1. YAZARLAR

  2. Adem BAŞ

  3. Ramazan bereketin ayıdır, İsrafın değil!
Adem BAŞ

Adem BAŞ

Adem BAŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan bereketin ayıdır, İsrafın değil!

A+A-

Ramazan ayını çocukluğumuzdan beridir rahmet ayı ve bereket ayı olarak anarız, biliriz. Bu ay gerçekten rahmetin ve bereketin yeryüzüne saçıldığı bir ay. 11 ayın sultanı diye adlandırdığımız bu ay, bu kadar mübarek ve rahmetli bir ay olunca, dünya Müslümanlarında ayrı ayrı Ramazan kültürleri oluşturmuş durumda. Yüzde 95 civarında Müslüman  bir nüfusa sahip Türkiye’de ve muhafazakarlığıyla bilinen Konya’da da Ramazan ayına has kültürler mevcut. Konya’da oluşan bu kültürlerin başında ise iftar davetleri geliyor. Bugün biraz bu konuyu ele almak istiyorum.

İftar davetleri Peygamber efendimiz döneminden bugüne gelen, misafirlere iftar verme geleneğidir. Bu geleneği ve aynı zamanda sünneti yerine getirmek için de toplumumuzun büyük kesimi emek veriyor zahmet veriyor. Bu davetlerin Arap Yarımadası’ndan çıkışına, sonrasında Osmanlı’da, ve hatta bundan 50 yıl öncesine bakılsa, genellikle evlerde konu komşuyla birlikte ihtiyaç sahibi, durumu kötü kimselerin de çağırıldığı davetlerdi. Oturulur hep birlikte evde ne piştiyse onunla iftar açılır, çay içilir sohbet edilir, teravih namazına da topluca gidilir dağılınırdı.

Bu gelenek uzun yıllar böyle devam etti, taa ki son 3-5 yıla kadar. Evde olandan yeme, gariban konu komşuyu davet etme, akrabalarla bir araya gelme geleneği bambaşka bir hal aldı. İftarlar günümüzde devasa düğün salonlarında, pahalı organizasyonlarla binlerce kişiye aynı anda verilen yemekler haline geldi. Tamam çok güzel, tamamen iyi niyetli yapılan davetlere de şahit oldum, sadece gösteriş için yapılan davetlere de şahit oldum. İyi niyetli bir şekilde fabrikasında çalışan işçisini kapı komşusunu çocukluk arkadaşını, mahallesindeki garibanı iftarına çağırana lafım yok, Allah kabul etsin. Ancak bu gösteriş peşine düşenler var onlara söylenecek çok şey var. Bana göre zaman kaybı, çöpe atılan para, israfında daniskası… Kendinize gelin. Yüz bin liralık, iki yüz bin liralık arabalara binebilen insanları bir araya getirip karnını doyurup gönderince neden israf oluyor biliyor musunuz? O salonun neredeyse yarısı, göbeğini kaşıyarak yanındakine ‘bamya soğumuş, yoğurt çorbası şöyleydi, pilavda et azdı çoktu.’diyor. Allah razı olsun, Allah kabul etsin demeden bunu konuşan insanlara aynı anda on binlerce liralık yemek vermek israf değilse sizce ne?

Acilen silkelenip özümüze dönmeliyiz. Örfümüze, adetlerimize ve geleneklerimize sıkı sıkıya bağlanmalı ve çok daha geç olmadan gösterişten sıyrılıp dinimize sığınmalıyız. Allah tuttuğumuz oruçları kabul etsin.

Bu yazı toplam 413 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.