Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Referans

A+A-
Üçüncü köprüye adını veren Yavuz Sultan Selim’in, Mercidabık seferini yaptığı tarihlere denk gelen Cerablus operasyonu, bölgenin geleceği açısından iyi analiz edilmesi gereken bir konudur. Davutoğlu-Yıldırım değişikliğinin ardından Suriye politikasında hızlı bir değişikliğe giden Türkiye’nin yeni stratejisini aşağıdaki soruları dikkate alarak değerlendirmekte yarar var. Buna göre:

1- Cerablus operasyonu ile dile getirilen Fırat’ın batısına geçmeyin ikazı, Fırat’ın doğusuna ilişkin ne tür bir anlam ifade etmektedir? Eğer bu söylem, Fırat’ın doğusunu olduğu halde bırakmak, yani PYD milislerinin o bölgedeki yapılanmalarını bugün için görmezden gelmek anlamına geliyorsa, Türkiye’nin bu politikayı, ABD’nin aracılığına ihtiyaç duymayacak bir zemine taşıması gerekmez mi?

2- Operasyondan bir gün önce Türkiye’ye gelen Mesut Barzani’nin “iyi şeyler olacak” söyleminin nelere gebe olacağı merak konusudur. 2013 yılında dolan görev süresini, seçimsiz bir şekilde 2015’e; oradan da 2017 yılına kadar uzatmış olan Barzani’nin, yeni dönemde Suriye planlarında ne kadar daha etkin bir aktör olarak bulunabileceğine duyulan güven ne ölçektedir?

3- Elbette bugün için Barzani ile olan iyi ilişkilerden sonuç alınabilmektedir. Türk askerinin Musul’da kontrol altında tuttuğu Başika Kampı bunun önemli bir örneğidir. Ne var ki Arap Baharı tecrübeleri taze olan bu coğrafyada, iki dönemdir seçimsiz şekilde görev süresini uzatan Barzani’nin toplumsal desteği ve Goran Hareketi gibi PKK’ya yakın muhalif güçlerin durumu, geleceği nasıl şekillendirecektir?

4- Kağıt üstünde bakıldığında, Suriye’nin toprak bütünlüğünün, tam anlamda menfaatlerine uygun olduğunu söyleyebileceğimiz Rusya, İran ve Türkiye’nin bu saatten sonra aynı politikada ısrar edebilmeleri mümkün olmadığına göre, yeni mutabakatın ölçüleri Türkiye’nin Kürt politikasını değiştirmesini gerektirecek bir hal almalı mıdır?

5- Bir türlü ortak hareket etme imkanı bulamayan Suriyeli muhaliflerin, Cerablus müdahalesinden sonra ÖSO çatısı altında birleşerek Suriye yönetiminde söz sahibi olabilmeleri sağlanabilecek midir?
Bu sorular bölgedeki gelişmeleri anlamaya yönelik olarak akla gelen pek çok sorudan bazıları. Türkiye’nin yeni dış politikası, taşlar doğru kullanılırsa oyunun dengesini değiştirebilir. 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de oluşan hava ve Erdoğan’a duyulan güven, bu politikanın şekillenmesine fırsat tanıyabilir.
Akdeniz’e ulaşacak Cerablus hattını koruma altına aldığımız bu günlerde artık, Fırat’ın doğusunda, ABD’nin arabuluculuğuna ya da dayatmasına gerek kalmadan yeni bir politika belirlemeye imkan bulunabilir. Sanırım bu konuda en büyük referans, Yavuz’un Mercidabık yöntemini yeniden hatırlamak olacaktır.
 
Bu yazı toplam 189 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.