNUN ET CENNETE GİT

Geçen gün internetten bir hocayı dinliyorum, bu konu ile ilgili çarpıcı gerçekleri hatırlatıyor dinleyenlerine: Peygamberimizin hadislerinden naklediliyor  ki;

 “Anne baba hakkı cihattan da öndedir.”

“Anne babanın Müslüman olmasına bile gerek yok! Velev ki değiller, yine onlara hizmete mecbursun.”

“Sen 60 yaşında olsan baban 80 yaşında olsa seni dövmek istese ona bu konuda yardımcı olacaksın”

“Allah kıyamette üç grubun hesabını bile görmez. Bunların başında da   Anne babaya asi evlat gelir…” diyordu.

 “Felçli annesini ta Yemenden sırtında aylarca gece gündüz taşıyarak Mekke’ye getiren bir kişi annesine haccını yaptırıp tavafını tamamlattıktan sonra Ömer bin Abdullah’a rastlar ve ona sorar:

-Artık anneme borcumu ödedim herhalde

-Hayır. Onun seni doğururken çektiği acının en küçük parçası bile senin bu zahmetinden daha büyüktür.”

Bu güzel nasihatler, bu sert uyarılar aklımı başımıza getirmeli. Anlamalıyız ki anne baba ne yaparsa yapsın haklıdır. Yaptıkları yanlışları biz düzeltemeyiz. Evlatlar arasında ayırım yapma yanlışına düşseler de, ibadetlerinde eksikler, inançlarında yanlışlar olsa da evladın onlara karşı “yamuk yapma “ hakkı yok. O, onlarla Allah arasında.

Bu gerçekler ışığında şunu bilmeliyiz;“… Cenneti uzaklarda aramaya gerek yok. Cihada gidemedim, Kâbe’ye varamadım, Afganistan’a ulaşamadım, Afrika’ya yetemedim... diye üzülme.  Git annenin ayağına kapan, babanın gönlünü yap, onların hayır duasını al gir cennete... Anne babasından beddua alanın bu dünyada bile işi rast gitmez… Sohbetlere, cihada, hacca, umreye onların izniyle git. Değilse bir faydası olmaz…” Peygamberin şu buyruğunu hatırlatmak gerek.  ‘Anne babası veya onlardan biri yanında yaşlanıp ta cenneti kazanamayanın burnu yerde sürtülsün’… ” 

Uzaklarda Arama Cenneti, Iraklarda Bilme Ateşi

Demekki neymiş; Cennet uzaklarda değil hemen yanımızda, annemizin ayağının altında, babamızın iki dudağı arasında imiş. Annemizi,  babamızı, evde veya huzur evinde bırakıp cihada gidemeyeceğimiz gibi;  dernek, vakıf, parti, cemaat çalışmalarına da gidemeyiz. Böyle yaparsak bu çalışmalardan ne hayır çıkar ne bereket. Rabbimizin koyduğu ölçüler, peygamberimizin(sav) uyguladığı fiiller bunlar. Hayatımıza bunları rehber etmeyeceğiz de neyi edeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.