1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Rasülullah (s.a.v)’in kabirde ağlaması
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Rasülullah (s.a.v)’in kabirde ağlaması

A+A-
Ölüm, büyük bir hadisedir. Bu hadise sebebiyle in¬sanın hüzünlenmesi, kederli bir hal alması normaldir. Hatta bu hüzün ve kederini açığa vurup sessizee ağlaması ve gözyaşı dökmesinde bir sakınca yoktur. Nitekim Peygamber efendimiz (S.a.v.) de, oğlu İbrahim'in, kızlarının vefatlarında ve ashaptan Sad' b. Ubâde'nin hastalığında bizzat gözlerinden yaşlar akıtarak ağlamış, kendisine ağlamayı yasak¬lamış olduğu hatırlatılınca da bunun yasak olan ağlama şekli olmayıp, gözyaşı dökmekle Allah'ın azap etmeyeceğini, ancak mübarek diline işaret edip onunla azap edeceğini belirtmiş ve:
"Muhakkak ki ölü, ehlinin üzeri¬ne bağırıp çağırmalarıyla azap duyar." buyurmuşlardır. Zira sessizce gözyaşı dökmek ve kalben mahzun olmak, ağlamaktan ziyade bir şefkat ve acımadır ki, Al¬lah Teâlâ şefkatli ve merhametli olanları sever.
Hadimi k.s. Efendimiz s.a.v.in ağlaması, kitapların inzali, şerefle bu dünyadan gidenler ve mühim olan ikramlardan şöyle ders vermektedir:
İbni Mace, Berae r.a.) dan buyurdu ki: Biz Rasülullah ile bir cenazede beraberdik. Efendimiz s.a.v, kabrin bir tarafına oturdu. Ve ağladı. Hatta kabrin toprağı gözyaşlarından ıslandı. Umulur ki, mevtanın hallerinden mevta için tarafı Kudsi’den bir tecelli olur.
Hâlbuki o Efendimiz s.a.v.in bu hususta korkusu yok. Çünkü o, masumdur. Rasülullah s.a.v Efendimiz! O esna da, “EY kardeşlerim, sizde bu misillisiniz. Ve ölüme hazırlıklı olunuz” buyurdular. (berika c.1.s.539)

KİTABLARIN İNZAL SEBEBİ

Her kişi düşünmelidir ki her şeyin bir sebebi vardır. Mevlamız sebepsiz hiçbir şey yaratmamıştır. Öyle ise Semavi kitabların iniş sebebi nedir? Diye akla gelebilir. Bu soruya Hadimi k.s. kısa tarifle şöyle cevap vermektedir: Bütün semavi kitaplar, halkı daimi ebedi kalacakları mülke davet için indirilmiştir. (berika c.1.s.541)

DÜNYADAN ŞEREFLE GİTTİLER

Rasülullah s.a.v Efendimize, insanların en kazançlısı ve görüş cömertliği olanı süâl edildiğinde: ”Ölümü en çok hatırlayandır” diye cevap vermiştir. Ölümü çok hatırlayanın, ölüme istidadı çok olur. Onlar ölüme hazırlıklı olduklarından en kazançlı kimselerdir.
Hadisi şerifden anlaşılan budur. Onlar şerefle bu dünyadan gittiler. Çünkü dünyada ölümü hatırlamak, darı gurur ( dünya) da cefa çekmeyi vacip kılar, onlar dünya şerefiyle gittiler. Ahiret kerametine erdiler. Yani kendilerine va’ad edilen ikrama kavuştular.
MÜHİM İKRAM: Sonra: Ölüme şu hazırlıkla, kazançlı kimseler işaret edilir ki, onlar hakkıyle ölüme istidat ettiler de onlar için dünya sevgisinden ve kerametinden cümlesi verildi. O ikram yirmiye baliğ oldu. Ahiret ve din kerameti ile bu ikram kırka baliğ oldu.
Minhac’da cümlesi; Dünya da verilen 20 şeref: 1. Allah Sübhanehü’yü zikretmek, onun üzerine sena’da bulunup zikrinde Rabbilerine kullukta ikram olunmaktır.
2.Onun Cenabı Hakka şükür ve tazımı, senin şükrün ve tazımın senin gibi mahlûka olsa sen onunla şereflenirsin elbette. Hal böyle olunca, âlemlerin ilahıyla şereflenmek nasıl olur?
3. Allah Teâlâ onu sever. Seni mahallin reisi sevse, sen onunla elbette iftihar eder ve onunla faydalanırsın. Öyle ise Rabbi’l-âleminin muhabbeti ile nasıl iftihar edilir. Nasıl menfaatlenilir düşün?
4.Allah Teâlâ onun çoğu işlerinde vekilidir. 5. Hz. Allah onun, teapsız (zorluksuz), onun işlerinde kefilidir. 6. Her türlü düşmanına karşı onun için yardımcıdır. 7. Onun enis’i olur. Yani haliyle ondan kaçmak istemeyen bir arkadaşı olur.
8.Onu aziz kılarda onu ve ehlini dünya hizmetlerinde zillete düşürmez. 9. Himmeti yüce olur. Dünya ve dünya ehlinin kazuratlarına bulaşmaktan uzaklaştırırda dünyanın zuhrufatına (aldatıcı, sahte güzelliklerine) iltifat etmez. 10. Kalbini gani (zengin) kılar da sadrı’nın ferahı kıtlıkla zail olmaz yokulup gitmez. Yani kıtlık görmez. Yokluk korkusu olmaz.
11. Kalbini nurlandırır da hikmetlere ve ilimlere yol olur. 12. Sadrı geniş olurda dünya mihnetleri ve insanların hilelerinden daralmaz. 13. Heybetli olur. Hayırlılar ve şerliler kendisine hürmet eder. Her firavuna ve Cebbara onu heybetli gösterir. 14. Kalbinde muhabbet olur da nefisler onu tazima mecbul ve ikramına matbu olur (akar). 15. Kelamında, nefsin de, fiilinde, kuvvetinde, makamında, hatta onun sohbetiyle insan, celsesi (oturması, orada bulunması) ile mekân ve bastığı toprak bile bereketlenir.
16.Karada ve deniz de, hatta havada uçan, karada yürüyen ve suda yüzen her şey, dilerse ona musahhar (hizmetinde) olur. 17. Yırtıcı hayvanlar ve kuşlar, vahşi hayvanlar ona musahhar olur. 18. Arzın anahtarlarının Melik’i olur. Her ne zaman ki, gizli hazineler murat eder, alenen hazır sofra murat ederse karşısında bulur.
19. Rabbi’l-İzzetin karşısında yüzü olur. Yani nazlanacak yüzü olur. 20. Halkın ona vesile olarak yapışmasıyla, halk, Allaha vesile olarak ona hizmetiyle sarılsın. Ve yanı peşine takılsın. Onun bereketi ile bütün hacetlerinin giderilmesini taleb etsin.
Şu. 20 davete icabettir. Allah Teâlanın verdiklerinden başka bir şey istemez. Yani istenecek bir şey kalmamış olur. O Allah’a kasem etse, elbette dilediği olur ve onu dilediği ile şereflendirir. Faziletlendirir. Hatta dağa işaret etse, tekellüme (konuşmaya) ihtiyaç olmadan, dağ elbette sureti kat’ıyyede zeyl olur. Yani kayar, takla atar, harekete geçer). Kalbinde bir şey hatırlasa elbette, eli ile işaret etmeksizin hazır olur. (DEVAM EDECEK)
 
Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.