1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. “Rakım Çumra’lıdan rakamlı Çumra’ya ne zaman geldik?
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

“Rakım Çumra’lıdan rakamlı Çumra’ya ne zaman geldik?

A+A-

Şimdi bana Rakım Çumralı da nereden çıktı diyebilirsiniz? 
Her Çumralının bildiği üzere Rakım Çumralı Çumra’mızın ilk kurucusu ve belediye başkanın adıdır. 
26 haziran 1926 yılından 1940 yılına kadar belediye başkanlığı yapmıştır. Benim doğup büyüdüğüm Baraj Mahallesinde Rakımın Değirmeni, Rakımın Elmalığı, Rakımın Kavaklığı Rakımın Tarlaları, arsalıları diye anılırdı.
Baraj Mahallesinde Atatürk Caddesi ile Yeni Mahalle arasında bulunan mevkilerdi. 
O yıllarda Çumra’da 7 Mahalle vardı;
1-İzzetbey Mahallesi 2-Bardakçı 3-Bağlar Mah. 4-Bakkalbaşı Mah 5 Baraj Mah 6-Meydan Mah. 7-Yenidoğan Mah. Daha sonra Çaybaşı, Yeni Mahalle, İstiklal, Cumhuriyet Ve Hürriyet Mahalleleri sonradan kuruluyordu.
Rakım Çumralı’dan Rakamlı Çumra’ya başlıklı yazı yazdırmaya neden olan Çumra’mızın merkezde 12 Mahalle 500 cadde ve sokak bulunuyordu. Büyükşehir yasası ile caddelerimiz sokak oluverdi. 
Başka deyişle babalını büyükşehir belediyesi üzerine atıverdik. Böylece sokak adları kayboldu mu ? Derken meğer numara vermişler…..
Ben onun içindir ki, Cadde adları dururken sokak adları rakamla değiştirildiği için böylesi başlık atmak durumunda kaldık. 
Evet, hayret sessiz sedasız cadde adları hariç güzelim her biri ayrı mana taşıyan sokak adları buharlaştı. Yerine buz gibi soğuk RAKAMLAR alıverdi. 
İZZETBEY MAHALLESİ çiçek adları  BARDAKÇI MAHALLESİ Şehir isimleri, BAKKALBAŞI MAHALLESİ Tarihi olaylar, tarihi şehirler isimleri BARAJ MAHALLESİ Dış Türkler, tarihi şehir adları, YENİ MAHALLE Türk Yazar, şair, düşünürlerin adları, BAĞLAR MAHALLESİ Evliya, Türk Düşünür adları, HÜRRRİYET MAHALLESİ Daha önce görev yapmış belediye başkanları adları……
Hülasa bu isimler bu isimler çoğunlukla tarihe ışık tutan, tarihi kişileri ve olayları günümüze kadar getiren sokak envanterleridir. Çumra'daki sokak isimleri de adeta şehrin bir belleğidir.
Çumra’mızda dünün güzelliklerini yaşatan Mahallelerde bulunan çeşmelerimiz var. Evet,  su akan sokak çeşmelerini, o mahallede doğan ya da o sokakta yaşayan önemli kişileri, kahramanların isimlerini sokak tabelalarında görmemiz mümkün. O tabelalar  mahallelerin kimliğidir adeta...
Mahallede ya da sokakta bulunan önemli tarihi yapılar (camii, köprü vb.), önemli kişiler veya şahsiyetler, önemli olaylar (savaş, zafer vb) ve bulunduğu yerin sosyal hayatına katkı sağlayan, sürekli halk tarafından kullanılan yapılar (çeşme, fırın gibi) mahalle ve sokak isimlerinin kullanılmasında en büyük etkenlerdendir.
Bu yazımızda sokaklardan bahsedeceğiz. Çumra sokak isimlerine göz attığımızda; köklü Çumra tarihi adeta sokak isimlerine kazınmıştır. Elbette bunların hepsini yazmak mümkün değildir.
Evet, yukarda da ifade ettiğim üzere buharlaşan bu güzelim isimler yerine soğuk mu soğuk rakamlara kalıverdik.
Dünden haberi olmayanların bugünü yaşaması ve yarınların elinde tutamayacağız. 
Böylesi yapı içinde ne kazanacağız?
Bakkalbaşı Mahallesi Ridaniye Sokak N0 35 demek varken, 733678 nolu sokak ne manaya geldiğini anlayabilmiş değilim.
Bağlar Mahallesi sokaklar rakamla ifade ediliyordu. O yıllarda Türk İslam Düşünür ve Türk Büyüklerinin adlarıyla değiştirmiştik.. 
Bağlar Mahallesi sakinleri geldi sokak adlarından memnun olmadıklarını söylediler. Ben gayet olumlu karşıladım ve dilekçe ile hangi sokağın adını beğenmediyseniz yazın dedim. Bağlar Mahallesi “BAHADDİN VELET SOKAK” görünce şaşırdım ve sordum;
--- Siz Bahaddin Veled kim biliyor musunuz? 
--- Ne olacak piç manasına mı gelir ne? Veledi zina diye dedem pis çocuklara kızardı hem onu aklıma getiriyor.
---- Efendiler Bahaddin Veled Mevlana Celalettin’in babasının adıdır. Ulamaların babası, Sultânu’l-Ulema diye anılırdı. Dedim. Siz istemiyorsanız eski 3 nolu sokak  olsun. 
---- Aman Ahmet Efendi bizim böylesi müracatımızı olmadı sadece seni ziyarete geldiğimizi say tamam mı? Deyip müsaade alıp çıktılar. Bahaddin Veled sokak öylece kalmıştı. Şimdi kör kazmayı vurup adların yerine rakamlar alıverdi.
 Aklıma Yahya Kemal Beyatlı’nın “KÖR KAZMA” makalesini çağrıştırdı.
 "Bütün Türkler bu şehirde herhangi bir binâyı bu kışladan fazla beğenir, çünkü beyinleri "yeni" dedikleri mikropla aşılanmış bir neslin çocuklarıdır. Bu illet, bu "yeni" sar"asıyle son asır Türkleri kör kazmayı kaptılar, yıkılmadık ne resmî dâire kaldı ne konak; dağılmadık ne eşya kaldı ne de döşeme..."
Bu güzel yazıdan -haberdar olmayanların varlığını düşünerek- şu alıntıyı da yapalım:
"Şimdiye kadar Cemil Paşa gibi mütemeddinlerimiz bir yol açmak için Mîmar Sinan"ın bir eserini kör kazma ile kökünden yıkar, bir iş yaptığına zâhib olurdu. Eğer îtirâza uğrarsa halkın taassubundan şekvâ ederdi. Bu mütemeddinlere Gülhâne Parkı medhallnde Fâtih"ln geçtiği kapıyı yıkmamak bir dâğ-ı derûn oldu. Şimdi bize o kapı Gülhâne Parkı"na götürecek düz bir caddeden daha güzel görünüyor. Medeniyete dâir birçok kör îtikadlarımız gibi kör kazmayı da bir tarafa bırakmalı..."..
Böylesi bir yazı çıktı ; 
“RAKIM ÇUMRA’LIDAN RAKAMLI ÇUMRA’YA NE ZAMAN GELDİK?

Bu yazı toplam 837 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.