1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

KULAĞIMIZ ÇINLADIĞINDA NE YAPMAMIZ LAZIM

Resulullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
“Birinizin kulağı çınladığında beni ansın ve
bana salavat getirsin
ve ‘zekerallahü men zekerani bi-hayrin’ desin”
Resulullah, “Muhammedün Resulullah sallallahü
aleyhi ve selem” ve bunun benzeri salavat-ı
Şerife okumak ile zikredilir, anılır.
Mü’minin kulağı çınladığı esnada Resulullah
(s.a.v.) onu
Cenab’ı Hak katında anmış, ona dua etmiştir.
Mü’minin ruhu bunu duyduğu zaman kulağı
Çınlar.
Bunun için salâvat’ı şerife okuması tavsiye
buyrulmuştur.
Nitekim ayak uyuşup karıncalandığında da
Salavat getirmek tavsiye edilmiştir.
Paylaşarak dostlarınızın öğrenmesine de vesile
olun.  kaynak. İbnu’l-Cevzî, el-Mevzuat, 3/76)

          HAMAL'IN DUASI
Rızkını sırtında ağır yük taşıyarak kazanan hamalın biri namazlarında daima:
— Ya Rabbi, bana ne vereceksen hayırlısını ver, bir ekmek de olsa hayırlısından ihsan eyle, diye dua ediyor­muş.
Adamın hep aynı duayı tekrarlaması, yanındakilerin dikkatini çekmiş. Nihayet biri, bir gün sormadan edememiş: — Kardeşim, sen her namazdan sonra duada:
" Ya Rabbi, bana ne vereceksen hayırlısını ver, bir ek­mek de olsa yine hayırlısından ihsan eyle" diye yalvarıyorsun. Ekmeğin hayırsızı da mı olur ki?
Hamal cevap vermiş:
— Birader, benim başıma geleni bir bilsen sen de aynı duayı tekrarlamaktan kendini alamazsın. Yanındakiler iyice meraklanmışlar:
— Neymiş başına gelen, anlat da biz de duyalım. Hamal, bakın, başıma ne geldi, diyerek başlamış anlatmaya:
— Ben ekmeğini sırtındaki ağır yüklerin altında inle­yerek kazanan bir insanım. Bir gün yine bir yokuş yuka­rı sırtımda ağır yükle çıkarken fena halde yorulduğum­dan sırtımdaki yükü yere indirdim. Alnımdan damlayan terleri silerken içimden bir feryat koptu, dedim ki: "Hey ya Rabbi, yediğim ekmeği bana ne kadar da zor veriyor­sun. Ne olur, bu bir ekmeği şöyle oturduğum yerden ka­zanmayı ihsan eylesen de, böyle kan ter içinde kalmasam.
Tam bu dua ağzımdan çıkar çıkmaz, birden karşımda iki kişinin sille tokat dövüştüklerini gördüm. Dayanama­dım, aralarına girip ayırırken birinden yediğim bir yum­rukla yüzüm kan revan içinde kaldı, işte o sırada gelen polisler, beni de kavgacılardan biri zannederek doğruca hapse attılar. Mahkemeye çıkıncaya kadar yattığım ha­piste her gün bana ekmek veriliyordu. Sırtüstü yattığım yerde ayağıma gelen bu ekmeği sıkıntı ve üzüntüden yiyemiyordum. Kendi kendime diyordum ki, işte ne sırtın­da yük taşıyorsun, ne de alnından öyle soğuk terler akı­yor. Sana oturduğun yerde bedavadan gelen ekmek. Zevkle yesen ya.. Ne var ki, dısarda çalışarak alın teriyle kazandığım o ekmek, hapiste ayağıma gelen bu bedava ekmekten çok daha huzur verici ve lezzetliydi. O zaman anladım ki, ben yanlış dua etmişim. Oturduğum yerden bir ekmek ver demişim, ama hayırlısından ver dememi­şim. İşte o günden bu yana dualarımda isteğimi değiştir­dim. Rabbimden zahmetli de olsa hayırlısını, huzurlusu­nu vermesini niyaz ediyorum(alıntı).
 

Bu yazı toplam 154 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar