1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Ramazan ayı hatıralarından!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan ayı hatıralarından!

A+A-
İnsan karşılaştığı olaylar geçmişten bugüne ders veren hatıraları çağrıştırıveriyor.
Bardakçı Cami ve Kümbetli Camiinde İmam hatiplik yapmış olan Üsküsseli ( şimdi adı Orhaniye oldu.) Hasan Ali Hocanın çok anlatılanRamazan Ayında Teravi Namazı hatırası aklıma düşüverdi. Anmışken rahmet dileyelim.
Yanılmıyorsam Okçu Kasabamızda arı sokması sonucu vefat etmişti.
Gelelim bize ders veren hatırasına;
Hasna Ali Hocam teravi namazı kılınması esnasında tam salâvat getirecekken arka saflardan cemaatten birisi Hasan Ali Hocayı ikaz eder;

--- Hocam bir rekât eksik kıldık! Deyince. Hemen arkasındaki üç kişiye dönerek;

--- Hacı Efendiler arkamda namaz kılmak için birbirinizle yarış edersiniz ancak, beşinci saftan genç kardeşimiz bizi ikaz ediyor. Yahu siz burada ne yaparsınız? Burada duruyorsanız buranın sorumluluğunu
bilmelisiniz. Hakkını vermelisiniz.

Buranın sorumluluğunu bilmiyorsanız burada namaz kılmayın. O beni ikaz eden genç burada namaz kılsın!
Ne zaman bulunmuş oldukları sorumluluğunu yerine getirmeyen birini görürsem aklıma bu ders verici hatıra gelir.
Öyle ya bulunmuş olduğun makam, görev her ne ise üzerine düşen işi layığı yerine getirmek zorunluluğun vardır. Bu senin için olmazsa olmaz şartındır.
Görevini bilmemek yahut bilip savsaklamak bir nevi ihanettir, dalalettir, gaflettir.
Bu gaflet ve dalalet içerisinde düşmemek için üzerimize düşen görevleri layığı ile yapmak durumundayız.
Ben burada Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma diye ayırım falan yapmıyorum.
Herkes almış olduğu vazifeyi en güzel bir şekilde yapsın efendim.
Ana analığını, baba babalığını,öğretmen öğretmenliğini, öğrenci öğrenciliğini, çiftçi çiftçiliğini, esnaf esnaflığını, memur memurluğunu, idareci idareciğilini……..bunu uzatır gideriz.

Siz ne buyurdunuz?
19.yy. âlim ve şairlerinden Gaziantepli Hasırcızade Mehmet Ağa, devrinin en nüktedan kişilerinde biriymiş. Dönemi devlet adamlarından Fuat Paşa ile de tanışıklığı olan Hasırcızade Mehmet, Paşayla görüştüğü bir gün, gözü onun parmağındaki yüzüğe takılmış. Fuat Paşa sormuş:

---Taşına mı bakıyorsunuz?
---Evet Paşam!
--- Elmastır.
---Ne faydası var, yani ne getirir?.
---Yüzük taşı ne getirecek Mehmet Ağa?
---Benim de babadan kalma iki taşım var, senede yüz altın getirirler.
---Yaa, ne taşı bunlar?
---Değirmen taşı paşam.
 
Bu yazı toplam 98 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.