1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

Hz.EBU BEKİR'İ SEVENİN VE BUĞZ EDENİN HALİ...

Resûlullah (s.a.v) ile Ebû Bekr (r.a) Mekke-i mükerremeden hicret ederken bir mağarada üç gün üç gece kaldılar. Ebû Bekr (r.a) o mağaranın tavanında bir kuş gördü ki, yerinden hareket etmeyip, bir şey yemez ve su içmez.
Ebû Bekr (r.a) dedi ki,
- Yâ Resûlallah! Bu kuşa ben hayranım. Zira, biz bu mağaraya geleliden beri, bu kuş yerinden hareket etmedi. Bir nesne yemedi. Allahü Teâlâ, kelâm-ı kadiminde,
(Allahü teâlânın rızık vermediği, yeryüzünde bir mahlûk yoktur.) buyurmuştur.
Ebû Bekr-i Sıddîk, böyle düşünürken, o hâlde hazret-i Cebrâîl (a.s) nazil olup, havada muallak durup, dedi ki,
- Ya Muhammed! Hak sübhânehü ve Teâlâ sana selâm eder. Ve buyurur ki, "Ebû Bekrin hatırına geleni bilirim. O kuşa emir eyledim ki, Ebû Bekr ile konuşsun. Ebû Bekre söyle ki, o kuş ile söyleşsin"; dedi.
Resûl-i ekrem hazretleri, Ebû  Bekre, hazret-i Cebrâîlin sözünü açıkladıkça, Ebû Bekr (r.a) sevinip, ileri vardı. Dedi ki,
- Ey mubârek kuş! Allahü Teâlâ hazretlerinin izni şerifiyle, bana söyle ki, yiyeceğin ve içeceğin nedir.
O kuş ağlayıp, bir zaman kendinden geçip, yere düştü. Sonra ayılıp, kalktı. Tebessüm ederek dedi ki,
- Yâ Ebâ Bekr! Bana bundan süâl etme! Bu bir sırdır. Hak sübhânehü ve teâlâ ile benim aramda olan sırrımı kimsenin bilmesini istemem.
Ebû Bekr (r.a) dedi:
- Ey mubârek kuş! Eğer bana söylemeğe me'mûr oldun ise, söyle.
Kuş dedi.
- Ma'lûmun olsun ki, hazret-i Âdem (a.s) yaratılmazdan iki bin yıl evvel, Hak sübhânehü ve teâlâ beni yarattı. Yiyeceğimi ve içeceğimi iki kelime eyledi. Aç olduğum zaman birisini söylerim; tok olurum. Susuz olduğum zaman birini söylerim; kanarım.
Ebû Bekr (r.a) dedi ki:
- O kelime nedir. Kuş dedi, o kelimenin biri budur ki, aç olduğum zaman sana buğz edene la'net ederim; tok olurum. Susuz olduğum zaman, sana muhabbet edene, istiğfar ederim, kanarım.
Hazret-i Resûl-i ekrem (s.a.v), bunu işitip, ağladı. Ümmetinden bazıları şakâvet edip, hazret-i Ebû Bekre buğz edeceklerine mahzun oldu.
Kaynak : Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin
CÖMERTLİK MALI ZİYADELEŞTİRİR...    
 Yemen'li cömert bir kişinin
San'a yakınlarında üzüm, hurma ve ekin bahçesi vardı. 
Bu cömert kişi; 
mahsul toplama zamanında fakirlere, gariplere ve zayıflara öşür payını fazlasıyla, bolca ayırır idi. O zât vefat edince, çocukları ihtirâsa kapıldılar;
"Ailemiz hayli kalabalık, mal az. 
Fakirlere bir şey vermeyelim!
Onlar gelip istemeden mahsulleri toplayalım. .." diyerek anlaştılar. 
Cenabı-ı Hak ise, 
onların bu kötü niyetleri üzerine bahçelerini harabe hâline getirip simsiyah kıldı. 
Koskoca bahçe, tanınmaz hâle gelmişti. 
Bu durumu gören cimri evlâtlar şaşırdılar:
"Acaba yanlış bir yere mi geldik? " dediler. 
Bin pişman oldular. 
Onların idrak edemediği husus şu idi :
Babalarının; kardeşlik şuuruyla, öşürü bol bol dağıtıp muhtaçların duasını alması, bahçeye ziyadesiyle bereket veriyordu. Onlar bunu kesmeye niyet edince, ellerinde hüsrandan başka bir şey kalmadı.(alıntı)
 

Bu yazı toplam 249 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar